Diyarbakır'a neden Amed denir? Diyarbakır mı Amed mi? Gerçek ismi veya tarihte Diyarbakır'ın gerçek adı nedir?
Son dönemlerde başta Bursa'da oynanan Bursaspor - Amedspor maçında yaşananlarla birlikte bir kez daha Amed adı gündeme geldi.
Tartışma devam ederken en son MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de tartışmaya dahil olarak, "Amed diye bir yer yok" dedi. Peki, Diyarbakır'a neden Amed denir? Diyarbakır mı Amed mi?
DİYARBAKIR'A NEDEN AMED DENİR?
Diyarbakır ifadesi resmi tarih ve normal vatandaşlar tarafından hiçbir siyasi veya tarihi düşünce dahil edilmeden kullanılan bir isimdir.
Amed ismi ise başta terör örgütü PKK tarafından sık sık kullanılması sonrasında siyasallaşmış bir isim olarak öne çıkıyor. Oysa şehrin en eski ismi gerçekten de Amed'dir.
Bir mânâyı ifade eden isimler şehirlere verilir, eğer halk tarafında kabul görmüşse hep bu isimle anılır.
Tarihin en eski şehirlerinden biri olan Diyarbakır, Dicle havzasının yukarı kesiminde, nehir’in sağ yakasında denizden 650 metre yükseklikte bir platoda, önemli ticaret ve ulaşım yolları kavşağında kurulmuştur.
Irak ve İran’ı Akdeniz ve Karadeniz’e bağlayan yolların kavşağında kurulan şehirin milâttan önce 2300’den beri bir yerleşim merkezi olduğu düşünülür.
Dünyanın ikinci büyük kalesi’nin bir kısmının milâttan önce dördüncü yüzyıldan kaldığı sanılmaktadır.
Milâttan sonra 349’da Roma imparatoru 2. Konstantinos, Sasanilere karşı şehrin etrafını surlarla çevirerek burasını bölgenin askerî ve idarî merkezi haline getirmiştir.
Şehrin ismine gelince farklı rivayetlerde Amidi veya Amedi olarak kullanıldığı gerçeğidir.
Osmanlı döneminde Diyarbakır genelde Amida veya Kara Amid olarak anılırken beyler beyliği döneminde bu bölge Diyar Bakr veya Diyar-ı Bekr ismiyle anılmıştır.
Bu yüzden bir kısım vatandaşların Amed ismine duydukları öfkeyi anlayamıyorum. Halbuki bu kesimlerin Osmanlı sevgi ve hassasiyetleri olduğu bir gerçektir. Şöyle biraz araştırma yapsalar, Amed isminin Osmanlı dönemi Diyarbakır ili için kullanıldığını öğrenirlerdi. Ermenilerin ise Amed ismini kullanmadıkları gibi, bu ismi Diyarbakır’a onların vermediği de gayet açıktır. Tam teyit edilmese de Ermenilerin bu bölgeye Tigrakent dedikleri düşünülüyor.
M. Ö. 87-85 Büyük Tigran elde ettiği büyük başarılarla “Krallar Kralı” unvanı alır. Büyük Ermenistan devletini kurar. Kuzey Mezopotamya, Mignodia, Osroyeno (Yedisa, Urfa) Adiabane ve bir çok yeri alır. Yeni kurduğu devletin başşehrini Tigrankent yapar. (Türkçe çev. Diran lokmagzyan)
VII. YY. kaynaklarda geçtiği tesbit edilen Diyar-ı Bekır ismi ise Osmanlı hakimiyeti Diyarbekir şeklini alarak Amid şehri ve sancağı merkez olmak üzere teşkil edilen beyler beyliğinin adı olmuştur. (Diy. ans. 9 cilt. 465)
Bölge genelde Diyar-ı Bekir olarak bilinirken, il merkezi ismi olarak da “Amid” veya “Kara Amid” kabul görmüştür.
Evliya Çelebi: ”Acem’ler bu bölgeye Diyarı Bikr (kız şehri) diyorlardı. Şehir merkezinde güzelliği ile meşhur “Amida” isminde bir kadının hükümdarlık etmekte olduğu ve onun ismi ile şehrin anıldığı da söylenmektedir. Yine şehrin surlarının Hz. Yunus aleyhisselâm tarafından kalkan biçiminde çizildiği ve bu kadın tarafından ilk surların yapıldığı düşünüldüğünde mantıklı gelir.
Asur hükümdarı Adad-Nirari I (M. Ö. 1320-1281)’den kalma bir kılıç kazasında yazılı olan Amidi veya Amedi (josef Sandalgan), yine aynı ad, M. Ö. 800, 762, 726 ve 705 yıllarında kullanıldığı kabul edilmektedir.
Asur valilerin isimlerin bildirildiği belgelerde de bu adın olması, yine bölgenin ilk egemen medeni halkı Subaru (hurilerde) bu ismi kullanmaları, Arapça eserlerde de Amed olarak geçmesi, Diyarbakır’ın ilk isminin Amidi veya Amedi olduğu fikrini pekiştirmektedir.
Romalılar zamanında 349 yılında yapılan onarımda şehre “Augusta” ismi verilmişse de tutulmamış ve kısa bir sürede unutulmuş tekrar Amidi diye anılmıştır. (Gregory ebul farecr çev. Ömer Rıza Doğrul. Ttk. Yayını.)
Hafid Efendi, (Diyarbekir) adının “Darabkerd”ten geldiğini söyler. (Mehmet Hafid. Diy. Tar. Cilt 1 say. 5)
Cebrail Aydın’a göre “Diyarbekir”adı, Urfa kralı “Bukro”nun ismine izafeten “Diyar-i Bukro” olduğunu söyler.
Bir başka rivayette: Müslüman Araplar bölgeyi fethettikten sonra, Rabia Arapları’nın iki büyük kabilesinden biri olup Dicle kenarında yaşayan Bekir b. Vail kabilesinin yayıldığı topraklara verilen Diyar Bekr veya Diyar-ı Bekir adına dayanır. Bu şehre değil bölgeye verilen isimdir.
Türk Dil Kurumu M. Kemal’in talimatıyla oluşturulan komisyonca 1938 yılında bu güzel ilimize Diyarbakır ismini resmen vermiştir. Osmanlı İmparatorluğunun ortadan kaldırılması ve bölge ismi olan Diyarıbekir isminin Diyarbakır olarak ile verilmesi toplum tarafından kabul görmüş ve benimsemiştir.
Son dönemlerde siyasî bir söylem olarak karşımıza çıkan Amed ismi de, Diyarbakır ismi olduğunu Osmanlı döneminde burası bu isimle anıldığını Ermenilikle hiçbir alâkası olmadığı bir gerçektir. Türk ve Kürt halkı tarih boyunca beraber yaşamış, savaşmamış birlikte hareket etmiş ve Osmanlı imparatorluğunu gönüllü olarak kabul etmiş ve beyler beyliği unvanını almıştır.
İnşallah önümüzdeki yazılarda bu konunun detaylarını yazmaya devam edeceğim.