Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Yeni Patrik bugün saat 14.00’da geliyor

Athenagoras’ın yarınki taç giyme törenine çağrılan Rus, Leh, Bulgar, Yugoslav elçilikleri bu daveti kabul etmediler

Başkan Truman’ın “Mukaddes İnek” adındaki özel uçağı ile Amerika2dan gelmekte olan yeni Rum Ortodoks Patriği Athenagoras, bugün saat 14.00’da Yeşilköy Hava Meydanı’na varacaktır. Patrik şehrimiz işleri gelenleri, Patrikhane heyeti ve Rum cemaati mensupları tarafından karşılanacak, doğruca Fener’e gidecektir. Athenagoras, yarın saat 11.00 ‘da Fener’deki kilisede yapılacak muhteşem bir törenle Patriklik tacını giyecektir. Patrikhane bu tören için ilgililere, kordiplomatiğe ve basın mensuplarına davetiyeler göndermiştir. Yalnız davetiyeler şahsa mahsus olduğundan elçiliklerden törende hazır bulunacak zevatın isimleri istenmiştir. Bu müracaata Rus, Leh, Yugoslav ve Bulgar elçilikleri müstesna, bütün elçilikler temsilcilerinin adlarını bildirmekle cevap vermişlerdir.

Katil Necib’in duruşması

Metresini ve onun dostunu öldüren otel kâtibi, bu suçlarını dünkü celsede itiraf etti

1948 senesinin onuncu ayının ikinci gecesi, Yenikapı ile Kumkapı arasında hat boyunda, Kemal Şahin adında bir askeri, iki gece sonra da Salacak’te evvelce münasebatta bulunduğu Mevlude isminde bir kadını öldürüp, bu kadının çocuğu Nureddin’i öldürmek kastı ile bir set üzerinden deniz kenarına atan Güzel İzmir Oteli Katibi Necib Özdil’in muhakemesine dün Birinci Ağır Ceza Mahkemesinde başlanmıştır. Celsenin açılmasını müteakib samdın hüviyeti tespit edilmiş ve Üsküdar sor­gu hâkimliğinin sevk kararnamesi okunmuştur. Bunda Necib’in Türk Ceza Kanunu’nun 450/9 uncu maddesi (idam) gereğince tecziyesi talep ediliyordu.

Bundan sonra sanığın sorgusuna geçildi. Necib Özdil sorgusunda şunları söy­ledi:“Hadiseden 7-8 ay evvel Sirkeci­’deki Tarhan Palas Oteli’nde katiptim. Mevlude bir gün otele gelerek çalışmak istediğini söyledi. Kabul ettik. Bu hal 4 ay devam etti. Kocasının kendisini erken bırakmadığını söyleyerek otele saat 10.30’da geliyordu. Patron, onun bu geç gelmelerine sinirlenerek kendisi­ni işten çıkarttı. Bunu Mevlude’ye söy­lediğim zaman bana kızdı ve namusuna tecavüz ettiğime dair şayialar çıkaraca­ğını bildirerek beni tehdit etti. Ben de korktum ve kendisine Otelden verdiği­miz yevmiyeyi kendi cebimden vermeğe başladım. Buna mukabil o da çamaşır­larımı yıkıyordu. Bir gün Mevlude ve çocuğu ile Üsküdar’a gittik. Orada ye­dik, içtik, gezdik, eğlendik. Bu arada kendisine nasihat vermek istedim. Be­nim 480 liramı almıştı. Hem de bir aşçı ve bir de boyacı ile münasebatta bulu­nuyordu. Bu hareketlerinin doğru ol­madığını kendisine söyledim. Bana kız­dı ve dinime, imanıma, kitabıma küfür etti. Fena halde kızmıştım. Daima ya­nımda taşıdığım bıçağımı çektim ve kendisiyle boğuşmaya başladık. Bu sırada çocuk da annesinin eteğini tutuyordu. Mevlude’ye kaç defa vurduğumu bilmi­yorum. Sonra çocuğu da kaybettim. Herhalde o da savrulurken yardan aşağı düşmüştür. İddia edildiği gibi er Kemal Şahin’i ben öldürmedim; Mevlude ile de hususiyetim yoktur. Kendisi ile münase­bette de bulunmadım.”

Bu sırada sanık vekili Nail Tamer ayağa kalktı: “Korkmasın, doğrusunu söylesin. Anladık, karısı ve üç de çocuğu var. Fakat bana böyle söylemedi. Hayatı ile oynamasın” dedi. Necib, Mahkeme Başkanı Nefi Demirlioğlu’nun ısrarı ile er Kemal Şahin’i öl­dürdüğünü itiraf, fakat Mevlude ile olan münasebetini kat’iyetle inkâr etti. Sanık ilk cinayetini de şu şekilde hi­kaye etti: “Asker bana küfretti ve vurdu. Ben de ona sopa ile vurdum. Başına taşla vurduğumu hatırlamıyorum. Fa­kat öldürmek isteseydim bıçağımla vu­rurdum. Sonra Mevlude beni kolumdan çekip götürdü.”