İspanya’nın Kuzey Afrika kıyısındaki toprağı Ceuta’da yaşandığı belirtilen düzensiz göç hareketliliğine ilişkin dikkat çekici iddialar gündeme getirildi. Sosyal medyada yorumcular tarafından yapılan paylaşımda yaşananların bir göç krizi olmadığı savunularak, sürecin Mossad ve CIA tarafından organize edildiği, Fas yönetiminin ise operasyonun uygulayıcısı olarak hareket ettiği ileri sürüldü. İddialara göre hedef, ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarına koşulsuz destek vermeyi reddeden İspanya hükümetini siyasi, toplumsal ve güvenlik alanlarında baskı altına almak.
Sosyal medya paylaşımında, Ceuta sınırına yönelen insanların “mülteci” olarak değil, İspanya’yı cezalandırmak amacıyla kullanılan “insan koçbaşları” olarak değerlendirildiği görüldü. İspanya’nın, ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir askeri operasyonunda ülkenin güneyindeki Morón ve Rota üslerinin kullanılmasına izin vermediği öne sürülürken, Washington, Tel Aviv ve Rabat yönetimlerinin bunun ardından İspanya’nın Kuzey Afrika sınırını bir baskı aracına dönüştürdüğü iddia edildi.
CEUTA’DA BİNLERCE KİŞİLİK HAREKETLİLİK İDDİASI
Paylaşımda, 30 Temmuz 2026 tarihinde çoğunluğu genç erkeklerden oluşan binlerce düzensiz göçmenin İspanya’nın Kuzey Afrika’daki enklavı Ceuta’ya yöneldiği belirtildi. Yalnızca birkaç gün içerisinde 1.500 ila 2.000 kişinin bölgeye ulaştığı, söz konusu sayının Ceuta nüfusunun yaklaşık yüzde 2’sine karşılık geldiği ileri sürüldü. En az dokuz kişinin ise yüzerek sınırı geçmeye çalışırken hayatını kaybettiği iddia edildi.
Hareketliliğin zamanlamasına dikkat çekilen paylaşımda, “Neden şimdi ve neden Ceuta?” soruları yöneltildi. İspanya’nın ABD ve İsrail’in politikalarına karşı aldığı kararların ardından sınır baskısının arttığı savunularak, gelişmeler arasında doğrudan bağlantı kuruldu.
İSPANYA’NIN ABD VE İSRAİL POLİTİKALARINA KARŞI TUTUMU
Paylaşımda İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in, ABD’nin güney İspanya’daki Morón ve Rota askeri üslerini İran’a yönelik bir saldırıda kullanmasına izin vermediği öne sürüldü. Madrid yönetiminin ayrıca İsrail’e silah taşıdığı belirtilen gemilerin İspanyol limanlarına yanaşmasını engellediği, İsrail’deki büyükelçisini geri çağırdığı ve Filistin Devleti’ni tanıdığı hatırlatıldı.
Söz konusu kararlar, İspanya’nın Washington ve Tel Aviv yönetimlerine karşı bağımsız bir dış politika izlediğinin göstergesi olarak sunuldu. Paylaşımda Madrid hükümetinin “imparatorluğun itaatkâr bir kuklası olmayı reddettiği” savunulurken, Fas’ın sınır kontrollerini gevşetmesinin İspanya’ya verilen bir ceza olduğu iddia edildi.
2021’DEKİ CEUTA KRİZİ HATIRLATILDI
Paylaşımda benzer bir sürecin 2021 yılında da yaşandığına dikkat çekildi. Fas’ın o dönemde İspanya’ya misilleme yapmak amacıyla sınır kontrollerini gevşettiği ve yaklaşık 8.000 kişinin Ceuta’ya geçmesine izin verdiği belirtildi. Günümüzde yaşandığı öne sürülen gelişmelerin ise aynı senaryonun daha geniş ölçekli ve daha gelişmiş yöntemlerle yeniden uygulanması olduğu savunuldu.
Fas tarafında sınır güvenliğinden sorumlu yardımcı kuvvetlerin kalabalıkların geçişi sırasında bilinçli biçimde geri çekildiği iddia edildi. Paylaşımda yaşananların bir kontrol kaybı değil, önceden planlanmış bir koordinasyon olduğu öne sürüldü.
SEÇİM SÜRECİNDE HÜKÜMETİ ZAYIFLATMA İDDİASI
İspanya’nın seçim sürecine yaklaştığı belirtilen paylaşımda, düzensiz göç baskısının mevcut hükümeti zayıflatmak için kullanılabileceği ileri sürüldü. Göç meselesinin toplumda güvenlik, ekonomi ve siyasi istikrar tartışmalarını artıracağı, bunun da Sánchez hükümetinin kamuoyu desteğine zarar verebileceği savunuldu.
Paylaşımın sahibi, göç krizlerinin siyasi yönetimleri baskı altına almak amacıyla kullanılmasını Mossad ve CIA’nın “klasik taktiklerinden biri” olarak nitelendirdi. İddiaları destekleyen doğrulanmış bir belge veya resmî açıklama ise paylaşımda sunulmadı.
CEBELİTARIK BOĞAZI ÜZERİNDEN GÜÇ MÜCADELESİ İDDİASI
Ceuta’daki göç hareketliliğinin çok daha büyük bir jeopolitik mücadelenin parçası olduğu öne sürülen paylaşımda, asıl hedefin Cebelitarık Boğazı olduğu savunuldu. Küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unun bu güzergâhtan geçtiği, boğazı yılda yaklaşık 100.000 geminin kullandığı ifade edildi.
Cebelitarık Boğazı’nın Atlantik Okyanusu ile Akdeniz’i birbirine bağlayan stratejik bir geçiş noktası olması nedeniyle Washington, Tel Aviv ve Rabat yönetimlerinin bölgedeki güç dengesini değiştirmeye çalıştığı iddia edildi. İspanya’nın etkisinin azaltılması ve Fas’ın bölgede daha güçlü bir aktör haline getirilmesinin ortak hedef olduğu ileri sürüldü.
İSRAİL İLE FAS ARASINDAKİ ASKERİ İŞ BİRLİĞİ
Paylaşımda İsrail ve Fas’ın Ocak 2026’da ortak bir askerî eylem planı imzaladığı öne sürüldü. İsrail’in Fas’ın füze ihtiyacının en az yüzde 51’ini karşıladığı, Rabat yönetiminin İsrail desteğiyle insansız hava aracı üretimini büyük ölçüde genişlettiği iddia edildi.
İsrail yapımı “Spyder” hava savunma sisteminin Fas’ta konuşlandırıldığı ve “SpyX” isimli kamikaze insansız hava aracının ülkede yerel olarak üretildiği ileri sürüldü. Fas’ın kuzey kıyısında iki ülkenin ortak kullanacağı bir deniz gözetim merkezinin kurulmakta olduğu da paylaşımda yer alan iddialar arasında sıralandı.
ABD kaynaklı olduğu belirtilen bir raporda, İsrail ile Fas arasındaki silah anlaşmasının Cebelitarık Boğazı’ndaki güç dengesi açısından bir dönüm noktası olarak tanımlandığı öne sürüldü. Ancak paylaşımda raporun adı, yayımlayan kurum veya bağlantısı konusunda ayrıntılı bilgi verilmedi.
ABD ÜSLERİNİN FAS’A TAŞINMASI GÜNDEMİ
Paylaşımda Fas’ın, ABD Başkanı Donald Trump’a Morón ve Rota’daki Amerikan üslerinin İspanya’dan Fas’a taşınmasını teklif ettiği iddia edildi. Bir İspanyol generalin de “Morón Hava Üssü er ya da geç Fas’a taşınacak” şeklinde konuştuğu öne sürüldü.
Washington, Tel Aviv ve Rabat yönetimlerinin İspanya’yı Cebelitarık Boğazı üzerindeki etkili konumundan uzaklaştırmak ve yerine Batı politikalarıyla daha uyumlu bir Fas yerleştirmek amacıyla birlikte hareket ettiği savunuldu.
FAS’IN GAZZE İÇİN ÖNGÖRÜLEN ROLÜ
Paylaşımın devamında Fas’ın, İsrail’in Gazze’ye ilişkin savaş sonrası planlarında önemli bir uygulayıcı olarak konumlandırıldığı iddia edildi. Rabat yönetiminin yaklaşık 20.000 askerden oluşması beklenen çok uluslu bir kuvvet için eğitim tatbikatlarına ev sahipliği yapacağı ileri sürüldü.
Yaklaşık 30 Faslı askerî subayın saha keşfi yapmak amacıyla Gazze’ye girdiği ve Fas’ın bölgeye yaklaşık 500 asker göndermesinin planlandığı öne sürüldü. İsrailli yetkililerin Fas’ı Afrika kıtasındaki en önemli güvenlik ortaklarından biri olarak tanımladığı da paylaşımda aktarıldı.
Fas’ın uzun yıllardır Filistin’e desteği diplomatik söyleminin önemli bir unsuru olarak kullandığı belirtilirken, ülkenin gelecekte Gazze’de İsrail’in güvenlik politikalarını uygulayan askerî bir aktöre dönüşebileceği savunuldu.
PAYLAŞIMDA ALTI AŞAMALI SENARYO
Sosyal medya hesabı, öne sürdüğü senaryoyu altı aşamada özetledi. İlk aşamada İspanya’nın ABD üslerinin İran’a yönelik operasyonlarda kullanılmasına, İsrail’e yapılan silah sevkiyatlarına ve Tel Aviv yönetimine koşulsuz destek verilmesine karşı çıktığı belirtildi.
İkinci aşamada Fas’ın sınır kontrollerini gevşettiği ve binlerce düzensiz göçmenin Ceuta’ya yönelmesine izin vererek İspanya üzerinde baskı oluşturduğu iddia edildi. Üçüncü aşamada İsrail’in füze, insansız hava aracı ve hava savunma sistemleriyle Fas’ı bölgesel bir askerî güce dönüştürdüğü savunuldu.
Dördüncü aşamada ABD’nin İsrail-Fas askerî iş birliğine siyasi koruma sağladığı ve göçün baskı aracı olarak kullanılmasını dolaylı biçimde onayladığı ileri sürüldü. Beşinci aşamada küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unun geçtiği Cebelitarık Boğazı’nın esas stratejik hedef olduğu belirtildi.
Altıncı ve son aşamada ise Fas’ın, İsrail’in kontrolü altındaki Gazze’de “barış gücü” adı altında askerî bir rol üstlenmesinin planlandığı öne sürüldü. Paylaşımda yer alan Mossad, CIA, ABD, İsrail ve Fas’a yönelik suçlamalar resmî makamlarca doğrulanmış bilgiler olarak değil, sosyal medya hesabının iddiaları olarak kayda geçti.