Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ev sahipliğinde, "BRICS ve Afrika: Karşılıklı Hızlandırılmış Büyüme, Sürdürülebilir Kalkınma ve Kapsayıcı Çok Taraflılık İçin Ortaklık" temasıyla düzenlenen 15. BRICS Zirvesi başladı.
Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nden oluşan BRICS ülkeler grubu, dünya nüfusunun yüzde 40'ından, küresel hasılanın da yüzde 30'undan fazlasına sahip güçlü bir platform olarak öne çıkıyor.
Üç gün sürecek zirve, BRICS'e başvuru yapan 22 ülkenin üyeliğe kabulünün değerlendirilmesi ve ortak para birimine geçiş konularının tartışılması açısından kritik önem taşıyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Hindistan Devlet Başkanı Narendra Modi ve Brezilya Devlet Başkanı Inacio Lula da Silva, Johannesburg kentindeki Sandton Kongre Merkezi'nde düzenlenecek zirveye katılmak üzere Güney Afrika'ya geldi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) hakkında verdiği yakalama kararı nedeniyle zirveye video konferansla katılıyor. Zirvede Putin'i, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov temsil ediyor.
- BRICS ülkeleri arasındaki ticaret 162 milyar dolara ulaştı
Zirvenin açılış programında konuşan Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, BRICS ülkelerinin küresel ekonomideki önemine dikkati çekerek, "BRICS ülkeleri birlikte küresel ekonominin 4'te 1'ini, küresel ticaretin 5'te 1'ini oluştururken, dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlasına ev sahipliği yapıyor." ifadelerini kullandı.
Ramaphosa, 15. yıl dönümünü kutlamakta olan topluluğun üyeleri arasındaki ticaretin geçen yıl 162 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Afrika'nın BRICS açısından önemini vurgulayan Ramaphosa, "Afrika, çeşitli sektörlerde sanayileşme sürecinde büyük fırsatlara sahip bir kıtadır. Afrika, 21. yüzyılda iş başarısını artıracak kritik mineraller açısından zengin bir kıtadır." dedi.
- Zirvenin gündem konuları
BRICS grubu, gerek ekonomik potansiyeli gerekse Batı merkezli sisteme güçlü bir alternatif teşkil etmesi bakımından özellikle gelişmekte olan ülkelerin ilgisini çekiyor.
Güney Afrika, temmuzda BRICS'e katılım için 22 ülkenin resmi başvuru yaptığını, "eşit sayıda" ülkenin de gayriresmi olarak üyeliğe ilgi gösterdiğini duyurmuştu.
Johannesburg'daki zirvede, aralarında BAE, Cezayir, İran, Kazakistan, Mısır ve Nijerya'nın da yer aldığı üyelik başvuruları konusunda somut adımlar atılması bekleniyor.
Zirvenin bir diğer ana gündem maddesini de ABD dolarına rakip olması planlanan "BRICS ortak para birimi" teşkil ediyor.
BRICS'in ekonomik hacmi gözönüne alındığında, ortak para biriminin ABD dolarının küresel hegemonyasını kırması bekleniyor.
Topluluğun en güçlü ekonomisi Çin, ortak para birimi fikrinin en büyük destekleyicisi olarak öne çıkıyor. Güney Afrika gibi görece küçük ekonomiye sahip üyeler ise bu konuda çekimser davranıyor.
PUTİN BRICS ZİRVESİNDE KONUŞTU
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Ekonomideki verimsiz, spekülatif talebin kısıtlanması, sermaye çıkışının kontrol edilmesi ve büyük piyasa katılımcılarının davranışlarının izlenmesi üzerinde çalışmamız gerekiyor.” dedi.
Putin, başkent Moskova'da, Stratejik Kalkınma ve Ulusal Projeler Konseyi Toplantısı'nda konuştu.
Rusya’nın ihracatında Rus rublesinin payının hızla arttığına işaret eden Putin, “Dış ticaretimizde giderek daha fazla ödeme ruble ve dost para birimleriyle yapılıyor. İhracat ödemelerinde rublenin payı son 1,5 yılda yüzde 12’den yüzde 42’ye çıkarak 3 kattan fazla arttı.” dedi.
Bütçeyle ilgili durumun genel olarak istikrara kavuştuğunu ifade eden Putin, “İkinci çeyrekte federal bütçe açığı ilk çeyreğe göre neredeyse 8 kat azalarak 264 milyar ruble (yaklaşık 2,8 milyar dolar) seviyesinde gerçekleşti. Temmuz-eylül döneminde bütçenin fazla vermesi bekleniyor.” diye konuştu.
Dünya Bankası verilerine göre, Rusya’nın 2022’de dünyanın en büyük 5 ekonomisi arasına girdiğini kaydeden Putin, “Dünya Bankası'na göre, Rusya, satın alma gücü paritesinde ve ekonomik hacimde Almanya’yı geride bıraktı.” ifadesini kullandı.
Son dönemde Rus rublesinin dolar ve avro karşısında değer kaybetmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Putin, “Finansal piyasalardaki dalgalanmalar son aylarda önemli ölçüde arttı. Hepimiz bunun farkındayız. Bu tür dalgalanmalar şirketlerin ve vatandaşların yatırım kararı vermesini zorlaştırıyor.” şeklinde konuştu.
Rus yetkililerin bu konuda gerekli adımları atması gerektiğini vurgulayan Putin, “Hükümet ve Rusya Merkez Bankası'nın mevcut araçları daha aktif kullanması ve nesnel durumu dikkate alarak bunlara ince ayar yapması lazım. Ekonomideki verimsiz, spekülatif talebin kısıtlanması, sermaye çıkışının kontrol edilmesi ve büyük piyasa katılımcılarının davranışlarının izlenmesi üzerinde çalışmamız gerekiyor.” dedi.