Mübarek özgür bırakılacak mı? Kulağa inanılmaz gelse de, Mübarek’in özgür bırakılması Mısır’ın içinde bulunduğu akıl almaz trajediye aykırı bir durum değil. 2011’deki ihtilal sonrasında imkansız görünen her şey -güvenlik güçlerinin yüzlerce insanı katletmesi, polis adayı öğrencilerinin kıyıma uğratılması, Mübarek’in hapisten çıkarılması- adeta normal şeylermiş gibi bir hale getirildi.
Kahire caddelerinde, Barack Obama’nın çenesine Bin Ladin’in sakalı yerleştirilen renkli fotoğrafları taşıyan binlerce kalabalık söz konusu. Bu fotoğrafta Obama’ nın sağ tarafında da tecrübeli generallerin hepsi yer alıyor: Sisi, Savunma Bakanı, Başbakan Yardımcısı, Mısır Genelkurmay Başkanı.
Yani kimlerin iyi kimlerin kötü olduğuna hiç şüphe yok. Mısır devlet televizyonlarından üç tanesi 24 saat İngilizce yayın yasağı getirdi ve ekranın sol üst köşesinde de: “Mısır terörizmle mücadelede.” şeklinde yazmakta. Ve görünen o ki izleyiciler buna inanmaya eğilimli.
Sina’da yirmibeş polisin çirkince öldürülmesi ve sakin geçen cenaze merasimleri, mahkumlarla doldurulmuş bir polis aracının nakliyesi sırasında otuzaltı mahkumun devletin güvenlik güçlerince öldürülmesine sebep oldu ve gazete baş sayfalarında buna yer verilmedi. Al-Ahram, bu genç adamların fotoğraflarına ve öldürenler gittikten sonra cesetlerinin dizilmiş halini gösteren renkli bir fotoğrafa yarım sayfa yer vererek taşıdı
İnsan Hakları İzleme Komite’sinin bugün yayınladığı bir raporda, Mısır genelinde toplam otuzyedi Hristiyan kilisesinin zarar gördüğü bildirildi. Mesela Minya’da gösteriler yapan Müslüman Kardeşler sempatizanları, Kahire’de Rabiat-ül Adeviye Camii civarında katliam yapılıyor haberlerini duyduktan sonra Minya’ dan ayrılıp onların yanına gittiler bir hafta önce. Ve hemen ardından Hristiyan Enstitüleri’ne ve polis merkezlerine saldırılar düzenlendi. Bu saldırılara, Nil’de sahibi hristiyan olan bir teknenin yakılması ve içindeki biri Müslüman olan iki kişinin yanarak can vermesi olayı da dahildir.
Yabancı sivil toplum örgütleri; araçlarına ateş açılan tv kameralarının kaydettiği görüntüler doğrultusunda, Cuma günü Ramses Meydanı’nda toplamda, yüzyirmibir kişinin öldürüldüğünü ve polisin gösteri yapan kalabalığa makinalı tüfeklerle ateş açtığını belirtmekte.
Mısırda yaşamaya mahkum olunan bu allak bullak ortamda, yukarı Mısır’daki bazı Kıptiler kiliselerine verilen zarardan dolayı Müslümanları değil Başkan Obama’yı suçluyor. Yayılan söylentilere göre Obama’ nın Müslüman bir kardeşinin olduğu ve bunun da ABD’nin Müslüman Kardeşleri desteklemesinin nedeni olduğu konuşulmakta.
Kahire caddelerinde karşılaştığım tüm gazeteciler bundan sonrasında özgürce yazamayacak olmaktan şikayetçiydi. Bu durum şunu hatırlatmalı, Mursi döneminde hakkında dava açılan yazar sayısı Mısır tarihinin son yüzseksenbeş yılında hakkında dava açılan yazar sayısından fazla durumda.
Gazetecilik aklı selimliğine sahip birkaç isimden biri de Al-Shorouk gazetesi yazarlarından Emad Eddin Hüseyin oldu. Geçen haftaki polis takası sırasında öldürülen otuzaltı kişiden söz ettiği yazısında şunları dile getirdi: “Müslüman Kardeşler birçok sivilin beynini yıkamış ya da onları suça teşvik etmiş olabilir fakat bu yine de otuzaltı kişinin öldürülmesinin gerekçesi olamaz. Mısır hükümeti polis memurlarının yetkilerini sabit ve güvenli kılmak zorundadır çünkü son birkaç gün içinde polis memurlarından bazıları Müslüman Kardeşler taraftarlarına oldukça sert muamelede bulundu.”
Bu söylem, durumu en hafif tabiriyle ifade ediyor. Güvenlik güçlerindeki arkadaşların hepsi Mübarek’in arkasında. Hepsi tıpkı 2011’de, protestocular arasında ellerinde demir sopalarla dolaşıp sivillere saldıran eski mahkum ve kiralık haydutlarla desteklenmiş Mübarek dönemi gaddarlığında gibiler. Bu nedenle eğer Mübarek Tora Hapishanesi’nin sert sınırlarından çıkarsa -ki şuan o hapishanede Mübarek’in düşman Kardeşleri tutuklu bulunuyor- özgürlüğünün yeni Mısır’ıyla karşılaşacak, daha önceden de aşinası olduğu..
Robert Fisk, Independent, 21 Ağustos 2013 makalesi
Dünya Bülteni için çevşren: H.Tuğba Kaya