İran’da yaklaşık iki hafta boyunca aralıksız devam eden ABD saldırılarının ardından cumartesi gecesi yeni bir bombardıman yaşanmadı. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kirmanpur, ülkenin “sakin bir gece” geçirdiğini belirtirken ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da önceki 13 gecenin aksine yeni bir saldırı duyurusu yapmadı.
ABD’nin saldırılara ara vermesine rağmen İran kamuoyunda çatışmaların sona erdiği yönünde bir kanaat oluşmadığı bildirildi. Başkent Tahran’dan aktarılan bilgilere göre, büyük kentlerde doğrudan saldırı yaşanmazken halkın önemli bir bölümü bombardımanın yeniden başlayabileceğini düşünüyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı deniz kuvvetleri de son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı’ndan geçmek isteyen 4 gemiyi uyarı ateşi açarak durdurdu. İran güçleri gemileri doğrudan hedef almazken, güney koridorunu kullanmak isteyen teknelerin “güvenli olmayan bir geçiş güzergahına” yöneldiğini savundu.
13 GECE SONRA İLK KEZ YENİ SALDIRI DÜZENLENMEDİ
İran, cumartesi gecesi ülke genelinde yeni bir ABD saldırısı kaydedilmediğini açıkladı. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Kirmanpur, önceki 13 geceden farklı olarak ülkenin sakin bir gece geçirdiğini söyledi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının yeni bir hava saldırısı açıklamaması da yaklaşık iki haftalık kesintisiz bombardımanın ardından verilen ilk ara olarak kayıtlara geçti. ABD tarafından saldırıların durdurulup durdurulmadığına veya gecelik aranın kalıcı olup olmayacağına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Tahran’da yaşayanların büyük bölümünün saldırıların sona ermediğini düşündüğü aktarıldı. İran’ın güney bölgelerinde 13 gün boyunca depolar, köprüler, tüneller, hastaneler ve çevreleri ile nükleer enerji tesislerinin sürekli hedef alındığı bildirildi.
HALK SAVAŞIN BİTTİĞİNE İNANMIYOR
Tahran’dan bildiren Al Jazeera muhabiri Resul Serdar Ataş, saldırısız geçen gecenin ülkede şaşkınlık yarattığını belirtti. Ataş, halkın büyük çoğunluğunun ABD saldırılarının sona ermediğine inandığını söyledi.
Güney bölgelerindeki bombardımanların elektrik, su, gıda ve diğer temel ihtiyaçlara erişimi aksattığı ifade edildi. Saldırıların günlük yaşam üzerindeki etkisi nedeniyle halkın yorgun ve endişeli olduğu kaydedildi.
İranlıların “ne savaş ne barış” şeklinde tanımladıkları mevcut durumun sona ermesini istediği belirtildi. Halkın çatışmanın bitmesini talep ettiği, ancak olası bir anlaşmanın İran’ın çıkarlarını koruması gerektiği yönünde güçlü bir görüş bulunduğu aktarıldı.
İRAN HÜRMÜZ’DE 4 GEMİYİ UYARI ATEŞİYLE DURDURDU
İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı deniz kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’nda son 24 saat içinde 4 gemiyi durdurduğunu açıkladı. İran devlet televizyonunun haberine göre gemilere doğrudan saldırı düzenlenmedi, geçişlerini engellemek amacıyla uyarı ateşi açıldı.
Gemilerin boğazın güney koridorundan ilerlemek istediği, İran tarafının ise söz konusu hattı “güvenli olmayan geçiş güzergahı” olarak değerlendirdiği bildirildi. Gemilerin hangi ülkelere ait olduğu ve yüklerine ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Devrim Muhafızları, “onaylanmamış” güzergahları kullanarak Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan gemilerin “güçlü bir karşılıkla” karşılaşacağını duyurdu. Açıklama, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik önemdeki boğazdaki ticari geçişlere ilişkin belirsizliğin sürdüğünü gösterdi.
ABD’NİN “SICAK VE SOĞUK” STRATEJİ İZLEDİĞİ İDDİASI
Avusturya’nın eski Savunma Ataşesi Wolfgang Pusztai, ABD’nin İran’a karşı diplomasi, ekonomik baskı ve askeri harekatı eş zamanlı kullandığını söyledi. Pusztai, üç yöntemin ABD’nin stratejik hedeflerine ulaşması için koordineli biçimde yürütüldüğünü belirtti.
ABD’nin öncelikli hedefinin Hürmüz Boğazı’nın açılması olduğunu savunan Pusztai, saldırı düzenlenen ve düzenlenmeyen gecelerin İran üzerinde psikolojik baskı oluşturmayı amaçladığını ifade etti.
Pusztai, “Bir gece bombardıman yapılıyor, bir gece yapılmıyor. İranlıların savaşın sona ermesini istemesini kolaylaştırmak için sıcak ve soğuk bir yaklaşım izleniyor. Söz konusu yöntem İran üzerinde psikolojik baskı da oluşturuyor.” dedi.
TRUMP YÖNETİMİNİN MÜZAKERE ARAYIŞI
Pusztai, ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakere arayışında olduğunu, İran yönetiminde ise farklı yaklaşımları savunan iki grubun bulunduğunu ileri sürdü. Gruplardan birinin mutabakat zaptına yeniden dönülmesini istediğini belirten Pusztai, diğer grubun Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimi öncelikle askeri yollarla kurmayı hedeflediğini söyledi.
ABD’nin saldırılara verdiği gecelik ara ile İran’ın gemileri doğrudan hedef almadan durdurması, askeri gerilimin sürdüğü ancak tarafların bazı adımlarında sınırlı davranmayı tercih ettiği bir dönemde gerçekleşti.
MISIR, UMMAN VE İRAN ARASINDA GERİLİMİ DÜŞÜRME TEMASLARI
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, İranlı ve Ummanlı mevkidaşları Abbas Erakçi ile Bedr el-Busaidi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgesel gerilimin düşürülmesi, güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanması ile seyrüsefer serbestisinin korunması ele alındı.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de seyrüsefer serbestisinin sürdürülmesinin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından temel önemde olduğu belirtildi. Tarafların, bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmasını önleyecek adımlar üzerinde durduğu bildirildi.
Abdulati, deniz taşımacılığının güvenliğini tehdit edebilecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Deniz yollarının güvenliğinin korunmasının bölge ülkeleri ile küresel ekonominin çıkarları açısından önem taşıdığı ifade edildi.
SAVAŞTA CAN KAYBI 3 BİN 400’Ü AŞTI
İran Sağlık Bakanlığının verilerine göre savaşta ülkede 3 bin 400’den fazla kişi hayatını kaybetti. Bölge genelindeki çatışmalarda 18 ABD askeri ile İsrail’de 24 sivilin öldüğü bildirildi.
Bölgedeki diğer ülkelerde de sivil can kayıpları yaşandığı belirtildi. Lübnan’da 4 binden fazla kişinin ve 38 İsrail askerinin öldüğü açıklandı.
ABD’nin saldırılara ara verdiği gecenin ardından İran’da çatışmanın geleceğine ilişkin belirsizlik sürerken Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketlilik ve diplomatik temaslar devam etti.