Bir haber portalı olarak, bu yılın değerlendirmesini yapmak, herhanngi bir yıl sonu değerlendirmesinden fazla anlama sahip. Etkisi uzun süre devam edecek kırılmaların yaşandığı olayların etkisi, sadece siyasi alanı ilgilendirmiyor. Toplumsal planda, derin izler bırakacak kamplaşmanın mahiyeti de alışık olduğumuz gerilimlerden farklı.
Yakın dönem siyasi hayatta da benzeri görülmedik biçimde, tabanları itibariyle dini hassasiyetlere sahip iki farklı yapılanmayı karşı kaşrşıya getiren alt üst oluşlar yaşandı, şablonlar yıkıldı.
Bu süreçte, Dünya Bülteni olarak şu hususları ısrarla gözetmeye çalıştık;
1- Yaşanmakta olanlar, büyük ölçüde siyasi alanla ilgili bir güç mücadelesidir, buna itikadi anlamlar yükleyerek, islami duyarlılığı olan kitleleri yanıltacak dilden uzak durmak
2- Kaynağı kesin, açık, delili olmayan hiçbir dedikodu ve ithama itibar etmemek
3- Siyasal tavrımız, tercihimiz ne olursa olsun, haberi haber olarak görmek, gerçeği karartmamak...
Bugünden geriye dönüp baktığımzda, bir yıl içinde soğukkanlılığımızı koruyarak ama gerçeği de karartmadan ve gündemin nabzını tutan bir habercilik gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Dünya Bülteni, herşeyin durulup, kavgaların sona erdiği veya mahiyet değiştirdiği bir günde, utanılacak bir hafıza bırakmamaya çalışan dil kullandı, gerçekleri yansıtmakla, tarafgirce tutum takınmanın farklı şeyler olduğunu göstermeye çalıştı. Müslümanların dillerini kirlettiği bir dönemde, her şeyden önce hakikatin sonra gerçekliğin kaybolmaya yüz tuttuğu tarafgirlik ortamında, tutarlı bir çizgi sürdürmeye çalıştı.
Dünya Bülteni, yayın hayatına başladığından beri var olan ilkesel tutumunu sürdürmeye, bundan sonra da devam edecek. Hakikat peşinde olmaktan çok, taraf olamayan bertaraf olur mantığı ile gerçeğin katledilmesine, vicdanların karartılmasına, ahlaki ve insani değerlerin ertelenmesine yol açacak dilden sakınmayı, Dünya Bülteni bundan sonra da sürdürecek.
Aslolan, her şeyin içiçe geçtiği, yalanla hakikatın birbirine karıştığı, doğruyu söylemenin ateşle oynamak anlamına geldiği dönemlerde, ilkeli davranabilmektir. Daha aydınlık günlere, aklı, vicdanı, ölçüleriyle sağlam duruş sergileyebilenler, çıkabilir.