Yıllardır teröre can veren Türkiye'de, bu sorunun çözüme kavuşturulması, akan kanın durdurulması, insan yaşamına, barış ve huzur içinde bir arada yaşamaya değer veren herkesin arzusu kuşkusuz.
Bu arzu nedeniyledir ki, son dönemlerde "çözüm ve barış" en sık telaffuz edilen kavramlar. Çözümü üretecek olanın da siyaset kurumu olduğuna kuşku yok.
Sorunun "çözüm" yolunda sadece niyet ifadesiyle bulunamayacağı da bir gerçek. Bu kavramın içinin doldurulması ve uygulanabilir bir yol haritasına kavuşturulması gerekli.
30 yıla yaklaşan süredir devam eden PKK terörü ve yarattığı siyasal sorunun çözümü nasıl olacak? "Çözüm" denilince kim ne kastediyor, kim ne anlıyor?
PKK'nın anladığı
PKK'nın çözümden ne anladığına bakalım...
PKK ve siyasi alandaki yansıması olarak görünen BDP'nin istediği Türkiye'nin Güneydoğu'sundaki en az 8-10 ilin kendilerine bırakılması. Bu bölgede egemenliklerini kurmaları. "Kürt özgürlük hareketi" olarak isimlendirdikleri süreçte çok önemli bir mevzi olarak bu bölgede gevşek bir federasyona benzeyen bir statü istiyorlar.
Meclis'i, hükümeti, yargısı, eğitim, sağlık ve din kurumları olan, bağımsızlığa yakın hareket edebilecek bir çeşit devlet talep ediyorlar. Kuzey Irak'taki örneği gibi Güneydoğu'da ve Kuzey Suriye'de yapılanmayı hedefliyorlar.
PKK'nın ve uzantılarının "çözüm"den anladığı bu...DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ