Rusya'nın içerisinde devam eden siyasi cinayetlere bir yenisi daha eklendi. Bu kez saldırı başkent Moskova'da gerçekleşti. Saldırıya uğrayan ise Çeçenistan asıllı Rusya milli kahramanı Ruslan Yamadeyev ve general-polkovnik Sergey Kizyun idi. Ruslan Yamadeyev 1961 Gudermes doğumludur. Birinci Çeçen savaşında Cohar Dudayev'ın yanında yer almış, Çeçenistan'ın bağımsızlığı için savaşmıştır ve sahra komutanlığına kadar yükselmiştir. 1999 yılında ise Rusya silahlı kuvvetlerinin tarafına geçmiş ve 2001-2002 yılları arasında Çeçenistan'ın askeri komendantının yardımcılığını yapmıştır.
Belirtilen tarihte Çeçenistan'ın askeri komendantı general-palkovnik Sergey Kyuzin idi. 2002'nin Ağustos ayından başlayarak Ruslan Yamadeyev Politsovet başkanının birinci yardımcısı ve hakim "Yedinaya Rossiya" partisinin Çeçenistan yürütme organının başkanı olmuştur. 2003 Aralık ayında ise "Yedinaya Rossiya" partisinin listesinde Devlet Duma'sını vekili seçilmiştir. Devlet Duma'sının milletlerarası işler komisyonunun üyesi idi. Ruslan Yamadeyev'in dört kardeşi daha bulunuyordu. Onlardan Cabrail isimli kardeşi 2003 yılının Mart ayında saldırıya uğrayarak öldürülmüş, Badruddin ise bilerek insan öldürme suçundan hapis yatmakta. Yamadeyev kardeşlerinden üçüne Ruslan, Sulim ve Cabrail'e Rusya'nın milli kahramanı adı verilmişti.
Yamadeyev'in ölümü Rusya'da geniş yankı buldu. Devlet resmileri saldırının ticari nedenlerle yapıldığını öne sürseler de siyasiler bu görüşü kesin bir dille ret etmekteler. Bağımsız uzmanlara göre Yamadeyev Çeçenistan devlet başkanı Ramzan Kadırov ile tartışmadan sonra öldürülmüştür.
Özellikle de saldırının büyük bir ustalıkla yapılması üzerinde önemle duruluyor. Rusya Devlet Duma'sının güvenlik komisyonunun üyesi Aleksandr Gurov böyle bir saldırının sadece istihbarat ajanları tarafından yapılabileceyini öne sürdü.
Saldırı anında Ruslan'ın yanında bulunan emekli general Sergey Kizyun'in babası Nikolay Kyuzin oğlunun bir ay önce Leningrad askeri birliyinin komutanlığından sağlık nedenlerinden ötrü istifa ettiyini bildirdi. Şunu da belirtelim ki Nikolay Syuzin'in kendisi de generaldır ve SSCB'nin askeri siyasi akademisinin başkanlığını yapmıştır.
Ruslan Yamadeyev'in siyasete katılımını sağlayan da Sergey Kyuzin olmuştur. Yamadeyev bir zamanlar "Yedinaya Rossiya" partisinin Çeçenistan bölümünün başkanlığını yapmaktaydı. Sonradan ise bu görevi Çeçenistan devlet başkanı Ramzan Kadırov'a bırakmıştır. Son parlamento seçimlerinden sonra ise Ruslan Yamadeyev siyaseti bırakmış ve ticari faaliyetlerde bulunuyordu. Nikolay Kyuzin'in sözlerine göre Ruslan ticari işerinde Sergey Kyuzin'in de yer almasını istiyor ve Çeçenistan'a dönmeyi düşünmüyordu. Bunun sebebi ise onun ve kardeşinin Ramzan Kadırov'un karşısında yer alması ve "Çeçenistan'ın istenmeyen kişileri" ilan olunmaları idi.
Ruslan'ın kardeşi Sulim podpolkovnik ve Çeçenistan'ın "Vostok" birliyinin komutanı idi. Kadırov 2005 yılında "Vostok"un silahı bırakmasını talep etmiş ancak onun bu talebi yerine getirilmemişti. Olaylar 2008 yılında iki tarafın karşı karşıya gelmesiyle sonuçlanmıştı. Silahlı çatışma çıkmasa da Rusya Savunma Bakanı Anatoli Serdyukov Sulim Yamadeyev görevinden ayırmıştır. Sonrasında ise Ramzan Kadırov Sulim Yamadeyev'i insan kaçırma ve kasten adam öldürme ile suçlamıştı.
Sulim Yamadeyev'in hakkında arama emri çıkarılsa da o görevi bıraktıktan sonra resmi kaynaklar onun artık aranmadığını, kendisinin de Moskova'da ikamet etmekte olduğunu açıklamıştı.
Bununla beraber görevinden ayrıldıktan sonra Sulim Yamadeyev ve askerleri Rusya ordusunun içerisinde Gürcistan'daki son çatışmalara katıldı. Yamadeyev'in görevden ayrıldığına dair emri Savunma Bakanı verdikten sonra onun nasıl komutanlık yaptığı ise Rusya'nın temel acaiplerinde sayılabilir.
Ruslan Yamadeyev'e yapılan saldırının aslında kardeşi Sulim'e ulaşmak için yapıldığını öne sürenler de oldu. Çünkü Çeçenistan törelerine göre cenazeye tüm yakın akrabaların katılmaları gerekiyor. Bununla da Sulim'in Çeçenistan'a geri getirmeyi istemiş olabilirlerdi. Ancak bu tahminler kendini doğrultmadı. Çünkü Sulim Yamadeyev güvenlik tehlikesini göz önünde tutarak kardeşinin cenaze törenine katılmadı.
Bundan önce de Ramzan Kadırov ile karşı karşıya gelen Çeçenistan savaşına katılan şahıslar öldürülmüştü. 2006 yılında Çeçen polisi tarafından "Goreç" özel timinin komutanı, FSB'nin podpolkivniki Mövladi Baysarov öldürülmüştü. 17 Eylül tarihinde de yine Kadırov'a karşı gelen "Zapat" özel birliyinin komutanı Bislan Elimhanov'a karşı saldırı düzenlendi.
Dikkati çeken en önemli mesele Çeçenistan'da Ramzan Kadırov'a bağlı olmayan iki birliyin bulunmasıdır. Bunlardan birisi "Zapad" diğeri ise "Vostok" askeri birlikleridir. Her iki birlik de bizzat Rusya Genelkurmay Başkanlığına bağlı idi.
Yamadeyev ailesi ve onun taraftarları ise 2004'de Çeçenistan devlet başkanı Ahmat Kadırov'un ölümünden sonra çok etkili konuma gelmişlerdi. Hatta bazı gözlemciler onların Ramzan Kadırov'la aynı güce sahip olduklarını öne sürmekteydiler. Ayrıca Ruslan Yamadeyev'in Medvedev yönetimi ile görüşmeler yaptığı ve Sulim Yamadeyev'in Ramzan Kadırov'un yerine Çeçenistan devlet başkanlığına getirilebileceyini de öne sürenler var.
Rusya Liberal Demokratlar partisinin başkanı Vladimir Jirinovski Çeçenistan'daki koltuk davasının ölüme neden olduğunu belirtiyor ve bu durumun sadece Çeçenistan'a özgü olmadığının üzerinde önemle duruyor.
Rusya'nın temel sorunu merkezi yönetimin giderek güç kaybetmesidir. Her ne kadar Boris Yelsin'den sonra Vladimir Putin ile bu durumun düzeldiyine dair kanı oluşsa da aslında böyle değildir. Doğrudur Yeslin'le beraber Rusya'nın bazı bölgelerinde kontröl Moskova'nın elinden çıkmış idi. Özellikle de Çeçenistan de-fakto bağımsız ülke hüvüyetinde idi. Ancak bu Putin radikal adımlar atarak Çeçenistan'daki harekata boğmayı becerdi. Burada karışımıza çıkan temel soru Rusya'nın ne elde ettiyidir.
Rusya Dağıstan, Çeçenistan, İnguşetya ve Tuva'da söz sahibi değildir. Belirtilen bölgelerde- Tataristan'ı da buraya ilave edebiliriz – siyasi muhalifetin bulunma ihtimali, hatta yaşama ihtimali yoktur. İnguşetya'da devlet başkanı Murat Zyazikov'a muhalif olan Magomed Yevloyev polis tarafından öldürüldü. Hem de polise ifade vermeye gittiyi sırada. Bundan sonra devlet başkanının akrabalarına karşı sui kastlar düzenlenmeye başladı. Hatta muhalif Yevloyev'in sahip olduğun inguşetya.ru saytında ölümünden sorumlu tutulan 13 kişinin ismi de yayınlandı. Listenin başında devlet başkanının ismi yer almaktadı. Her kes İnguşetya'da iç savaşın çıkacağından endişe duyuyor.
Tuva'da bir yıldan fazladır ki siyasi kriz hüküm sürmekte. Halk ise fakirlik içerisinde yaşamakta. Buna fakirlikten sziyede açlık demek her halükarda daha doğru olur. Tuva'nın kendisi ise doğal kaynaklarla zengin bir bölgedir. Ancak orada kimse siyasi krizi çözmeye niyetli değildir. Memurlar bundan fazlasınca yararlanıyorlar. En önemlisi ise uyuşturucu tacirlerinin burada rahat bir şekilde faaliyet göstermeleridir. Bazı rakamlara göre Rusya'nın uyuşturucu "ihtiyacının" en az yüzde otuzunu burası karşılamaktadır.
Dağıstan'da neredeyse her gün saldırılar düzenlenmektedir. İnsanlardan kimse polisin yanında gözükmek istemediyi, çöp kutularının yanından uzak durduğu belirtiliyor. Çünkü her an ya bomba patlatıla ya da saldırı düzenlenebilir.
Rusya'nın başkenti Moskova'da oturanlar ise kendi sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bu maksatla da bölgelerde özellikle de Müslümanların çoğunlukta yaşadıkları yerlerde insanları karşı karşıya getirerek zaman kazanmak istiyor. Rusya siyasilerinin temel sorunu hortum ve rüşvettir. Devlet başkanı Medvedev gubernatorlar tayin etmekte zorluk çektiyini açık bir şekilde ifade ediyor. Aslında önceden yani Yelsin döneminde gubernatorlar halk tarafından seçilmekte idi. Kremlin sarayının kendi halkına güvenmemesi ise ayrı bir soru işaretidir.
Rusya'da halkın büyük çoğunluğu devlet memuruna rüşvet verdiyini söylüyor. Araştırmalar bunu gösteriyor. Sosyolojik araştırmalar ise özellikle de son zamanlar yapılanlar Medvedev'in talimatıyla gerçekleştiriliyor. İnsanlar memura rüşvet vermeyi, memurun hortuma karışmasını, göreve gelirken de rüşvet vererek geldiyini biliyor. Rusya vatandaşları bu durumu normal kabul ediyor.
Tekrar Ruslan Yamadeyev'in katli meselesine dönecek olursak şunu belirtelim: Çeçenistan devlet başkanı Ramzan Kadırov saldırı ile bir bağlantısının olmadığını öne sürdü: "Bunu ben yapmış olsaydım kesinlikle saklamaz ve söylerdim", diye bir açıklamada bulundu. Bu da Rusya gerabetinden başka bir örnek. Devlet başkanı gerektiyinde Moskova'nın merkezinde birisini öldürmek talimatının verebileceyini öne sürüyor.
Gözüken o ki saldırılar bundan sonra da devam edecek. Hatta bu saldırıların Rusya dışına aktarılma çabalarının da olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bunun bir örneği Bakü'de gerçekleşti. Namaz sırasında camiye el bombası atıldı. Saldırganların Azerbaycan Rusya sınırında gösüktüyü belirtildi. Sadece Azerbaycan değil Orta Asya cumhuriyetlerinde de bu tür saldırıların yapılabileceyi haberleri geliyor.
Bu saldırılar şayet Rusya ile bağlantılı ise o zaman resmi Moskova bununla ne elde edeceyi ise yine soru işaretidir. Ancak bu da Rus garipliklerinden olsa gerek....