DEM Parti heyeti, bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile üçüncü görüşmeyi gerçekleştirmek üzere İmralı Adası'na gitti. Heyette Ahmet Türk, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol yer aldı. Görüşmenin tamamlanmasının ardından heyet İstanbul’a döndü. Heyet, ziyaretin ardından İstanbul Taksim'de bir otelde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın mesajı kamuoyuyla paylaşıldı.
ÖCALAN'IN AÇIKLAMASI
Öcalan'ın açıklamasını Pervin Buldan okudu. Açıklamada Öcalan, terör örgütü PKK'nın kongreyi toplayarak kendini feshetmesini istedi.
Öcalan'ın net ifadesi ise şöyle:
"Kongrenizi toplayın, tüm gruplar silah bıraksın. PKK kendini feshetsin"
Öcalan'ın açıklaması tam metin:
"Kürt-Türk ilişkileri 1000 yılı aşan tarih boyunca, Türkler ve Kürtler varlıkları sürdürmek ve hegomonik güçlere karşı hayatta kalmak için gönüllük yönü ağır basan bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir. Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hal alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.
Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır. Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır. Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyoekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur, olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.
SIRRI SÜREYYA ÖNDER'DEN AÇIKLAMA
Basın toplantısında konuşan Sırrı Süreyya Önder, görüşmeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Kışın bitip baharın geleceği şu günlerde umudu yeşertmeye gittik. Filiz kütükten kuvvetlidir, barış filizini, barış umudunu yeşertmeye gittik. Bunun can suyunu, nefesini bütün ülke, kardeşlik ruhu içerisinde Türkü ve Kürdüyle hep beraber umudunu vermek iradesiyle gittik. Varlığımız bu umudu yeşertmenin uğrunda geçti. Bundan sonra da öyle gelecek. Emeği geçen bütün siyasilere, sayın Cumhurbaşkanına, sayın Devlet Bahçeli'ye sayın Özgür Özel'e, ismini sayamadığımız muhalefet parti ve kadrolarına teşekkür ediyoruz."