9 Şubat 1920 tarihinde Paris’te imzalanan ve 1925 yılından bu yana yürürlükte olan Spitsbergen (Svalbard) Antlaşması, Norveç’in Svalbard Takımadaları üzerindeki egemenliğini tanımakla birlikte, antlaşmaya taraf olan üçüncü ülkelerin vatandaşlarına belirli haklar tanıyor. Bu haklar arasında adalarda mülk edinme, ikamet, balıkçılık, madencilik ve bilimsel araştırma yapma gibi ekonomik ve ticari faaliyetler yer alıyor.
Resmi Gazete’de 7 Mart 2025 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, bu antlaşmaya taraf olarak Svalbard bölgesinde çeşitli haklar elde etti.
TÜRK VATANDAŞLARINA TİCARİ FAALİYET HAKKI TANINDI
Türkiye'nin antlaşmaya taraf olmasıyla birlikte Türk vatandaşları ve şirketleri, Svalbard Takımadaları’nda mülk edinme ve oturma hakkına sahip olacak. Ayrıca, bölgede balıkçılık, denizcilik ve madencilik gibi alanlarda ticari faaliyet yürütme imkanı doğacak. Bu gelişme, Türk iş dünyası açısından Arktik bölgesinde yeni fırsatlar sunuyor.
Svalbard, coğrafi konumu itibarıyla zengin doğal kaynaklara sahip bir bölge olarak öne çıkıyor. Türk şirketlerinin bölgede faaliyet gösterebilecek olması, Türkiye’nin Arktik bölgesindeki ekonomik varlığını artırmasına katkı sağlayacak.
TÜRK BİLİM İNSANLARI ARKTİK BÖLGEDE ÇALIŞABİLECEK
Türkiye’nin Svalbard Antlaşması’na taraf olmasıyla birlikte, Türk bilim insanları Arktik bölgesinde bilimsel araştırma yapma hakkına da kavuştu. Svalbard'da kurulması planlanan Türk Bilim İstasyonu, Türkiye’nin kutup araştırmalarına yönelik çalışmalarını hızlandıracak.
Ayrıca, Türk öğrenciler, Svalbard Üniversite Merkezi'nde eğitim alma hakkı elde edecek. Bu gelişme, Türkiye’nin kutup araştırmalarına olan ilgisini ve bölgedeki akademik faaliyetlerini artıracağı öngörülen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
TÜRKİYE, ARKTİK BÖLGEDEKİ VARLIĞINI GÜÇLENDİRİYOR
Türkiye, Svalbard Antlaşması’na katılarak Arktik bölgesindeki bilimsel ve ekonomik faaliyetlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Türkiye'nin uzun vadeli hedeflerinden biri olan Arktik Konseyi’ne gözlemci üye olma süreci de bu çerçevede devam ediyor.
Son yıllarda Arktik bölgesine yönelik bilimsel araştırmalara hız veren Türkiye, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (TÜBİTAK MAM) öncülüğünde Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferleri düzenliyor. Dördüncü bilim seferi (TASE-IV), 26 Haziran - 25 Temmuz 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmişti. Türkiye’nin bu bilimsel faaliyetleri, kutuplardaki iklim değişikliği, ekosistemler ve deniz biyolojisi gibi konularda bilgi birikimini artırmasına katkı sağlıyor.
SVALBARD’IN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ
Svalbard, Norveç’e bağlı bir takımada olmasına rağmen, antlaşmaya taraf ülkelerin vatandaşlarına önemli ekonomik ve bilimsel haklar tanıyor. Türkiye’nin bu antlaşmaya dahil olması, Arktik bölgesinde ekonomik faaliyetlerde bulunma ve bilimsel araştırmalar yapma açısından stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Özellikle madencilik, balıkçılık ve denizcilik gibi alanlarda faaliyet gösterecek Türk girişimciler ve şirketler için yeni iş fırsatları ortaya çıkarken, bilim insanları da Arktik ekosistemi ve iklim değişikliği konusunda araştırmalar yürütme imkanına sahip olacak.