Suriye’nin Dostları grubu pazar günü İstanbul’da toplandı. Aynı gün yayımlanan yazımda “Suriye muhalifleri silahlandırılmalı mı?” sorusunu işlemiştim. Ancak teknik bir hata sonucu başlık “Suriye muhalifleri silahlandırılmalı” diye çıkmış. Öncelikle bunu düzeltmek isterim. Yazının içeriğinde de verdiğim gibi ‘Suriye’ye müdahale edilsin’ veya ‘muhalifler silahlandırılsın’ gibi bir fikri şu ana kadar hiç savunmadım. Gördüğüm kadarıyla Türkiye de en azından şimdilik silahlandırmaya ve dış müdahaleye sıcak bakmıyor. Bunun dışında öngörümüz doğru çıktı ve Suriye’nin Dostları grubunun İstanbul Zirvesi’nde en önemli gündemi muhaliflerin silahlandırılıp silahlandırılmayacağı oldu.
Diğer taraftan zirve kararlarıyla ne muhalifleri mutlu etti, ne de Esad’ı. Esad zirveyi yerden yere vurdu. Muhalifler ise ‘Suriye’yi temsil eden tek meşru muhatap olma’ ve silahlandırılma hayallerini bir başka zirveye bıraktı. Buna rağmen zirve sonuçlarına baktığımızda ABD ve diğer ‘dostlar’ın Suriye’ye doğrudan müdahaleye bir adım daha yaklaştıklarını söyleyebiliriz. Buna göre silahlı muhaliflere 100 milyon dolar ödenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca ABD asilere iletişim araç-gereçleri vermeyi de taahhüt etti. Muhtemelen bu ekipmanların yanında Amerikan istihbaratı Suriye Ordusu’na ait hayati bilgileri de muhaliflerle paylaşacaktır.
***
İstanbul Zirvesi’nin en önemli sonuçlarından biri de taraf değiştiren askere maaş verilmesi konusunda mutabakata varılması oldu. Böylece Suriye Ordusu’nun altı oyulmuş olacak, kaçmak isteyenlere hem maddi destek sağlanacak, hem de kaçmalarının meşru bir hareket olduğu güçlü bir şekilde tescillenmiş olacak. Büyük ihtimalle asilere maaş için gerekli fonu Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri oluşturacak. Aslında muhaliflere şu anda da ciddi bir para akışı mevcut. Bu rakamın aylık birkaç milyon doları geçtiği tahmin ediliyor. Ancak İstanbul’da alınan maddi destek kararıyla hem rakamlar büyüyecektir, hem de destek daha aleni hale gelecektir. Elbette bir de ‘insani yardımlar’ var. Uluslararası örgütler ve yardım örgütü görünümlü pek çok devlet uzantısı örgüt (GONGO’lar) Suriyeli muhaliflere maddi ve ayni yardımlarda bulunuyor. Sadece ABD’nin şimdiye kadar 15-20 milyon dolarlık bir yardım yaptığı tahmin ediliyor. İstanbul sonrasında ‘insani yardım’ başlığı altındaki bu yardımlar daha da artacak.
İstanbul Zirvesi’nin bir diğer sonucu ise Annan Planı’nın yetersizliğini ve çökmeye mahkum olduğunu ilan etmiş olmasıdır. Zirvede konuşan devlet temsilcileri Esad’ın BM Planı’nı oyalama taktiği olarak gördüğünü ifade ettiler. Ayrıca muhalifler de plana destek vermediklerini çok güçlü bir şekilde belli ettiler. Toplantı esnasında Suriye’den gelen açıklamalar da diplomasi yolunun iyiden iyiye köreldiğini gösterdi.
***
Belki muhalifler İstanbul’da umduklarını bulamadılar. Ancak alınan kararlara baktığımızda Suriye’de diplomasi yolunun zayıfladığını, çatışmaların bu kararlarla daha da şiddetleneceğini söyleyebiliriz. Çünkü Esad gittiği yoldan dön(e)meyeceğinin, tam aksine şu ana kadarki tavrını sertleştireceğinin güçlü işaretlerini veriyor. Başta ABD olmak üzere muhaliflerin destekçisi olan ülkeler de silahlı muhalifleri meşru saydıklarını ve daha çok destekleyeceklerini açıklıyorlar. Bu noktada BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri Çin ve Rusya hala çekincelerini korusa da, bu tutumları Suriye’de iç savaşı durdurmayacaktır. Ayrıca Çin ve Rusya’nın Suriye’ye desteği de koşulsuz ve süresiz değildir.
Kaynak: Star