Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde 15 Mart 2019’da Nur ve Linwood camilerine düzenlenen silahlı saldırıların üzerinden altı yıl geçti. Otomatik silahlarla gerçekleştirilen terör saldırılarında 51 kişi hayatını kaybetmiş, 49 kişi yaralanmıştı. Saldırının ardından ülkede başlatılan destek programları ve mağdurlara yönelik iyileştirme çalışmaları, yeni hükümetin politikalarıyla durdurulma sürecine girdi.
AĞIR YARALANAN ATAÇOĞU: "İMTİYAZLAR ASKIYA ALINDI"
Saldırıda vücuduna isabet eden kurşunlar nedeniyle ağır yaralanan ve 20’den fazla ameliyat geçiren Temel Ataçocuğu, mevcut hükümetin mağdurlara tanınan hakları ve destekleri askıya aldığını söyledi. Ataçocuğu, "Yeni Zelanda hükümeti ve koalisyon ortakları, bu konuda bizim lehimize olan çalışmaları maalesef yürütmüyor. Sonuç itibarıyla da eski hükümet yani İşçi Partisinin sağlamış olduğu bizim için kazanımlar, maalesef bu hükümet tarafından askıya alınmış durumda." ifadelerini kullandı.
SAĞLIK SORUNLARI DEVAM EDİYOR
Saldırıdan sonra vücudunda kurşun parçaları kalan Ataçocuğu, günlük hayatında sağlık sorunları yaşamaya devam ettiğini anlattı. Sol kolunda hissiyat kaybı olduğunu belirten Ataçocuğu, "Benim röntgenimde ve vücudumun her yerinde görebiliyorsunuz o kurşun parçalarını." dedi. Ayrıca travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konulduğunu ve sürekli ilaç kullandığını aktardı.
Soğuk havalarda artan ağrılar nedeniyle günlük yaşamının zorlaştığını söyleyen Ataçocuğu, camilere gitmekte zorlandığını, silah seslerinin kulaklarında yankılandığını belirtti. "Kolay değil o yaşadığım an yani o kan kokusu, barut kokusu, korkunun kokusu, ölümün kokusu kolay değil." ifadelerini kullandı.
RAPORDAN SAPMALAR İDDİASI
Ataçocuğu, hükümetin Aralık 2020'de yayımlanan 792 sayfalık Kraliyet Soruşturma Komisyonu raporunda öngörülen bazı iyileştirme planlarını da durdurduğunu belirtti. Raporda yer alan maddelerin uygulanmadığını söyleyen Ataçocuğu, mağdurlar için tasarlanan birçok destek programının artık yürürlükte olmadığını ifade etti.
SİLAHLANMA YASASINDA YENİ DÜZENLEME GİRİŞİMİ
Hükümetin yeni silahlanma yasası üzerinde çalıştığını da söyleyen Ataçocuğu, yarı otomatik silahların yeniden satışa sunulmasının önünü açacak düzenlemelerin gündeme geldiğini belirtti. Bu yönde hazırlanan teklifin kamuoyunda tartışmalara neden olduğu bildirildi.
SALDIRI TANIKLARINDAN ABBAS: "TOPLULUK ÇOK YOL KATETTİ"
Saldırı sırasında camide bulunan Sardar Faisal Abbas, olayın psikolojik etkilerinin derin olduğunu ifade etti. Uzun süre mağdurlara destek olduğunu söyleyen Abbas, "'Zaman en iyi ilaç deriz.' ancak izler hep kalır." dedi. Saldırı döneminde Pakistan Canterbury Derneği Genel Sekreteri olarak görev yapan Abbas, mağdurlar için çeşitli yardım ve bilgilendirme faaliyetleri yürüttüklerini belirtti.
Christchurch'teki Pakistan topluluğunun, hayatını kaybedenleri anmak amacıyla 23 Mart’ta bir iftar programı düzenleyeceğini açıklayan Abbas, bu etkinliğin dayanışma açısından önemli olacağını söyledi.
TERÖR SALDIRISININ GEÇMİŞİ
Christchurch’teki Nur ve Linwood camilerine cuma namazı sırasında gerçekleştirilen saldırılar, Avustralya vatandaşı Brenton Tarrant tarafından düzenlenmişti. Saldırı öncesinde Yeni Zelanda'nın Dunedin kentinde bir ev kiralayarak poligonlarda atış eğitimi aldığı belirlenen saldırgan, terör eylemini sosyal medya hesabından canlı yayımlamıştı.
Aşırı sağcı ve "beyaz ırk üstünlüğü" görüşlerini savunan Tarrant, saldırı sonrası yakalanmıştı. 2020 yılında çıktığı Christchurch Yüksek Mahkemesi tarafından 51 cinayet, 40 cinayete teşebbüs ve bir terör suçundan hüküm giyerek şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.