Türkiye, 22 yıl sonra yeniden bir NATO liderler zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek zirve, İttifak'ın son yıllardaki en kritik toplantılarından biri olarak değerlendiriliyor. Anadolu Ajansının hazırladığı dosya habere göre zirve, NATO'nun "3.0" olarak tanımlanan yeni dönüşüm evresinin şekillenmesinde belirleyici olacak.
NATO'nun üç dönüşüm evresi neyi kapsıyor?
NATO uzmanları, İttifak'ın 1949'daki kuruluşundan bu yana geçirdiği süreci üç ana evreye ayırıyor. Bu evreler sırasıyla savunma odaklı Soğuk Savaş dönemi, kriz yönetimine evrilen 11 Eylül sonrası dönem ve şimdi yeniden kolektif savunmaya dönüşü ifade ediyor.
2004'te İstanbul'da düzenlenen zirve, İttifak'ın "2.0" olarak adlandırılan dönüşümünü kurumsallaştırmıştı. Ankara Zirvesi'nin ise Rus tehdidinin yeniden belirginleştiği ve büyük güç rekabetinin öne çıktığı "3.0" döneminin dönüm noktası olması bekleniyor.
NATO 1.0 ve 2.0 dönemlerinde neler yaşandı?
İttifak'ın ilk versiyonunda temel öncelik, tek ve açık bir tehdide karşı savunmaydı. Bu dönemde NATO, büyük ve sabit konuşlu askeri güçlere sahip bir yapı olarak konumlanmıştı ve Sovyetler Birliği'nin saldırganlık ihtimalini caydırmıştı.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla tehdit algısı değişen NATO, kriz yönetimi ve ortaklık geliştirmeye yöneldi. 2004 İstanbul Zirvesi bildirisinde İttifak'ın küresel güvenlik kapasitesine evrildiği teyit edilmişti. 11 Eylül sonrasında terörle mücadele ve Afganistan misyonu, bu dönemin öncelikleri arasına girmişti.
NATO 3.0 ile ne değişecek?
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi'nin öncelikli hedefinin "NATO 3.0"ı inşa etmek olacağını açıkladı. Bu vizyonun temelinde, İttifak içindeki külfet paylaşımının daha adil dağıtılması talebi yer alıyor.
ABD yönetiminin ortaya attığı yeni model, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderlik üstlenmesini öngörüyor. Buna karşılık ABD, nükleer şemsiye güvenliği ve stratejik liderlik rolünü sürdürmeyi planlıyor. Washington yönetimi, Avrupa'ya sağladığı asker ve yetenek desteğinde kademeli bir azalmayı değerlendiriyor.
Türkiye'nin NATO içindeki rolü nasıl değişti?
2004'teki İstanbul Zirvesi'nde Türkiye, ağırlıklı olarak coğrafi konumu ve terörle mücadeledeki katkısıyla ön plana çıkıyordu. Afganistan operasyonları için kritik bir lojistik merkez olması, bu dönemdeki önemini artıran unsurlardan biriydi.
2026 Ankara Zirvesi'ne gelindiğinde ise Türkiye'nin konumu çok daha geniş bir güvenlik çerçevesinde değerlendiriliyor. Karadeniz'e açılan en önemli müttefik olmasının yanında, ülkenin arabuluculuk kapasitesi ve gelişen savunma sanayisi de dikkat çekiyor.
Değerlendirmelere göre Türkiye'nin rolü, "bölgesel güvenlik sağlayıcısından" çok boyutlu stratejik müttefik konumuna evrilmiş durumda. Bu dönüşüm, Ankara Zirvesi'nin İttifak açısından taşıdığı önemi bir kat daha artırıyor.
Sonuç: Zirveden ne bekleniyor?
Ankara Zirvesi'nin, NATO 3.0 vizyonunun somut çerçevesini ortaya koyması bekleniyor. Külfet paylaşımı, savunma harcamaları ve Avrupa'nın rolü, zirvenin gündemindeki başlıca maddeler arasında yer alacak. Gelişmeler netleştikçe konuya dair güncellemeler haberimize eklenecek.





