Harvard Üniversitesi, bünyesinde faaliyet gösteren Center for Middle Eastern Studies (CMES), yani Orta Doğu Çalışmaları Merkezi’ndeki bazı akademik çalışmaları antisemitik olarak nitelendirerek iki önemli ismin görevine son verdi. Bu karar doğrultusunda, merkezin yöneticisi Prof. Cemal Kafadar ve yardımcısı Rosie Bsheer, görevlerinden alındı.
Üniversite yönetimi tarafından yapılan bu müdahalenin ardından, merkezin akademik yapısında yeni bir düzenlemeye gidileceği bildirildi. Söz konusu kararın, özellikle İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarının akademik platformlarda ele alınması ve bu bağlamda yürütülen eleştirel çalışmaların içeriğiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
Üniversite yönetiminin açıklamasında, merkezin bazı faaliyetlerinin antisemitizm çerçevesinde değerlendirildiği belirtildi. Görevden alma kararının, özellikle uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulan siyasi gelişmelerin üniversite içindeki akademik değerlendirmelere yansıması sonucu alındığı aktarıldı.
AKADEMİK ÖZGÜRLÜK TARTIŞMALARI GÜNDEMDE
Görevden almaların ardından akademik çevrelerde özgür düşünce ve ifade hürriyeti konuları tekrar tartışma konusu oldu. Harvard gibi köklü ve prestijli bir üniversitede alınan bu kararın, akademik bağımsızlık ve eleştirel düşünce ortamı üzerinde etkileri olacağı yönünde görüşler dile getirildi.
Orta Doğu Çalışmaları Merkezi’nin, uzun süredir bölgedeki gelişmeleri çok yönlü olarak ele alan araştırmalara ev sahipliği yaptığı biliniyor. Görevden alınan akademisyenlerin ise, Orta Doğu tarihine, sosyo-politik yapısına ve çağdaş meselelerine dair çalışmalar yürüttüğü belirtildi.
AK PARTİ'DEN KARARA SERT TEPKİ
Harvard Üniversitesi'nin bu kararı, Türkiye'de siyasi düzeyde de yankı buldu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada karara sert tepki gösterdi. Çelik, söz konusu görevden almaların bilimsel düşünceye karşı bir saldırı olduğunu belirtti.
“Harvard Üniversitesi yönetiminin, Orta Doğu Çalışmaları Merkezi’nde yapılan çalışmaları anti-semitizm olarak adlandırması, bilimsel düşünceye açık bir saldırıdır” diyen Çelik, bu tür adımların siyonist politikaların küresel ölçekte akademik kurumlara baskı kurma girişimi olduğunu ifade etti.
Açıklamasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu da hedef alan Çelik, “Netanyahu ve şebekesinin saldırganlığının ve soykırım suçlarının eleştirilmesi antisemitizm olarak yaftalanıyor” ifadelerine yer verdi. Harvard yönetiminin aldığı kararın, üniversitelerin ifade özgürlüğü ve akademik tarafsızlık ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu.
Çelik, söz konusu gelişmeyi, akademik düşünceyi belirli ideolojik yönelimlere teslim etmeye yönelik bir adım olarak nitelendirdi ve “Üniversitelerin siyonizme teslim olması, medeniyetin tüm kazanımlarını yok edecektir” dedi.
Görevden alınan akademisyenlerle ilgili üniversiteden henüz ek bir açıklama yapılmadı. Akademik çevreler ve kamuoyunun gelişmelere yönelik tepkisi ise sürüyor.