Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin Washington’a yönelik yeni dış politika yaklaşımı, Asya bölgesindeki tektonik bir jeopolitik kaymanın başladığının işareti. Donald Trump’ın Kasım’daki zaferi muhtemelen bu süreci hızlandıracak.
Öyle görünüyor ki Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, Çin ile ilişkilerini geliştirerek Washington’ın Asya stratejisine dönüşünü bozuyor. Öte yandan da birkaç Asya-Pasifik ülkesi de onun adımlarını takip etmek üzere olabilir.
"Kendimi sizin ideolojik akımınız karşısında tekrar konumlandırdım ve belki de Putin ile konuşup Çin, Filipinler ve Rusya olarak üçümüzün dünyaya karşı olduğunu ona anlatmak için Rusya’ya da gideceğim. Bununla birlikte ABD’den ayrılışımı ilan ediyorum” dedi Duterte, Ekim’de Çin’e yaptığı 4 günlük ziyaretteki bir iş forumundaki konuşmasında.
Her ne kadar Filipinli Başkan, daha sonraları, Washington ile “ilişkilerini şiddetlendirmeyi kastetmediğini” söylese de söylemi, ülkesinin dış politikası bağlamında dramatik bir kaymaya işaret ediyor. Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsünden siyasi analist Vladimir Svedetsov da Sputnik’e verdiği röportajda buna işaret etmişti: “Duterte gerçekten söylediği şeyi kastediyorsa daha dengeli, sadece ABD’yi değil Rusya ve Çin’i de akılda tutan bir dış politikaya doğru ciddi bir kayma görebiliriz.” Amerikalı yazar ve risk danışmanı F. William Engdahl da New Eastern Outlook’ta yazdığı son makalesinde, Çin-Filipin yeniden yakınlaşmasının arkasındaki bu politik figüre dikkatleri topladı: “Duterte’nin başkan olarak yaptığı ilk faaliyetlerden biri, Filipinler eski Devlet Başkanı 5. Ramos’u Çin Özel Temsilcisi olarak ilan etmek oldu.”
Amerikalı yazar, Ramos’un Filipinler Devlet Başkanı olduğu dönemde (1992-1998) “Filipinler’in Çin ile her alanda ilişkilerini geliştirmek için başarıyla çalıştığını” hatırlattı. Engdahl’a göre Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin Washington’a yönelik yeni dış politika yaklaşımı, Asya bölgesindeki tektonik bir jeopolitik kaymanın başladığının işareti. Örneğin Vietnam’ın da Filipinler’in adımlarını takip edebileceğini öne sürüyor. Geçtiğimiz Ağustos ayında Vietnam’ın Savunma Bakanı General Ngo Xuan Lich’in “Pekin’deki Mao Zedong’un mozolesine hiç beklenmedik bir ziyaret yaptığını” ve Çin’in Vietnam Savaşı sırasında yardım eli uzatışını Vietnamlıların hiçbir zaman unutmayacağını söylediğini not ediyor. Vietnam Başbakanı Nguyen Xuan Phuc, Eylül’de Çinli meslektaşı Li Keqiang ile yaptığı görüşme sırasında Hanoi’nin dış politika önceliği olarak Çin-Vietnam ilişkilerini gördüğünü belirtti. Aynı zamanda, Bangkok’ta görev yapan jeopolitik analist Tony Cartalucci’nin New Eastern Outlook’taki analizlerinden birinde gözlemlediği kadarıyla Washington’ın köklü müttefiki Tayland da son zamanlarda “kendi üzerindeki Amerikan etkisini adım adım söküp atıyor” ve özlü bir biçimde dış politika ilişkilerini çeşitlendiriyor. Washington’a bir diğer darbe mahiyetinde, Malezya Başbakanı Najib Razak da Çin ile ikili ilişkilerini geliştirmeyi istediklerinin sinyalini verdi. Birkaç düzine hükümet yetkilisi ve işadamı ile Çin’e Kasım ayında yaptığı ziyaret sırasında Razak, Çin-Malezya ilişkilerini daha yüksek bir seviyeye taşıyacak birkaç yeni anlaşma ve mutabakat imzaladı.
Universiti Teknologi Malaysia’da doktora araştırması yapan ve CCTV’ye düzenli olarak katkıda bulunan Mathew Maavak, Sputnik’teki röportajlarından birinde “Teker teker Asya-Pasifik ülkeleri ABD ile müttefik olmakta ekonomik bir kazanç görmemeye başlıyor ve ABD’nin jeo-ekonomik ve jeopolitik yörüngesinden çıkıyorlar” diye not düşüyor ve “Asya-Pasifik, gayrisafi milli hasılaları düşmekte olan Japonya ve Singapur örnekleri haricinde gelişmekte olan bir bölge olmaya devam ediyor.” diye vurguluyor. "
Asıl soru şu ki Donald Trump’ın seçim zaferi bu eğilimi değiştirebilecek mi? Duterte, Çarşamba günü, Malezya’ya yaptığı ziyaret sırasında Trump’ı seçim zaferinden ötürü kutladı. Reuters’in aktardığına göre “Donald Trump’ı kutlamak isterim. Uzun yaşasın. İkimiz de küfrediyoruz. Ivır zıvır meselelere dair bile olsa küfrediyoruz. Trump orada olduğu için bunu durdurmalıyım. Daha fazla ağız dalaşı yapmak istemiyorum çünkü Trump kazandı.”
Peki bu her şeyin normale döndüğü anlamına mı geliyor? The Philippine Daily Inquirer’e göre Duterte’nin açıklaması illa da iki ülkenin yakınlaşacağı anlamına gelmek zorunda değil. Sosyolog ve eski meclis üyesi Walden Bello’ya atıfla Trump’ın zaferi ve Duterte’nin yeni diplomasisinin “Filipinler’in Washington’dan uzaklaşmasını hızlandırabileceğini” öne sürülüyor. Bu açıdan, Trump’ın Filipinler’in Çin’e kayışını engellemeyeceğine ve hatta ABD’nin Asya’ya dönüş stratejisini terk edebileceğine inanıyor Bello.
Kaynak: Sputnik
Dünya Bülteni için tercüme eden: Deniz Baran