Osmanlı'da gayrimüslimlerin askere alınması meselesi Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla başka bir boyut kazandı.
Cemaat reislerine gönderilen tezkerelerin cevapları da bu dönemde gelmeye başlamıştır. Yahudi cemaati lideri Hahambaşı Naum Efendi sadarete gönderdiği cevapta askerlik görevini getirmeye hazır olduklarını ifade etmiş yalnız birliklere rahip atanırsa kendilerinin de haham atamak istediklerini ve dini bayramlarda Yahudilere izin verilmesini talep etmiştir.
II.Meşrutiyet'in ilanı ile beraber Osmanlıcılık yani tüm Osmanlı vatandaşlarının eşitliği daha fazla gündeme geldi. Hatta bu sefer gayrimüslimler de askerlik yapmak istediklerini ifade etmeye başladılar. Bu çerçevede 1908 yılında Heyet-i Vükela bir tezkere hazırlayarak gayrimüslim cemaat liderlerine iletmiş ve görüşlerini almıştır. Ancak 31 Mart vakasının ortaya çıkardığı devlet idaresindeki gerginlik bu çalışmaların da yavaşlamasına sebep olmuştur.
31 Mart vakasının etkileri ortadan kalkmaya başlayınca 12 Temmuz 1909 da Meclisi Mebusan bedeli askeriyenin ( bedeli nakdi ) kaldırılması ile ilgili tasarıyı kabul etti. Bu şekilde tüm Osmanlı vatandaşlarının askerlik yapmasının önü açıldı. Hükümet yeterli hazırlığı yapmadığından dolayı kanunun uygulanmasını belli bir süre ertelemek istediyse de meclis bunu kabul etmedi. Ancak bir orta yol bulunarak yeni askerlik kanunu hazırlanana kadar bedeli nakdi hakkı saklı tutuldu. Bu süre içinde isteyen gayrimüslimler askere alınacaktı.
Osmanlı Devleti'nin son döneminde müslim- gayrimüslim eşitliğinin sağlanması çalışmaları Tanzimat Fermanı ile başlamış Islahat Fermanı ile devam etmiştir. Vatandaş haklarında yapılan eşitlikçi düzenlemelerin bir sonucu olarak sorumluluklarda da eşitlik gündeme gelmiştir. 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanına kadar cizye vergisi vererek askerlik yapmayan gayrimüslim halk için Islahat Fermanında askerlik yükümlülüğü getirilmiştir. Getirilen bu yeni düzenleme ise uygulanamadı ve Bedel-i Nakdi adı verilen bir bedel karşılığı gayrimüslimler askerlikten muaf tutuldular.
Rum Ortodoks patriği ise, askeri birliklerde papazların görevlendirilmesini, dini bayramların kutlanmasına izin verilmesini, Hristiyanların ayrı birliklerde görevlendirilmesini, yeterli şartları taşıyan Hristiyan gençlerin Harbiye'ye kabul edilmelerini istemiştir.
Bu çerçevede yapılan müzakerelerin sonunda 1 Kasım 1909 tarihinde Beyazıt meydanında büyük bir tören yapılarak askerlik ile ilgili yapılan yeni düzenlemelerin bulunduğu nizamname okundu. Bu törene gayrimüslim cemaat liderleri de katıldı.