İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki en bilinen girişlerinden biri olan Şam Kapısı’nda tabela değişikliğine gitti. Mescid-i Aksa’nın da yer aldığı surlarla çevrili Eski Şehir’e açılan kapıyı gösteren “Şam Kapısı” tabelası kaldırılırken yerine “Antik Kapı” ifadesinin yer aldığı yeni bir tabela yerleştirildi. Arapçada “Bab el-Amud” adıyla bilinen tarihi kapı, yüzyıllardır Kudüs’ün en önemli geçiş noktaları arasında bulunuyor.
KUDÜS VALİLİĞİNDEN TABELA DEĞİŞİKLİĞİNE TEPKİ
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, yaşanan gelişmenin ardından yaptığı açıklamada İsrail makamlarının Kudüs’te cadde, simge yapı ve tarihi mekanların isimlerini değiştirmeye devam ettiğini belirtti. Valilik, söz konusu uygulamaların geleneksel Arapça yer adlarının değiştirilmesi ve kentin kültürel görünümünün yeniden şekillendirilmesi yönündeki politikanın parçası olduğunu savundu.
“ARAP MİRASINI SİLMEYİ AMAÇLIYOR” AÇIKLAMASI
Kudüs Valiliği, İsrail’in isimlendirme politikasının kentteki Arap mirasını görünmez hale getirmeyi ve tarihi yer adlarının yerine İbranice isimleri öne çıkarmayı amaçladığını ileri sürdü. Açıklamada, kapıların, sokakların ve önemli yapıların isimlerinin değiştirilmesinin Kudüs’ün Arap, İslam ve Hıristiyan mirasına yönelik bir müdahale olduğu ifade edildi. Söz konusu değerlendirmeler Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinin açıklamasına dayanıyor.
ŞAM KAPISI TABELASI KALDIRILDI
Valiliğin aktardığı bilgilere göre İsrail makamlarına bağlı ekipler, Eski Şehir’in sembol girişlerinden Şam Kapısı’nı gösteren mevcut tabelayı kaldırdı ve yerine yeni bir tabela yerleştirdi. Türkçe haber kaynaklarında tabeladaki yeni ifade “Antik Kapı” olarak aktarılırken Anadolu Ajansının İngilizce servisinde ifade “Old Gate” şeklinde yer aldı. Her iki aktarımda da değişikliğin Şam Kapısı’nın geleneksel adını taşıyan tabelanın kaldırılmasıyla gerçekleştiği bildirildi.
VALİLİK: GEÇİCİ BİR İDARİ İŞLEM DEĞİL
Kudüs Valiliği, tabela değişikliğinin sıradan veya geçici bir idari düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Valilik açıklamasında uygulamanın Kudüs’ün kentsel ve kültürel görünümünü değiştirmeyi hedefleyen daha geniş bir sürecin parçası olduğu öne sürüldü. İsrail makamlarından Valiliğin söz konusu suçlamalarına ilişkin aktarılan haberlerde ayrı bir açıklamaya yer verilmedi.
ŞAM KAPISI ESKİ ŞEHİR’İN EN BİLİNEN GİRİŞLERİNDEN BİRİ
Kudüs’ün surlarla çevrili Eski Şehir bölgesinde bulunan Şam Kapısı, kentin başlıca tarihi girişleri arasında yer alıyor. Eski Şehir’in kuzey tarafındaki kapı, Müslüman Mahallesi’ne ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu bölgeye ulaşım sağlayan önemli güzergâhlardan biri olarak kullanılıyor. Kapı Arapçada “Bab el-Amud”, İbranicede ise “Sha'ar Shechem” adıyla biliniyor.
“BAB EL-AMUD” ADI ROMA DÖNEMİNE UZANIYOR
Şam Kapısı’nın Arapçadaki “Bab el-Amud” adı “Sütun Kapısı” anlamına geliyor. Adın, Roma döneminde kapının iç tarafındaki meydanda bulunan bir sütundan kaynaklandığı belirtiliyor. Tarihi kaynaklar, bölgede Roma döneminden kalma daha eski bir kapı ve yapı kalıntılarının bulunduğunu, günümüzde görülen Osmanlı yapısının ise daha eski katmanların üzerine inşa edildiğini gösteriyor.
HADRIANUS DÖNEMİNE AİT İZLER BULUNUYOR
Şam Kapısı’nın altında ve çevresinde Roma dönemine ait mimari kalıntılar bulunuyor. Michigan Üniversitesi bünyesindeki tarihsel görüntü veri tabanında, günümüzdeki kapının yanında erken Roma dönemine ait bir girişin bulunduğu ve üzerindeki yazıtın yapıyı İmparator Hadrianus döneminde kurulan Aelia Capitolina ile ilişkilendirdiği belirtiliyor. Roma dönemindeki yapının Miladi 2’nci yüzyıla uzanan bölümleri günümüzdeki kapının altında görülebiliyor.
BUGÜNKÜ ŞAM KAPISI OSMANLI DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ
Şam Kapısı’nın günümüzdeki mimari yapısı Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman döneminden kalıyor. Kudüs surlarının kapsamlı biçimde yeniden inşa edildiği 16’ncı yüzyılda yapılan kapı, yaklaşık 1537-1538 dönemine tarihleniyor. Taş duvarları, kuleleri, mazgalları ve kemerli ana geçidiyle günümüze ulaşan yapı, Eski Şehir sur sisteminin en tanınan bölümlerinden biri olmayı sürdürüyor.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNİN KUDÜS MİRASI
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs’ün surları kapsamlı biçimde yenilendi ve yıkılmış bölümlerin yeniden inşası gerçekleştirildi. Şam Kapısı da söz konusu Osmanlı imar faaliyetleri sırasında bugünkü biçimini kazandı. Kapının mevcut taş cephesi ve savunma amaçlı mimari unsurları, 16’ncı yüzyıldaki Osmanlı yapı çalışmalarının parçası olarak günümüze ulaştı.
DOĞU KUDÜS 1967’DEN BU YANA İSRAİL İŞGALİ ALTINDA
İsrail, 1967’deki Altı Gün Savaşı sırasında Doğu Kudüs’ü ele geçirdi ve daha sonra bölgeyi kendi idari sınırlarına dahil etti. İsrail, Kudüs’ün tamamını başkenti olarak kabul ederken Filistinliler Doğu Kudüs’ü gelecekte kurulmasını hedefledikleri Filistin devletinin başkenti olarak görüyor. İsrail’in Doğu Kudüs üzerindeki ilhak ve egemenlik iddiası uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor.
BM GÜVENLİK KONSEYİNİN 478 SAYILI KARARI
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1980 tarihli 478 sayılı kararı, İsrail’in Kudüs’ün statüsüne ilişkin çıkardığı “Temel Yasa”yı tanımadığını ortaya koydu ve Kudüs’ün karakteri ile statüsünü değiştirmeyi amaçlayan önlemlerin hukuki sonuç doğurmadığını belirtti. Birleşmiş Milletler çerçevesindeki uluslararası hukuk yaklaşımında Doğu Kudüs, işgal altındaki Filistin topraklarının parçası kabul ediliyor. Sivillerin korunmasını düzenleyen Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin de işgal altındaki Filistin topraklarında uygulanabilir olduğu BM organlarının kararlarında tekrarlanıyor.
TABELA DEĞİŞİKLİĞİ KUDÜS’TEKİ İSİMLENDİRME TARTIŞMASINI YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ
Şam Kapısı’nın geleneksel adını gösteren tabelanın kaldırılması, Kudüs’teki tarihi mekanların isimlendirilmesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kudüs Valiliği değişikliği kentin kültürel ve tarihi kimliğine yönelik daha geniş bir politikanın parçası olarak değerlendirirken olayın merkezinde Eski Şehir’in yüzyıllardır kullanılan en önemli girişlerinden biri bulunuyor.





