Geçen mart bir cumartesi günü ailece Haliç'teki Koç Müzesi'ni gezmeye gittik.
Minyatür evleri inceledik, nostalji trenine bindik; sonra da oğlumuzun ısrarıyla müzedeki Uluç Ali Reis denizaltısını gezmek için bilet alıp sıraya girdik. Çoğu öğrenci olan ziyaretçiler 10'ar kişilik gruplar halinde içeri alınıyorlardı.
Bir emekli deniz astsubay bizim gruba denizaltıyı gezdirdi. Çok etkilenerek müzeden ayrıldık.
* * *
7 hafta sonra gelen bir haberle şoke olduk:
Gezdiğimiz denizaltıda Amerikan menşeli patlayıcılar bulunmuştu.
Muhtemelen bizi gezdiren emekli astsubay, yıl sonunda patlayıcıları denizaltının santral dairesindeki gizli bölmede, bir poşet içinde bulmuştu.
Hemen Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'na haber verilmiş, Komutan'ın görevlendirdiği bir sualtı savunma timi, bombaları çıkarıp imha etmişti.
Anlaşılan, bizim gibi denizaltıyı gezen, çoğu çocuk binlerce ziyaretçi ölümden dönmüştü.
* * *
Donanma yetkilileri önce patlayıcıların denizaltıda "unutulmuş" olabileceğini öne sürdü. Pek inandırıcı değildi bu, ama askeri savcılık soruşturmaya gerek duymadı. Dosya kapandı.
Ama temmuzda başka bir gelişme oldu:
Ergenekon savcısı Zekeriya Öz, ansızın Koç Müzesi'ne gitti ve denizaltıda inceleme yaptı.
Bombaların kolay bulunamayacak bir yere saklandığını, basit bir işlemle kullanıma hazır hale gelebileceklerini, unutulmuş olmasını mümkün görmediğini açıkladı.
İş, "malum çete"yle ilgiliydi.
Nihayet geçen hafta Taraf gazetesinde yayımlanan "Kafes Operasyonu Eylem Planı"nın eklerinde denizaltı komplosu ortaya çıktı.
Ergenekon tutuklusu bir binbaşının ofisinde ele geçen plan, tam da bizim denizaltıyı gezdiğimiz mart ayında kaleme alınmıştı. Ama belli ki ekleri, daha eski tarihliydi.
Taraf'a göre "Notlar.txt" başlıklı dosyada şu not vardı:
"Koç Müzesi'yle ilgili malzemeler yerine konulmak üzere operatöre ulaştırıldı. Müzenin ziyaretçilerini artıralım. Okullarda tanıtım, reklam ve organizasyon faaliyetleri yapılarak ziyaretçi yoğunluğunun en fazla olduğu zaman belirlenmeli... Öğrenciler projenin en önemli parçası... (..) Koç Müzesi'nde ziyaretçi patlaması olmalı. Sıkıntı çıkmasın. Bşk. takip ediyor."
* * *
Nottan anlaşıldığına göre, "Kafes Eylem Planı"nı yapanlar, müzeye öğrenci akınını örgütleyecekler, sonra da ziyaretçinin en yoğun olduğu saatte denizaltındaki bombayı patlatıp büyük can kaybı doğmasını sağlayacaklardı.
Ne için?
Hâlâ yalanlanmayan rapora bakılırsa kanlı eylemin sorumluluğunu irticai grupların üzerine atıp tepkiyi kışkırtmak ve darbe ortamı hazırlamak için...
İnanmak zor geliyor değil mi?
Ama Danıştay'a saldıranların, Cumhuriyet'i bombalayanların kimliklerini, ilişkilerini, gayelerini hatırlayınca aynı hasta zihnin, hedefi uğruna "bu kadarcık zayiat"ı göze alabileceğini tahmin etmek kolaylaşıyor.
Planda adı geçen iki albay ile bir yarbay için önceki gün tutuklama kararı çıktı. Denizaltıda bulunan patlayıcıları incelenmeden imha ettiren komutanın bağlantıları araştırılıyor.
"Eylem Planı"ndaki diğer dehşet verici hazırlıkları saymıyorum. Sadece denizaltı planı bile nasıl bir hazırlığın "kurbanları" olarak seçildiğimizi göstermeye yeter.
Kurban Bayramınız kutlu olsun!

Kaynak: Milliyet