Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, salı günü basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Papa XIV. Leo'nun Donald Trump’ın sözde “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini geri çevirdiğini bildirdi. Papa'nın söz konusu girişimle ilgili çeşitli çekinceleri bulunduğunu kaydeden Parolin, bu nedenle katılım sağlanmayacağını ifade etti.

KRİTİK MESELELER VE BM'NİN ROLÜ

Girişime dair çekinceleri detaylandıran Parolin, “Bizim için çözülmesi gereken bazı kritik meseleler var” ifadesini kullandı. Uluslararası arenadaki kriz durumlarının yönetiminde önceliğin Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde olması gerektiğini vurgulayan Parolin, “Endişelerimizden biri, uluslararası düzeyde bu kriz durumlarını her şeyden önce BM'nin yönetmesi gerektiği. Bu, ısrar ettiğimiz noktalardan biri” şeklinde konuştu.

KURULUN KAPSAMI VE HARCAMA İDDİALARI

Donald Trump, başlangıç aşamasında Gazze'deki ateşkesi denetlemek ve Hamas ile İsrail arasındaki çatışmanın ardından bölgenin yeniden inşasını koordine etmek amacıyla tasarlanan kurula çok sayıda dünya liderini davet etti. Süreç içerisinde kapsamı genişletilen kurulun, küresel anlaşmazlıkların çözümü için uygun bir zemin olacağı savunuldu. Bazı çevrelerce bu adım, Trump'ın daha önce işlevsizlikle eleştirdiği BM'ye alternatif çok taraflı bir forum oluşturma çabası olarak nitelendiriliyor.

Parolin, ocak ayında yaptığı açıklamada davetin incelendiğini belirtmiş, mali bir katılım talebinin bulunmadığını söylemişti. Öte yandan Donald Trump, kurulun Gazze'nin yeniden inşası için şimdiden 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüdü aldığını iddia ediyor.

Diyanet'ten "Ramazan hilali" açıklaması
Diyanet'ten "Ramazan hilali" açıklaması
İçeriği Görüntüle

KATILIMCI LİSTESİNDEKİ İSİMLER TARTIŞMA YARATTI

Kurulun üye yapısı uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Avrupa hükümetleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davet edilmesine tepki gösterirken, Arap devletleri de Gazze'deki can kayıpları nedeniyle Binyamin Netanyahu'nun listede yer almasını eleştirdi. Eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'ın yürütme kurulunda görev alacak olması da Irak Savaşı'ndaki rolü sebebiyle tepki çeken bir diğer unsur oldu. Tartışmalara rağmen Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de aralarında bulunduğu onlarca ülke kurula katılma sözü verdi.

PAPA VE TRUMP ARASINDAKİ GÖRÜŞ AYRILIKLARI

İlk Amerikalı papa olarak seçilen Leo, görev süresi boyunca Donald Trump'ın politikalarına yönelik eleştirileriyle gündeme geldi. Geçen yıl ekim ayında göçmenlik politikalarını hedef alan Papa, “Kürtaj karşıtı olduğunu söyleyen ama Birleşik Devletler'deki göçmenlere yapılan insanlık dışı muameleyi onaylayan biri, bunun yaşam yanlısı olup olmadığını bilmiyorum” açıklamasında bulunmuştu.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt ise bu ifadelere, “Bu yönetim altında Birleşik Devletler'de yasadışı göçmenlere insanlık dışı muamele yapıldığı iddialarını reddediyorum” sözleriyle karşılık vermişti.

DİPLOMASİ VE SAVAŞ UYARISI

Papa XIV. Leo, kasım ayında ABD'li piskoposların göçmenlik konusundaki eleştirilerine destek vererek, adalet sisteminin ve insan onurunun korunması gerektiğini savundu. Ocak ayında yaptığı konuşmada ise küresel çapta artan çatışma eğilimlerine dikkati çeken Papa, “Diyaloğu teşvik eden ve tüm taraflar arasında uzlaşma arayan bir diplomasi, yerini kuvvete dayalı bir diplomasiye bırakıyor. Savaş yeniden moda oldu ve savaş hevesi yayılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Independent