ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Çin tarafından yaptırım altında bulunmasına rağmen Donald Trump’ın Pekin ziyaretine katılması, diplomatik çevrelerde dikkat çeken bir yöntemle mümkün oldu. Çin yönetimi, Rubio’nun soyadının Çince yazımını değiştirerek resmi kayıtlarda ABD’li bakanı “Marco Lu” adıyla kabul etti.

Pekin yönetiminin uyguladığı yöntem sayesinde Çin’in Rubio’ya yönelik yaptırımları teknik olarak yürürlükte kalırken, ABD’li bakanın diplomatik ziyaret gerçekleştirmesinin önü açıldı. Çinli yetkililer, Rubio’nun soyadındaki ilk heceyi farklı bir Çince karakter kullanarak “Lu” şeklinde kayda geçirdi.

KELİME OYUNUYLA DİPLOMATİK FORMÜL

Çin yönetiminin tercih ettiği yöntem, yaptırımları resmen kaldırmadan diplomatik temasların sürdürülmesini sağlayan bir “kelime oyunu” olarak değerlendirildi. Resmi belgelerde kullanılan farklı karakter sayesinde Rubio’nun yaptırım listesinde yer alan isimle birebir eşleşmesi engellendi.

Pekin yönetimi mart ayında yaptığı açıklamada, Rubio’nun Donald Trump ile birlikte Çin’e gelmesi halinde yaptırımların esnetilebileceğinin sinyalini vermişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, yaptırımların Rubio’nun ABD Senatosu dönemindeki Çin karşıtı açıklamaları ve faaliyetleri nedeniyle uygulandığını belirtmişti.

Şi, Trump'ın yüzüne söyledi: Çatışma çıkar!
Şi, Trump'ın yüzüne söyledi: Çatışma çıkar!
İçeriği Görüntüle

RUBIO’YA YÖNELİK YAPTIRIMLARIN GEÇMİŞİ

Çin yönetimi, Marco Rubio’yu 2020 yılında iki kez yaptırım listesine aldı. Pekin’in kararında Rubio’nun Hong Kong’daki demokrasi yanlısı protestolara verdiği destek ve Çin’in bölgedeki politikalarına yönelik eleştirileri etkili oldu.

Küba kökenli Amerikalı siyasetçi olan Rubio, Çin’in Sincan bölgesindeki Uygur Türklerine yönelik uygulamalarına ilişkin açıklamalarıyla da Pekin yönetiminin tepkisini çekmişti.

UYGUR TÜRKLERİNE DESTEK AÇIKLAMALARI

Rubio, ABD Kongresi’nde 2021 yılında kabul edilen “Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası”nın destekçileri arasında yer aldı. Yasa kapsamında şirketlerin Çin’in Sincan bölgesinden ithal edilen ürünlerin zorla çalıştırma sonucu üretilmediğini kanıtlaması zorunlu hale getirildi.

Rubio, söz konusu dönemde yaptığı açıklamada, birçok şirketin tedarik zincirlerini temizlemek için adım attığını belirtmiş ve gerekli önlemleri almayan şirketlerin Amerikalıları farkında olmadan zulüm ve soykırımın ortağı haline getirmeye devam edemeyeceğini ifade etmişti.