Yunanistan devlet televizyonu ERT’de yayımlanan bir programda, Yunan ordusunun Küçük Asya’daki eylemleri ve devletlerin geçmişte işlenen suçlarla yüzleşmesi konusu ele alındı. Programa katılan siyaset bilimci Diamantopoulos, farklı ülkelerin tarihlerindeki ağır insan hakları ihlallerini kabul etmelerine ilişkin örnekler vererek Yunanistan’ın da kendi geçmişini değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Diamantopoulos, Fransa’nın Cezayir’in bağımsızlığını talep eden göstericilerin öldürülmesi, Cezayir’deki işkence uygulamaları ve Vichy yönetiminin Fransız Yahudilerinin sürgün edilmesindeki rolüyle ilgili sorumluluklarını kabul ettiğini belirtti. Sovyetler Birliği’nin de Mihail Gorbaçov döneminde Katyn Katliamı’ndaki sorumluluğunu tanıdığını hatırlatan Diamantopoulos, geçmişinde suç bulunmayan hiçbir tarihsel aktör olmadığını ifade etti.
DEVLETLERİN GEÇMİŞLE YÜZLEŞMESİNE İLİŞKİN ÖRNEKLER VERDİ
Diamantopoulos, toplumların olgunlaşmasının kendi geçmişlerindeki suçları görebilmeleriyle bağlantılı olduğunu savundu. Fransa’nın Cezayir’de yaşanan olaylar ve Vichy yönetimi dönemindeki uygulamalarla ilgili attığı adımları örnek gösteren Diamantopoulos, benzer bir yaklaşımın farklı ülkelerde de görüldüğünü kaydetti.
Sovyetler Birliği’nin Katyn Katliamı’na ilişkin sorumluluğu kabul etmesini de hatırlatan Diamantopoulos, devletlerin tarihsel olayları resmî olarak tanımasının toplumsal olgunlaşmanın bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
LOZAN ANTLAŞMASI’NIN 59. MADDESİNE ATIFTA BULUNDU
Diamantopoulos, konuşmasında Lozan Antlaşması’nın 59. maddesine atıfta bulunarak Yunan devletinin Küçük Asya’daki Yunan ordusunun eylemleriyle ilgili ne zaman resmî bir tutum açıklayacağını sordu.
Söz konusu maddenin Yunan ordusunun Anadolu’daki faaliyetleriyle ilgili belirli bir sorumluluk çerçevesi içerdiğini belirten Diamantopoulos, geçmişte yaşanan olayların yalnızca tarihî bir tartışma olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
MÜSLÜMAN KADINLARA YÖNELİK AĞIR SUÇ İDDİALARINI GÜNDEME GETİRDİ
Diamantopoulos, Yunan ordusunun Küçük Asya’daki faaliyetleri sırasında Müslüman kadınlara yönelik kitlesel cinsel saldırılar gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Bazı askerlerin, subayların hoşgörüsü altında kadınlara yönelik ağır şiddet eylemlerinde bulunduğunu iddia eden Diamantopoulos, söz konusu suçların resmen tanınması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında son derece ağır ve sarsıcı iddialara yer veren Diamantopoulos, Yunan devletinin söz konusu eylemlerle ilgili tarihsel sorumluluğunu açık biçimde değerlendirmesi gerektiğini savundu.
“KENDİ SUÇLARINI GÖREN HALK İLERİYE ADIM ATABİLİR”
Diamantopoulos, kendi geçmişindeki suçları görme ve kabul etme gücünü bulan bir toplumun barış ve medeniyet yolunda ilerleyebileceğini ifade etti.
Tarihsel yüzleşmenin bir toplumu zayıflatmayacağını savunan Diamantopoulos, aksine geçmişle hesaplaşmanın demokratik olgunluğun ve toplumsal ilerlemenin göstergesi olduğunu belirtti.




