Eylül 2020’de İkinci Karabağ Savaşının başlamasıyla birlikte Azerbaycan-İran ilişkilerinde bir gerginlik oluşmaya başladı. 2020 yılının Kasım ayında Azerbaycan adım adım zafere yaklaştıkça İran hükümeti farklı nedenlerle Azerbaycan’ın aleyhine adımlar atmaya başlamıştı.

İran’ın bu tutumuna ilk tepki Güney Azerbaycan’da sayıları 35 milyonu aşan Azerbaycan Türklerinden gelmeye başladı. Tahran’ın Ermenistan yanlısı açıklamalarına karşı Tebriz, Urumiye, Erdebil sokaklarında ortaya çıkan görüntüler tepkilerin ilk ve önemli aşamasını oluşturmaktaydı.

Karabağ Zaferinden sonra yapılan törenlerde 10 Aralık 2020’de Bakü’de Azadlık Meydanında okuduğu şiirde Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Aras’ı ayırdılar, kum ile doldurdular. Ben senden ayrılmazdım, zulm ile ayırdılar” dedi.

 Erdoğan’ın Gülistan (1813) ve Türkmençay (1828) Antlaşmalarının Azerbaycan Türklerini Aras Nehri’nin kuzeyi ve güneyi olarak zorla nasıl ikiye böldüğünü vurgulamıştı. Ancak Tahran yönetiminin rahatsızlığını daha da arttı.

2021 yılına gelindiğinde İran, Azerbaycan ile yaşadığı gerginliği İsrail üzerinden açıklamaya çalışmaya başladı. Tahran yönetimi içerideki itirazları “Azerbaycan siyonizmi sınırlarımıza kadar getirmek istiyor (!)” diyerek bastırmak istiyordu.

İran Ordusu, İkinci Karabağ zaferinin yıl dönümü arifesinde 1 Ekim 2021’de işgalden azad edilen Karabağ şehirlerinin karşısındaki Azerbaycan sınırında Hayber Fatihleri adıyla büyük bir askeri tatbikat başlattı. 

Askeri tatbikata İran Devrim muhafızlarının zırhlı birlikleri, topçu birlikleri, uçaksavar topçuları, savaş uçakları ve helikopterleri katıldı. İran’ın bu kadar büyük bir tatbikat başlatarak kendi perspektifinden bir yerlere mesaj vermek istediği açıktı.

İran’ın aniden başlattığı tatbikat akıllara farklı sorular getirdi. Siyasi yetkililer tatbikatı bölgede “istikrar ve barış” adına yürüttüklerini söyleseler de, ordudaki yetkililer savaş oyunlarının amacını “bölgede Siyonist bir tehdite” karşı hazırlıklar olarak ifade ettiler.

İran ordusunun kara kuvvetleri komutanı, İran'ın kuzeybatı sınırına duyarlılığının "arttığını" ve İsrail'in oradaki faaliyetlerinin "tam kontrol altında" olduğunu söylemekteydi. Ama bir ülkenin sınırındaki askeri tatbikatlar ancak “güç gösterisi” olarak kabul edilebilir. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev uluslararası basına verdiği demeçte, 30 yıldır İran’ın sınırın Karabağ tarafında böyle bir tatbikat yapmadığı için tatbikatlara “şaşırdığını” söylemişti. 

Aliyev, "Ermeniler Cebrail, Zengilan ve Fuzüli'deyken neden eğitim yapılmadı? Biz bu toprakları özgürleştirdikten, 30 yıllık esaret ve işgale son verdikten sonra neden böyle yapılıyor?" demişti.

Azerbaycan'ın Batı Zengezur’daki Gorus-Gafan yolunda bir polis kontrol noktası kurduğu ve İran kamyonlarını denetlemeye başladığı 12 Eylül 2021'den bu yana iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilimin daha da arttığı gözlemleniyor. 

Bunun ardından İran'ın Azerbaycan Büyükelçisi Seyid Abbas Mousavi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hajiyev ile bir araya geldi, ancak birkaç gün sonra yolu kullanan iki İranlı sürücü "Azerbaycan topraklarına yasadışı giriş" suçlamasıyla gözaltına alındı.

Hatta Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yabancı gazetecilere verdiği demeçte, Azerbaycan topraklarının işgalden kurtarılmasından sonra bile İran kamyonlarının Karabağ'a girişine ilişkin bilgi aldıklarını belirtti. 

Aliyev, "İran ile dostane bir şekilde konuşup bunun durdurulması gerektiğini söyledik” dedi. Aliyev aynı zamanda bu yılın temmuz ayında bu talimatı verdikten sonra İran kamyonlarının Ermeni plakalarını yapıştırarak Azerbaycan'ı aldatmaya çalıştıklarının da altını çizmişti.

İran Kara Kuvvetleri Komutanı Kiomars Haydari, Azerbaycan ve Türkiye’nin de İran sınırında tatbikatlar yaptığını hatırlatmıştı. Aslında İran’ın Azerbaycan-İsrail ilişkilerinden daha çok Azerbaycan’ın Türkiye ve Pakistan’a olan yaklaşmasından rahatsız olduğu anlaşılmaktaydı.

2021 Yaz sonu ve Eylül başında Azerbaycan, Türkiye ile ve ardından Pakistan ile "Üç Kardeş - 2021" adlı bir askeri tatbikat düzenledi. Aynı günlerde Bakü’de üç ülkenin meclis başkanları ve heyetlerinin ilk üçlü toplantısında "Bakü Deklarasyonu" başlıklı bir belge imzalandı.

Bakü Deklarasyonu ile Azerbaycan, Türkiye ve Pakistan "yabancı destekli terör saldırılarına, siber saldırılara, dezenformasyon kampanyalarına ve diğer birçok alana karşı işbirliğini genişletmek" konusunda anlaştılar. 

İran, büyük bir yanılgı içine girerek Azerbaycan'ı hala kendi tarihi toprakları olarak gördüğünden, Arazın bu yakasındaki Azerbaycan’ın güçlenmesini özelliklede Karabağ Zaferi sonrası durumu hazmedememekte ve Azerbaycan’ı kendi toprakları için bir tehdit olarak görmektedir.

Azerbaycan’ın 2. Karabağ Savaşı Zaferi, uluslararası arenadaki konumunu güçlendirmesi, Türkiye ile stratejik ittifakı, Pakistan ile bağlarını güçlendirmesi, Türk Konseyiyle ilişkileri İran'ın endişelendirmekteydi ve İran’ın fevri tavırlarının arkasında bu olaylar yatmaktaydı.

İran, Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan toprakları üzerinden Rusya ve Batı Asya'ya gümrük vergileri ödemeden erişim sağlamaktaydı. Azerbaycan’ın yeniden kendi topraklarında kontrol sağlaması İran’ı bundan mahrum ediyordu, memnuniyetsizliğin bir sebebi de buydu.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Amir Abdullahian, Azerbaycan'ın yeni atanan İran Büyükelçisi Ali Alizadeh'i kabul ederken, Azerbaycan'ın Batı Zengezur’daki Gorus-Gafan yolundaki konumundan duyduğu memnuniyetsizliği dile getirmişti. 

Azerbaycan’ın İran plakalı sürücülerine karşı muamelesini "uygunsuz" olarak nitelendirdi ve iki sürücünün gözaltına alınmasından "hayal kırıklığına uğradığını" söylemişti. Yaşanan tüm bu olaylar karşısında Azerbaycan Devleti net olarak tavrını ortaya koymaya başladı. 

İran’a uzatılan dost elinin suiistimal edilmesine karşı Azerbaycan somut adımlar atmaya başladı. İran’da eğitim alan ve Azerbaycan’da farklı oluşumlarda temsil olunan İran yanlısı din adamlarına karşı başlatılan operasyonlar Bakü’nün ilk tutumu olarak da kabul edilebilir. 

İran genelde Azerbaycan’ı Şiilik ve İran yanlısı olan figürlerle tehdit ediyorduysa da Azerbaycan bizim iznimiz olmadan kendi ülkemizde kimse herhangi bir oluşumun içinde olamaz cevabını verdi.

Bakü’nün, İran yanlısı dini figürlere karşı yaptığı operasyonlardan sonra bazı İran yanlılarının farklı sebeplerle gösteri düzenlemek isteğine karşı Azerbaycan milli istihbarat başkanı açıklama yaparak ülkemize uzanan eller en sert şekilde cezalandırılacaktır açıklamasını yaptı. 

Tüm dünya tarafından Güney Kafkasya’da merakla izlenen bu olaylar sonucunda İran aynı tutumu sergilemeye devam ederse kaybeden olmayı göze almak zorundadır. Çünkü bu kez karşısında ne 19. yüzyılda toprakları bölünen ne de Birinci Karabağ savaşındaki Azerbaycan var. 

Bugün artık Güney Kafkasya’da Türkiye ile birlikte bölgede denge sağlayan Azerbaycan ve tüm dünyaya açılacak olan Zengezur yolunun hemfikir sahibi bir ülke var.