Müslüman Kardeşler'in adayı olan Muhammed Mursi Mısır Başkanlığını kazandıktan sonra Mısır ve bütün bölge akibetini yalnız Allah'ın bileceği yeni bir sürece girdi.
Bu sadece Mısır'a ait bir durumdur, diyenlerin hata yaptığı gibi, mutlu sonla biten bir sinema filmi seyreder gibi her şeyin kolaylıkla olacağını hayal eden iyimser kişiler de hata yapıyor.
Bugün Mısır'ın gerçek bir yol ayrımında olduğunu anlamamız gerekiyor. Mısır'ın kendi içinde ve tüm bölgede çok sorumlulukları olacak.
Asker- İhvan çatışmasıyla Mısır gelecekte bir Türkiye olur mu?
Eğer böyle bir şey olursa Mısır'ın, Türkiyenin sonu gibi olmasını beklememiz gerekmez. Çünkü Türkiye'nin bu duruma gelmesi çok uzun zaman aldı. Bir yönü böyle, diğer taraftan Türkiye'deki deneyim çok farklı.
Mısır'da bugün Erdoğan için duyulan heyecan yok. Bilakis Müslüman Kardeşler Tayyip Erdoğan'ın Mısır Devleti için laikliğin gerekliliği ile ilgili yaptığı nasihatlerini kabul etmediler.
Öte taraftan Mısır, İslamcıların bir tarafta, askerin diğer bir tarafta olduğu Pakistan gibi mi olur? bir de bunlara yargı ekleniyor.
Bu günümüze kadar süren kötü bir deneyim. Pakistan örneğinde hiçbir ümit yok.
Diğer bir örnek siyasi güçlerin başkanlarını ve İran toplumunda ki akımları yok eden İran'daki Humeyni Devrimi...
Bazıları askerin Mısır'ın garantisi olduğunu söylüyorlar. Bunun yanı sıra güçlü bir yargının da olması gerektiğini savunuyorlar.Bu doğru fakat unutmamamız gerekir ki bugün Mısır'ın Başkanı İhvan-ı Müsliminden...Yani Müslüman Kardeşler Mısır'ı yönetecek, gerçek bu.
Sadece Mısır değil bütün Arap bölgesinde Müslüman Kardeşler'e siyasi, ekonomik, sosyal, dini bir çok sorumluluklar yüklenecek. Daha bugünden onlarla beraber davranmak gerekir diyenler veya onları tenkit edenler hata ederler.
Diğer bir yönü de bugün bazıları bu başarıyı, realiteyi yaymak istiyorlar. İran'daki Humeyni devrimini hatırlamamız gerekiyor. 40 senedir tüm bölgeyi etkilediler. Körfez ülkeleri güvenliği sağlamak için bedelini ödemekle beraber Lübnan, Irak, Bahreyn gibi ülkelerde yankıları hala devam ediyor.
1952 yılında ki Mısır Nasır askeri devrimini de unutmayalım. Etkileri 50 yıla yakın zamandır yalnız Mısırda değil, tüm bölgede hissedildi. Sonuç olarak sıcak savaşlar çıktı ve Arap rejimleri askeri inkılaplarla birer birer yıkıldı.
Siyasal İslami devrimlerin tehlikesi askeri inkılaplardan daha az değildir.
Nasır deneyimi bölgemizin yaklaşık 50 senesini aldı. Çoğu da hüsranla geçti.
Bütün Arap Devletlerini asker yönetti.
Bu yazı bir karamsarlık yazısı değildir. Uykuda olanlara bir uyarıdır.
Dikkat ediniz, kemerlerinizi bağlayınız...
Şu an bazılarının hiç ihtimal vermedikleri bir gerçekle karşı karşıyayız. Bunun devamı birçok olaylara gebe.
Dünya Bülteni için Eş-Şarkul Evsat Gazetesi'nden Büşra İnanç tarafından çevrilmiştir.