Ortadoğu

WSJ: ABD ve İran yeniden masaya oturacak

Wall Street Journal’a göre, bölge ülkeleri ABD ile İran’ı yeniden müzakere masasına oturtmak için yoğun diplomasi yürütüyor. Tarafların birkaç gün içinde ikinci tur görüşmeler yapabileceği belirtiliyor.

The Wall Street Journal’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD ile İran arasında gerilimin sürmesine rağmen diplomatik temaslar devam ediyor. Haberde, bölge ülkelerinin iki tarafı yeniden müzakere masasına döndürmek için yoğun çaba harcadığı aktarıldı.

Kaynaklar, taraflar arasında yeni bir görüşme turunun birkaç gün içinde gerçekleştirilebileceğini ifade etti. İlk temasların ardından diplomasi kanallarının tamamen kapanmadığı ve temasların sürdüğü belirtildi.

ANLAŞMAZLIK BAŞLIKLARI ÖNE ÇIKIYOR

Müzakerelerdeki temel anlaşmazlık konularının netleştiği bildirildi. Buna göre, Strait of Hormuz’nın ücretsiz şekilde uluslararası geçişe açılması, İran’ın uranyum programının geleceği ve Tahran yönetiminin dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması başlıca başlıklar arasında yer aldı.

İran tarafının uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlı şekilde sürdürme ya da mevcut stokları azaltma yönünde öneriler sunduğu, ancak bu tekliflerin taraflar arasında uzlaşı sağlamaya yetmediği aktarıldı.

ABD: ANLAŞMA SAĞLANAMADI

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, yaklaşık 21 saat süren görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, tarafların anlaşmaya varamadığını duyurdu.

Vance, açıklamasında mevcut durumun İran açısından daha olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

İRAN’DAN ABD’YE SUÇLAMA

İran basınında yer alan haberlerde ise anlaşma sağlanamamasının nedeni olarak ABD’nin talepleri gösterildi. ABD’nin müzakerelerde aşırı taleplerde bulunduğu yönünde değerlendirmelere yer verildi.

Tarafların karşılıklı olarak birbirini sorumlu tutması dikkat çekti.

GERİLİM SÜRÜYOR, DİPLOMASİ DEVAM EDİYOR

Bölgede Hürmüz Boğazı merkezli kriz ve nükleer program tartışmaları devam ederken, diplomatik temasların tamamen kesilmemesi dikkat çekiyor.

Uzmanlar, tarafların müzakere kanallarını açık tutmasının yeni bir diplomatik sürecin önünü açabileceğini belirtiyor.