ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakereler kapsamında hazırlanan olası anlaşmaya ilişkin son değerlendirmeyi yapmak üzere Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda kurmaylarıyla toplantı gerçekleştirdi. ABD ve İran heyetlerinin ateşkesin uzatılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlatılmasını amaçlayan 60 günlük bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaştığı belirtilirken, nihai kararın Trump tarafından verilmesi bekleniyordu.

Yaklaşık iki saat süren kritik toplantının ardından herhangi bir karar açıklanmadı. Beyaz Saray da görüşmeye ilişkin resmi bir değerlendirme paylaşmadı.

TRUMP ANLAŞMA İÇİN ŞARTLARINI AÇIKLADI

Toplantı öncesinde Truth Social hesabından açıklama yapan Donald Trump, Durum Odası’nda nihai kararı vermek üzere toplantıya katılacağını duyurdu. Trump, olası anlaşmanın temel koşullarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

ABD Başkanı, İran’ın hiçbir şekilde nükleer silah veya nükleer bomba sahibi olmayacağını kabul etmesi gerektiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücret, kısıtlama veya engel olmadan derhal deniz trafiğine açılması gerektiğini belirten Trump, İran’ın boğaza döşediği iddia edilen mayınların kaldırılmasını da şartlar arasında sıraladı.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE URANYUM STOKLARI GÜNDEMDE

Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik uyguladığı ablukanın kaldırılacağını ve bölgede bekleyen gemilerin yeniden seyre başlayabileceğini söyledi.

İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarına da değinen Trump, söz konusu materyalin ABD tarafından çıkarılarak İran ile koordinasyon içinde imha edileceğini ifade etti.

Trump ayrıca, olası anlaşma kapsamında yeni bir duyuru yapılıncaya kadar herhangi bir para transferi gerçekleştirilmeyeceğini belirtti. Açıklama, İran’a yönelik ekonomik rahatlama veya yaptırım hafifletme adımlarına ilişkin değerlendirmelere neden oldu.

ABD BASINI: NİHAİ KARAR VERİLMEDİ

Amerikan basınında yer alan haberlerde, Durum Odası’ndaki toplantının yaklaşık iki saat sürdüğü aktarıldı.

New York Times gazetesi, üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Trump’ın İran ile olası anlaşmaya ilişkin nihai kararını vermediğini yazdı. Haberde, görüşmelerin ardından herhangi bir sonuç açıklanmadığı belirtildi.

İRAN'DAN TRUMP'IN AÇIKLAMALARINA TEPKİ

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Trump’ın açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran ile ABD arasında mesaj alışverişinin sürdüğünü belirten Bekayi, henüz nihai bir uzlaşmaya varılmadığını söyledi.

Trump’ın İran’ın nükleer silah sahibi olmaması gerektiği yönündeki açıklamasına tepki gösteren Bekayi, İran’ın kararlarını kendi ulusal çıkarları doğrultusunda aldığını ifade etti. İranlı sözcü, yabancı ülkelerin İran’a yönelik “şöyle olmalı, böyle olmalı” şeklinde bir dil kullanma hakkına sahip olmadığını savundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun telefonda görüştü
İçeriği Görüntüle

ABLUKA TARTIŞMASI

Bekayi, Trump’ın ABD’nin İran limanlarına yönelik uyguladığı ablukanın kaldırılacağı yönündeki açıklamalarını da değerlendirdi.

İranlı yetkili, ablukanın başından itibaren hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, uygulamanın hem ateşkesi ihlal ettiğini hem de uluslararası deniz taşımacılığına müdahale anlamına geldiğini söyledi. Söz konusu uygulamanın gerçekten kaldırılıp kaldırılmayacağının ABD’nin atacağı adımlarla görüleceğini belirten Bekayi, açıklamaların propaganda amacı taşıyabileceğini ifade etti.

Bekayi ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın İran ve Umman karasularında bulunduğunu hatırlatarak, boğazın yönetimine ilişkin mekanizmaların iki ülkenin güvenlik ve ulusal çıkarlarını koruyacak şekilde belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

NÜKLEER MÜZAKERELERDE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, mevcut aşamada önceliklerinin çatışmaların sona erdirilmesi olduğunu belirterek, nükleer konuların teknik ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir müzakerenin henüz yürütülmediğini söyledi.

Taraflar arasında diplomatik temasların devam ettiği belirtilirken, olası anlaşmanın içeriği ve uygulanmasına ilişkin detayların netleşmediği ifade edildi.

KRİZİN ARKA PLANI

ABD ile İran arasındaki gerilim, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’yi 2018 yılında İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekmesiyle yeni bir boyut kazanmıştı. Washington yönetiminin uyguladığı ağır yaptırımların ardından İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmıştı.

İki ülke arasındaki kriz, Trump’ın 2025 yılında yeniden başkan seçilmesinin ardından daha da derinleşti. 2026 yılı Şubat ayında ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik düzenlenen geniş çaplı hava operasyonunun ardından bölgedeki gerilim tırmandı.

İran, gelişmelere karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nı ulaşıma kapatırken, ABD de Nisan 2026’da İran limanlarına yönelik deniz ablukası başlattı. Süreç, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara neden oldu.

Daha sonra taraflar, Pakistan’ın arabuluculuğunda geçici ateşkes ilan ederek müzakere masasına dönme konusunda mutabakata vardı.