ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlayan askeri hareketlilik, karşılıklı füze atışları ve bölgedeki ABD üslerinin hedef alınmasıyla topyekün bir savaşa dönüştü. Çatışmaların altıncı gününde ABD Başkanı Donald Trump, İran sınırları içerisinde faaliyet gösteren ayrılıkçı Kürt gruplara hitaben dikkat çekici bir mesaj yayımladı. Trump, yaptığı açıklamada söz konusu grupların İran'a yönelik saldırı düzenleme ihtimaline değinerek, "Bunu yapmak isterlerse harika olur" ifadesini kullandı. Beyaz Saray’dan gelen bu açıklama, bölgedeki etnik dinamiklerin savaşın seyri üzerindeki etkisi konusundaki tartışmaları alevlendirdi.
Söz konusu açıklamaların ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu’daki çatışmaların merkezinde Kürt coğrafyasının yer aldığını belirten Bakırhan, geçmişte Irak ve Suriye'de yaşanan süreçlerin bugün İran’da tekerrür ettiğini ifade etti. Kürtlerin hiçbir küresel gücün taşeronu veya silahlı gücü olmadığını dile getiren Bakırhan, yürütülen mücadelenin temel hak ve özgürlükler ekseninde olduğunu savundu. Hegemonik güçlerin bölgedeki varlığından önce de Kürtlerin kendi statüleri için sahada olduklarını hatırlatan Bakırhan, dış müdahalelere karşı mesafeli bir duruş sergiledi.
BAKIRHAN’DAN ULUSAL BİRLİK VURGUSU
Nevruz bayramı vesilesiyle yaptığı konuşmada Kürtlerin kendi ulusal birliklerini sağlaması gerektiğini ifade eden Tuncer Bakırhan, Kirmanşah, Erbil, Süleymaniye, Kamışlı, Kobani, Diyarbakır ve Kars gibi şehirlerin tarihsel ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Orta Doğu’da kritik bir süreçten geçildiğini belirten Bakırhan, Kürtlerin bu dönemde daha uyanık olması gerektiğini kaydetti. Sürecin kader belirleyici olduğunu vurgulayan Bakırhan, geçmiş tecrübelere atıfta bulunarak masa başında kandırılmaya ya da emperyal güçlerin kalkanı olup sonradan bir kenara atılmaya izin vermeyeceklerini dile getirdi.
BÖLGESEL SAVAŞ ENDİŞESİ TIRMANDI
İran’ın, topraklarına düzenlenen saldırılara karşılık olarak komşu ülkelerdeki ABD askeri tesislerini bombalaması, çatışmanın sınırları aşarak bölgesel bir nitelik kazanması riskini artırdı. Uluslararası aktörler gerilimin düşürülmesi için itidal çağrılarını yinelerken, Washington ve Tahran hattından gelen sert açıklamalar diplomatik çözüm yollarını daraltıyor. Trump'ın bölgedeki yerel unsurları doğrudan hedef alan çağrıları, İran’ın iç güvenliğini ve sınır hattındaki dengeleri doğrudan etkileyebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki Kürt siyasi hareketleri ise bu süreçte kendi demokratik haklarını koruma ve statü elde etme mücadelesini önceliklendirmeye devam ediyor.




