Bölgede demokrasi ve demokratik kurumlar için yaygara koparılan Arap Baharı'nın Suriye'de başlamasıyla, Başkan Esad'a karşı yapılan yaklaşık 17 aylık ayaklanma, şimdi sonu görünmeyen tam kapsamlı bir ihtilafla neticeleniyor. Maalesef, Arap dünyasının korkunç katliamı, görülmemiş bir tırmanışla masum insanları sakat bırakmaya ve öldürmeye devam ederken Devlet Başkanı Esad'ı alaşağı etmek için çaba sarf edenler arasında Amerikan karşıtı hissiyat da, muhtemel Esad sonrası dönemde Suriye için olduğu kadar bölge için de barış ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek şekilde pekişiyor.
En üst seviyedeki firar olarak Suriye başbakanının firarıyla moral kazanmalarına rağmen, Esad rejimine karşı savaşan isyancılar halen kendilerini ABD tarafından ihanete uğramış hissediyorlar. Bunlara göre Amerika, en kısa sürede rejim değişikliği yapılmasını sağlamak için gerekli yardımı yapmıyor. Suriyeliler Orta Doğu'da ortalığı silip süpüren değişim dalgasına sırasıyla Tunuslular, Mısırlılar ve Libyalılardan sonra geçen sene katıldılar ve seçim yaptılar, yeni liderler seçtiler, karman çorman da olsa demokratik değişime başladılar. Buna karşın, Suriye hızla derin ve görünürde sona erecek gibi görünmeyen bir karışıklığa doğru gidiyor. Halep'in 30 mil kuzeydoğusunda bulunan El Bab kasabasında Özgür Suriye Ordusu taburlarından birinin sözcüsü Yaser Ebu Ali, "Tüm aldıklarımız, laf" dedi.
İsyancılar kendilerinden yana bir askeri müdahale istemeseler de geçen sene Libyalı isyancıların Muammer Kaddafi'yi devirmelerine yardımcı olan uçuşa yasak bölge ilanına ve rejimin üstün ateş gücüne karşı koymak üzere ağır silah tedarikine acil ihtiyaçları var. İsyancıların taburunun sözcüsü, sonunda gerçekleşeceğini farz ettiği rejim değişikliği olduğu zaman Suriyelilerin, yardım taleplerinin cevapsız kaldığını unutmayacaklarını, demokrasi ve özgürlük tesisine yönelik taahhütlerinde samimiyse ABD'nin böyle yapmaması gerektiğini söyledi. O, "Amerika bunun bedelini ödeyecek" dedi. "Amerika Suriyelilerin dostluğunu kaybedecek ve artık kimse onlara inanmayacak. Zaten biz onlara hiç inanmıyoruz."
Ayrıca, Amerika'nın Suriyeli isyancılara yardımıyla ilgili olarak birkaç eksiklik olabilir ama ABD, askeri müdahalede bulunmaması, bunun sadece ters tepmekle kalmayıp bölgenin barış ve güvenliği için felakete yol açacağı konusunda Rusya, Çin, İran ve Başkan Esad'ın bölgedeki birkaç dostu tarafından yeterince baskı altında. Belki de bu yüzden Obama yönetiminde, Birleşmiş Milletler üzerinden barışçı ve diplomatik bir çözüm için yapılan çabalar akamete uğradığı için şimdi isyancılara desteği arttırmanın akıllıca olup olmadığı hususunda tartışmalar yaşanıyor.
Başkan Obama geçenlerde muhabere ve uydu techizatı da dahil muhalefete öldürücü olmayan yardım sağlanmasının yanı sıra gizli yardım yapılmasını onayladı. Bir süredir Dışişleri Bakanlığı, Suriye içindeki Esad muhalifleriyle potansiyel müttefikler ve yardım alıcılarını tespit etme düşüncesiyle temas kuruyordu. Amerika'nın Suudi Arabistan ve Katar dahil bölgedeki müttefikleri ise, silah ve mühimmat satın alabilmeleri için isyancılara mali yardımlarda bulundular. NATO üyesi Türkiye de isyancıların Suriye'yle 550 millik sınırı boyunca hareketlerini kolaylaştırıyor. Bazı Suriyelilerin söylediklerine göre buna silah transferi de dahil.
ABD ne boyutta yardım yaparsa yapsın, genişleyen ve şimdi ülkenin her köşesini kaplayan ve hükümetin hava gücünü kullanmasını da içerecek derecede tırmanan bir savaş alanındaki ihtiyaçlara göre bu, küçük ölçekli, kesik kesik ve yetersiz addedilecektir. Aslında, Suriyeli isyancıların iddia ettikleri gerçekse, azalan Amerikan yardımı onlar için endişe konusudur; ABD için ise değil. Zira o, tüm zorluklara rağmen kendi milli menfaatlerini -enerji ihtiyaçlarını- gözetir ve korur.
Yazar hakkında:Siyaset Bilimi Öğretim Görevlisi,Hindistan
Kaynak: Middle East Online
Dünya Bülteni için çeviren: Emin Arvas