Mısır Ordusu Gazze’ye saldırmaya hazırlanıyor/ Abdülbari Atwan
Bir korkum var. Önümüzdeki haftalarda televizyonu açtığımda Mısır savaş uçaklarının Gazze'deki bazı noktaları bombaladığı haberlerinin verdiği sürpriz görüntülerle karşılaşabilirim. Onlarca ölü ve yaralı taşıyan ambulans çığlıklarının eşliğinde hiçbir ilaç olmayan hastanelere taşınan Filistinliler gözlerimin önüne geliyor. Aslında bu manzara bize yabancı değil ama bunları yapanın İsrail olduğunu biliyoruz, Mısır'ın değil! Bu anı yaşamayı veya böylesi bir felaketin ayrıntılarını zihnime yerleştirmeyi istemiyorum. Mısır ordusunun tüm Araplarla birlikte İsrail'e saldırdığı manzarayı zihnimden – ve 400 milyon Arabın zihninden- silmek, o muhteşem cesaretin izlerini yok etmek de istemiyorum.
Makaleye böylesi karamsar bir ruhla başlamama, Mısırın 2. ordu komutanı tümgeneral Ahmed Vasfi'nin Kuveyt "Al Rai" gazetesine verdiği demeçte Gazze'ye saldırmakla tehdit eden cümleler sarf etmesi neden oldu. Vasfi, konuşmasında öyle bir üslup kullanmıştı ki, bu konuşmayı ancak İsrailli bir yetkili yapıyor kullanacağı üslup derdik. Vasfi konuşmasında aynen şu ifadelere yer vermişti: "Buradan Gazze'deki tüm cihad örgütlerine sesleniyorum! Sina'da bir kere daha terörist eylemler yapmanıza izin vermeyeceğiz. Mısır'ın güvenliğini tehdit eden her başı da keseceğiz!". Mısır ordusunun öfkesi konusunda da uyarılarda bulunan Vasfi, sözlerine dehşete düşüren şu ifadelerle devam ediyor: "Sınırlarımız dışında olan saldırılara karışmayız. Ancak ülkemize dokunmaya kalkışanları da nasıl terbiye edeceğimizi çok iyi biliyoruz!"
Her tarafı kuşatılmış olan Gazze'nin Mısır'ın ve onun en modern Amerikan silahlarıyla donatılmış ordusunun güvenliğini ne boyutta tehdit ettiğini kestiremiyorum. Bildiğim, tek başına Mısır güvenlik güçlerinin tüm Gazze şeridi nüfusundan çok daha fazla olduğu. Mısır ordusuna ait askerlerin sayısından söz etmeye gerek bile duymuyorum. Mısır ordusu son iki ay içinde tüm tünelleri harab etti ve geçişleri tamamen kapattı. Bunun yanında Mısır- Filistin sınırına bir tampon bölge kurdu. Oraya da tanklardan ve zırhlı araçlardan oluşan çok sayıda askeri kuvveti yığmayı da eksik etmedi. Öyleyse Mısırın güvenliğini tehdit edecek olan tehlike nereden ve nasıl gelecek?
Ahmed Vasfi'nin, ülkesini tehdit eden herhangi bir saldırıya karşılık vermesi, elbette en doğal hakkı. Ama açlıkla boğuşan ve yaşam mücadelesi vermeye çalışan insanları tehdit etme ve onları hiçbir alakaları olmayan bir savaşta günah keçisi olarak kullanmaya hakkı yok! Mısır ordusu, Sina'da İslami cihad gruplarıyla kanlı bir savaşa girdi. Bu doğru. Ama kendi saflarında savaşan bir Filistinliyi tutuklamaya kalkışmadı. Çünkü yok! Yani savaş aslında, Mısır ordusu ve Mısırlı İslami cihad örgütleri arasında ve Mısır topraklarında oluyor. Diğer bir deyişle ortada tehdit unsuru oluşturan bir Filistinli yok. Peki, neden hiçbir suçu olmayan insanları itham ediyor ve onları kafalarını kesmekle tehdit ediyor?
Mısır ordusu büyük bir ordu. Gazze'yi beş dakikada işgal edecek güce sahip. Ama ne işgal sırasında ne de sonrasında kendisine atılacak tek bir kurşun bile bulamayacak. Çünkü Filistin halkı için Mısır ordusu kendilerinin de ordusu. Mısır devleti ise anneleri. Mısır halkı da kardeşleri.
Filistin halkı ve özellikle de Gazze'nin çocukları, Mısır ordusunun Hüsnü Mübarek'i devirdiği büyük devrimden beri, kendilerine karşı büyük bir medya propagandasıyla karşı karşılayalar. Mısır halkının kendilerinden nefret etmesi için uğraşan yazılı ve görsel medya, Filistin'in haklı davasını yalan haberlerle yok etmeye çalışıyor. Daha da üzücüsü, maalesef bu uğraşılar meyve vermeye başladı. Alanı 150 milkareyi, nüfusu da bir milyonu geçmeyen Gazze, Mısır için artık büyük bir tehlike olarak görülüyor. Ne kutsal toprakları işgal eden İsrail, ne de Nil suyu olmadan açlık ve susuzluktan ölecek olan 90 milyon Mısırlıyı umursamadan, baraj inşa etmeye başlayan Etiyopya, Mısırın tehlikeli bulduğu bölgeler değil!
Dün Mısır dışişleri bakanı Nebil Fehmi, Gazze'ye saldırmakla tehdit etti. Bugün, Mısırın 2. ordu komutanı Tümgeneral Ahmed Vasfi, Gazze halkının başını kesmekle tehdit ediyor. Geriye de sadece İsrail'in 2008 ve 2012 de yaptığı gibi tanklarla Gazze sokaklarına girmek kalıyor. Bu, asla gerçek olmasını istemediğimiz bir kabus. Filistin direnişi için, siyasi ve dini yönelimi ne olursa olsun, İsrail'den başka bir düşman yok. Daha da önemlisi, başta Mısır olmak üzere Arap ve Müslüman kardeşlerinden başka dostu da yok.
Son olarak, Filistin direnişi için 120 bin evladını şehit veren Mısır ordusunun, gözünü kırpmadan İsrail ile girdiği dört savaşı ve Filistin halkıyla tek bir ümmet olduklarını hatırlamasını umuyorum. Aynı şekilde Mısır tarihini ve medeniyetini göz önünde bulundurup Filistinli kardeşlerini cezalandırmak gibi planların içine girmemesi için dua ediyorum. Çünkü bu sadece Yahudilerin sevinçten ellerini ovuşturmasına yol açar.
Kaynak: Ra'y Al Yawm
Dünya bülteni için çeviren: Tuba Yıldız