Paris Ceza Mahkemesi, 2027 yılında yapılacak Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını açıklayan aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen hakkında kararını verdi. Mahkeme, Avrupa Parlamentosu (AP) fonlarını kötüye kullanmakla suçlanan Le Pen ve beraberindeki 8 AP üyesinin yolsuzluk yaptığını hükme bağladı.

Dava, Le Pen’in Avrupa Parlamentosu milletvekilliği yaptığı dönemde, fonları kişisel ve partisel amaçlarla kullandığı iddiaları üzerine başlatılmıştı. 2015 yılında açılan soruşturma kapsamında, 2004 ile 2016 yılları arasında "hayali danışmanlık" yaptığı öne sürülen kişiler adına maaş ödendiği tespit edildi.

Almanya'da işten çıkarmalar hızlanıyor Almanya'da işten çıkarmalar hızlanıyor

SAVCILIK: "SEÇİMLERDEN MEN YASAĞI HEMEN UYGULANSIN"

Paris Savcılığı, dava sonucunda Marine Le Pen için 5 yıl hapis cezası, 5 yıl boyunca tüm seçimlerden men ve 300 bin avro para cezası talep etti. Ayrıca, yargı sürecindeki itiraz ve temyiz yolları sonuçlanmadan cezanın derhal infaz edilmesi yönünde çağrıda bulunuldu.

Savcılık yetkilileri, bu infazın ertelenmeden uygulanmasının kamu yararı açısından gerekli olduğunu savundu. Böylece Le Pen, 2027’deki cumhurbaşkanı seçimlerinde aday olamayacak.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI EMSAL OLABİLİR Mİ?

Fransa’daki bazı hukukçular, Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiği benzer bir kararı örnek göstererek, Le Pen hakkındaki cezanın temyiz süreci beklenmeden uygulanabileceğini ifade etti.

Bu görüşe göre, Mayotte Adası'nda yerel bir siyasetçinin benzer suçlamalarla temyiz süreci beklenmeden görevden alınması, Le Pen’in davasında da benzer bir uygulamanın önünü açabilir.

Ancak bazı hukukçular, Anayasa Mahkemesinin kararının yalnızca yerel yönetim yetkilileri için geçerli olduğunu, ulusal düzeydeki siyasetçileri kapsamayacağını savunarak farklı bir görüş ortaya koydu.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Fransa'da 2015 yılında başlatılan ve 2024 yılında Paris Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan dava, aşırı sağcı partinin Avrupa Parlamentosu üyeleri hakkında açılmıştı. Dava kapsamında 27 kişinin AB fonlarını kişisel veya partisel amaçlarla kullandıkları iddia edildi.

Soruşturma, dönemin aşırı sağcı partisi olan Ulusal Cephe (Front National) ve daha sonra 2018 yılında ismini Ulusal Birlik (Rassemblement National) olarak değiştiren partinin önde gelen isimlerini kapsıyor.

Yargılananlar arasında Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen, Louis Aliot ve Bruno Gollnisch gibi isimler yer alıyor.