CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu günlerdir hem meydanlarda hem de televizyon ekranlarında inanılmaz bir şey söylüyor:
"Bu anayasaya evet çıkarsa savcılar istediğini tutuklayıp içeri atabilir."
Dinlediğimde boğazımın kuruduğunu hissettim ama içimden "Kimse inanmaz" diye geçirdim.
Ama öyle olmadığını Ramazan Bayramı gezmelerinde içim acıyarak gördüm. İnsanlar inanmasa da kafaları karışmıştı. Kafası karışan yakınım bir işadamı ciddi ciddi şu soruyu soruyordu:
"Gerçekten bizi tutuklayıp içeri atabilirler mi?"
Durumun ne kadar vahim olduğunu görüyorsunuz. İnsan inanamıyor, koskoca CHP Genel Başkanı halka yalan söyleyebilir mi?
Kılıçdaroğlu bu sözlerini Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun üye sayısının 7'den 22'ye çıkması nedeniyle söylüyor.
Dediği kısaca şu; "Bu yapı tamamen Adalet Bakanı'nın denetimine giriyor. Bakan istediği savcıya istediği emri verir, kimse de karşı çıkamaz."
Peki, CHP'nin iptal başvurusu yaptığı Anayasa Mahkemesi bu konuda ne diyor?
Anayasa Mahkemesi'nin kararını döne döne birkaç kez okudum. İşte o gerekçeli kararın en çarpıcı bölümü:
"Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısıyla ilgili olarak 5982 sayılı Yasa'nın 22. maddesiyle yapılan yeni düzenlemeyle Kurul'un üye sayısının artırıldığı, seçim tabanının genişletildiği, Kurul üyelerinin büyük çoğunluğunun yargıçlar tarafından doğrudan seçilmesinin kabul edildiği, Kurul'un kendi sekretaryasına kavuşturulduğu ve Teftiş Kurulu'nun Kurul'a bağlandığı, böylece özerk yapısının güçlendirildiği görülmektedir. Cumhurbaşkanı'nın Kurul'a üye atama yetkisinin sınırlandırıldığı, Adalet Bakanı'nın dairelerin çalışmasına katılmasının yasaklandığı, Bakan'ın Teftiş Kurulu üzerindeki mutlak kontrolünün kaldırıldığı, böylece yürütmenin (hükümet) Kurul üzerindeki etkisinin belli ölçüde azaltıldığı anlaşılmaktadır. DEVAMI>>