İsrail ve yanısıra Amerikalı yandaşları isteklerini intihar etme tehdidiyle elde etmeye çalışıyorlar.
İsrail’in İran’a saldırmasının çılgınlık olduğunda herkes mutabık. Yine herkes mutabık, İsrail çılgın değil. Ortada dönen şeyler mizahi roman Catch 22’de olduğu gibi; yani politikada olabileceği üzere, İsrail’in İran nükleer tesislerini bombalama ihtimali sıfıra yakındır. Catch 22: Yalnızca çılgın bir başbakan İsrail’e İran’ı bombalama emri verecektir ki Netanyahu da çılgın değildir. O halde Netanyahu’nun kafasında başka şeyler var.
Her şeyden evvel, İranı bombalamak İsrail için felâket olacaktır. Ancak İsrailliler gene de dünyanın Netanyahu, savunma bakanı Ehud Barak ve tayfasının arzularına el pençe divan durmasını talep ediyorlar; yoksa İsrail’in uçurumdan aşağı atlayacakmış. Bu ne biçim bir şantajdır böyle?
Son olarak da iki İsrail yandaşı isim oyunu ele verdiler: Dennis Ross ve Amos Yadlin.
Washington Institute for Near East Policy’i yetkilisi Ross bu yılın başlarına kadar Obama’nın Ortadoğu danışmanıydı. New York Times’ta yayınlanan makalesinde Obama yönetimi için bir yapılacaklar listesi çıkardı. İsrail’in İran’a saldırması olayını bertaraf etmek için (Ross’un ifadesiyle “İsrail’le liderlere beklemeleri için bir neden vermek amacıyla) Obama “İsrail liderlerine bizim sunabileceğimiz askeri yetenekler – beton delici bombalar, tanker uçaklar ve hedef bilgileri - olup olmadığını sormalı ki böylelikle onlar için zamanı uzatmalı”; “İsrail’e silah, mühimat, yedek parça, askeri ve diplomatik destek sağlanacağına dair sağlam teminatlar vermelidir.” Ross ABD’yi uyarıp “hem İsrail’e hem de İran’a tüm seçeneklerin masada olduğu hakkında söylediklerimizin arkasında duracağımıza işaret etmeli” diyor. Ross’a göre tüm bunlar “İsrail’in gelecek yıla kadar bir saldırıyı ertelemesi karşılığındadır.” Durumu anlamışsınızdır: Bir İsrail saldırısını sadece 2013’e kadar ertelemek için ABD, Jerusalem önünde eğilmelidir.
İsrail askeri istihbaratından emekli Amos Yadlin de Washington Post’ta yayınlanan makalesinde Ross’un şantajını tekrarladı. İsrail’in sinirlerini yatıştırmak ve saldırıyı geciktirmek için Amerika’nın atacağı çeşitli adımların olduğunu yazdı. Şunlar: “Washington, Körfez’deki askeri mevcudiyetini artırarak, Ortadoğulu müttefikleriyle askeri tatbikatlar düzenleyerek ve bölgeye füze savunma sistemi kurarak niyetinin ne olduğunun sinyalini vermelidir.” Şöyle de eklemiş: “Washington, İsrail’in askeri yeteneklerini güçlendirmek için ileri askeri teknoloji ve istihbarat sağlamalı ve İsrail’in İran nükleer programını ölümcül bir şekilde yaralaması için pencereyi genişletmelidir.”
Başka bir ifadeyle, şahin İsrailci, S. Arabistan ve Körfez ülkelerine silah tedarikini artırması, Basra Körfezindeki donanma varlığını artırması ve diğer yandan da baskıcı, anakronist ve hırsız kralları, emirleri ve şeyhleri desteklemesi için ABD’ye baskı yapıyor. Ancak İsrail’in İran’a saldıracağı fikri bu bir intihar olacağı için saçmadır.
Amerika seçim kampanyasının ortasındayken İsrail’in İran’a saldırı düzenlemesi, patronu Washington’u öfkelendirme ve yabancılaştırma riskini taşır öyle ki ABD-İsrail ilişkileri sonsuza dek -daha kötü olacak şekilde - değişir.
İkincisi, neredeyse tüm bir İsrail güvenlik yetkilileri İran’a saldırıya karşı çıktığından dolayı Netanyahu ve Barak kendilerini siyaseten tecride düşüreceklerdir; hükümetleri de çökecek ve muhtemelen daha güvercin bir koalisyon iktidara gelecektir.
Üçüncüsü, İran’a saldırılması Tahran ve Hizbullah gibi iyi silahlı müttefiklerinin yıkıcı karşı saldırısını tetikleyecek, binlerce olmasa da yüzlerce İsrailli sivil kaybı yaşanacaktır.
Dördüncüsü, zaten uluslararası tecritte olan İsrail kendisini küresel paryaya; petrol fiyatlarının tırmanmasından, ekonomik yıkımdan, Basra Körfezi ve civarında bölgeyi onlarca yıl bulandıracak askeri çatışmadan sorumlu bir tür haydut devlete çevirecektir.
Belki de daha önemlisi, Washington ve İsrail’deki neredeyse tüm askeri analistler İsrail’in tüm gücüyle İran’a saldırması halinde bile İran’ın nükleer silah üretme kabiliyetini yok edemeyeceğine inanıyorlar. ABD Genelkurmay Başkan yardımcısı Martin Dempsey şöyle söylemişti: “İran’ın nükleer yeteneklerini geciktirebileceklerini ama yok edemeyeceklerini söylemenin haklı bir tanımlama olduğunu düşünüyorum.” Daha kötüsü, İsrail de bilmektedir ki askeri bir saldırı, İran yönetimindeki şahinlerin gücünü pekiştirecektir. (İran’ın elinde bomba olmadığını söylemeye gerek yok; ayrıca İran buna niyetli olsa bile daha birkaç yıl elde etmesine de ihtimal yok; hem sonra nükleer başlıkları fırlatma araçlarına da sahip değil yani İsrail’in saldırmasını gerektirebilecek vahim bir tehdit söz konusu değildir.)
İsrail’in İran’a saldırması hakkında tasalanıyor musunuz? Tasalanmayın. Saldırmayacaklar. Netanyahu’nun çılgınlık numarasını ödüllendirmeyelim.
En nihayetinde “istediğimi bana verin yoksa kendimi kafamdan vururum” diyen silahlı adamın yaptığı etkili bir şantaj değildir.
Kaynak: Nation
Dünya Bülteni için çeviren: M.Alpaslan Balcı