Bazı yapılar vardır, sadece ürün vermez, emek veren insanlarla şekillenir, anlam kazanırlar.

Bugünden geçmişe baktığımızda hafızamızda iz bırakan, üzerinde etkisi olan bir şekilde gölgesinden istifade ettiğimiz yapılar daha çok oradan gelip geçenlerle anlamlılık kazanır.

Dünya Bülteni uzun yürüyüşüne çıktığı andan itibaren sadece üç dilde yayın yapan bir haber sitesi olmaktan fazlasını vermeye çalıştı. Haber sitesi olma beklentisini karşılayan ilkeli bir yayın anlayışı, haber seçimi ve yorumlama biçimiyle kendine özgü bir alan açtığını söylemek abartı olmasa gerek.

Bütün bunların dışında haberin arka planını vermeye çalışarak daha derinlikli bir kavrayışı mümkün kılacak donanımla okuyucu karşısına çıktı. Özel dosyaları, tarih ve araştırma birimleri kendi çapında adeta think tank işlevi görmeye devam ediyor.

Gittikçe daha olgunlaşan, çoğalan bir birikim kendiliğinden oluşmuyor elbette, sitenin mutfağına hem editöryal anlamda hem analist, uzman anlamında sanılandan çok sayıda yoğun bir emek veriliyor.

Yetişmiş, kendi başına imza sahibi yazarların farklı bakış ve yorumlarını aynı sitede buluşturabilmenin ayrıcalığını Dünya Bülteni için önemsiyoruz. Bir siyasiyi propagandist düzeyde destek olmak bir yana olumlu bulmanız halinde bile yandaş; muarızlara küfretmiyorsanız hain ilan edilmenin çok kolay olduğu gerilim ortamında tutarlı bir çizgiyi sürdürmek çok daha anlamlı bir o kadar da zordur.

Her gün hiç durmaksızın devam eden haber akışının gerisinde hummalı bir çaba, yoğun bir dikkat ve dünyanın dört bir tarafında Dünya Bülteni’ne haber ve analiz yetiştirmeye çalışan gönüllüler var.

Bu süreçte ilk gazetecilik deneyimine burada başlayıp farklı medya organlarında devam ettiren, yetişmiş gazetecilerin sayısı hatırı sayılır bir rakama ulaştı. Diğer tarafta uzmanlığı, birikimi, kalemi ile katkıda bulunanlar alanlarında önemli işler yapmayı sürdürüyor.

Bir yayın kurumunun mutfağında çok sayıda insanın emek verip başka yerlere geçmesi iki anlama gelir. Ya bu insanları elinizde tutamıyorsunuz, değerlendiremediğiniz için başka yerlere gitmektedirler ya da yetiştirdiğiniz insanları farklı alanlarda değerlenmelerinim önünü açıyorsunuz. Dünya Bülteni için durum kendine özgü bir özellik taşır. İlk deneyimlerini burada yaşayan habercilerin farklı mecralarda mesleğini sürdürüyor olması adeta bir mektep işlevi gören Dünya Bülteni ile bağının koptuğu anlamına gelmiyor. Bu bağ sadece gönül ve dostluk bağıyla sınırlı değil. Pek çok mesai arkadaşımız medyadan üniversiteye yahut bürokrasiye geçse de Dünya Bülteni’ne bir şekilde katkılarını sürdürüyor. Bu durum işyeri arkadaşlığından çok bir aile olmanın, ortak değer ve anlayışları paylaşmanın sonucudur.

Şimdilerde tek tek isim saymayacağım değerli arkadaşların medyadan akademiye kadar farklı alanlarda başarılı işler yaptıklarını görmek, hem dostluğu hem de birikimlerini bizimle paylaşmaya devam etmeleri Dünya Bülteni adına sevinç duyduğumuz bir gelişmedir.