İran'la yapılan nükleer anlaşmanın iptal edilmiş olması hiç şüphesiz bölgesel dengeleri bile etkileyebilecek nitelikte bir gelişme. Konunun tarafları henüz ne yöne doğru evrileceğine dair net bir pozisyon almış değil. Amerika anlaşmaya uymayacağını dile getirdi ancak bunun karşılığında neler planladığı belli değil. Yeni ambargolar mı devreye sokulacak yoksa İran'a karşı siyasi ve askeri tedbirler masada mı? Bir çevrelemeyle mi yetinecekler yoksa hava operasyonları gibi askeri tedbirler devreye girebilir mi? Amerika yeni bir anlaşma mı talep edecek yoksa anlaşma meselesi baştan aşağı iptal mi? Bütün bunlar henüz belli değil. Diğer taraftan İran'ın ne yapacağı da belli değil. İran şimdilik anlaşmayı devam ettirme niyetinde olduğunu söylüyor. Sert açıklamalar tabii ki yapılıyor ancak Avrupalı devletler devam ettiği müddetçe İran anlaşmaya uyacağını söylüyor.

Fakat Amerika anlaşmaya uymadığı durumda İran'ın bunu tek başına Avrupalı ülkelerle sürdürebilmesi mümkün değil. Dolayısıyla İran'ın tavrı da esasında Amerika'nın ne kadar sertleşeceğine bağlı.
Bütün bu resmin içerisinde Türkiye'nin acele etmesini gerektirici bir durum yok. Erken bir tutum almaktan kaçınmak en güvenli yol gibi görünüyor. İran'ın bile henüz net bir tavır takınmadığı durumda Türkiye'nin alelacele tavır takınması beklenmemeli.

Tabii bu durum Türkiye'yi etkileyecek. Konuyla ilgili iki farklı senaryo düşünülebilir. Birincisi Amerika'nın sadece ekonomik ambargo yoluna gitmesi. Bu durumda İran üzerinde yeni bir anlaşma üretme çabası deneniyor diyebiliriz.

Ekonomik ambargo meselesi Türkiye için en sorunlu senaryo gibi görünüyor. Zira ekonomik ambargo uygulandığı taktirde Türkiye'nin de İran'la ilişkileri üzerinde yeni bir baskı dalgası gelecektir. Bu dalganın daha önce de Türkiye'yi ne kadar kötü etkilediği ortada. Aynı duruma varması Türkiye için tatsız bir durum doğuracaktır.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ