ABD ve İsrail’in hava saldırılarıyla başlayan askeri hareketliliğin 5. gününde, Tahran yönetiminden diplomatik çözüm arayışlarına ilişkin sert bir açıklama geldi. Hayatını kaybeden İran dini lideri Ali Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Washington yönetimine duyulan güvenin tamamen sarsıldığını ifade etti. Muhammed Muhbir, mevcut şartlar altında ABD ile herhangi bir müzakere masasına oturma niyetlerinin bulunmadığını vurgulayarak, karşı tarafın asıl hedefinin ülkeyi işgal etmekten ziyade bölgesel bazda parçalamak olduğunu ileri sürdü.

İran'ın savunma kapasitesine dair değerlendirmelerde bulunan Muhammed Muhbir, ülkesinin saldırılara karşı uzun süreli bir direnç gösterme gücüne sahip olduğunu belirtti. Geçmişteki 8 yıllık Irak savaşı dönemini hatırlatan Muhammed Muhbir, İran’ın askeri stratejisini gerektiği takdirde savaşı uzun yıllara yayacak şekilde kurgulayabileceğini kaydetti. Tahran’dan yükselen bu açıklamalar, bölgedeki askeri gerilimin kısa vadede diplomatik bir zemine taşınmasının önündeki engelleri bir kez daha teyit etti.

DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ'DEN TRUMP'A İHANET SUÇLAMASI

Diplomatik gelişmelere ilişkin bir diğer önemli açıklama ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den geldi. Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer müzakere süreçlerini ve uluslararası diplomasiyi "karmaşık bir gayrimenkul ticareti" gibi basite indirgediğini savundu. Donald Trump’ın gerçek dışı beklentilerle hareket ettiğini ifade eden Abbas Arakçi, mevcut yönetimin müzakere masasını "bombalayarak" hem küresel diplomasiye hem de kendisine yetki veren Amerikan halkına ihanet ettiğini iddia etti.

Kullanılacak yeni Kürtler aranıyor! Trump İran için Barzani ve Talabani ile görüştü
Kullanılacak yeni Kürtler aranıyor! Trump İran için Barzani ve Talabani ile görüştü
İçeriği Görüntüle

SAVAŞIN 5. GÜNÜNDE CEPHE HATTI GENİŞLİYOR

Askeri sahadaki hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar, krizin bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırmaya devam ediyor. İran makamları, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilme sürecinden bu yana devam eden güven bunalımının, askeri operasyonlarla birlikte geri dönülemez bir noktaya ulaştığını savunuyor. Uluslararası toplumun ateşkes ve diyalog çağrılarına rağmen, Tahran'ın "müzakere yok" çıkışı, askeri operasyonların şiddetini artırabileceği yönündeki endişeleri beraberinde getiriyor.