Ortadoğu

Siyonizm destekçisi Huckabee bile dayanamadı: İsrailli gasıpların yaptıklarına “terör” dedi

Siyonizmin en güİsrail’e verdiği güçlü destekle, Filistin devletine karşı çıkışıyla ve kendisini uzun yıllardır “Siyonist” olarak tanımlamasıyla bilinen ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’den alışılmış çizgisinin çok dışında bir çıkış geldi. Huckabee, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin topraklarına yönelik saldırılarıyla gündeme gelen İsrailli gasıplar için “terörist” ifadesini kullandı.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus yakınlarındaki Qusra köyünde İsrailli gasıpların Filistinli ailelere yönelik günler süren kuşatmasının ardından oldukça sert ifadeler kullandı. İsrail’e ve gasıp hareketine verdiği açık destek nedeniyle Washington’un İsrail politikasındaki en güçlü İsrail yanlısı isimlerden biri olarak bilinen Huckabee, saldırılardan sorumlu gasıpları “İsrailli teröristler” olarak tanımladı. Amerikan yönetiminin İsrail’e yönelik siyasi desteği ve Huckabee’nin kişisel siyasi geçmişi dikkate alındığında söz konusu nitelendirme sıradan bir diplomatik kınamanın çok ötesinde anlam taşıyor.

Huckabee’nin çıkışını dikkat çekici hale getiren en önemli ayrıntı ise büyükelçinin geçmişteki açıklamaları. Eski Arkansas Valisi ve Baptist vaiz Huckabee, uzun yıllardır kendisini Siyonist olarak tanımlayan, Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkan ve İsrail’in Batı Şeria üzerindeki hak iddialarını dini ve tarihsel gerekçelerle savunan bir siyasetçi. Huckabee geçmişte “Batı Şeria” ve “işgal” kavramlarını dahi reddeden açıklamalarda bulunmuş, İsrail gasıplarını “gasıp” olarak değil, mahalleler ve şehirler olarak gördüğünü ifade etmişti. Dolayısıyla İsrail gasıp hareketine bu derece yakın bir ismin, bazı gasıpların Filistinlilere yönelik eylemlerini doğrudan “terör” kavramıyla tarif etmesi siyasi açıdan sıra dışı bir tablo ortaya çıkardı.

QUSRA’DA FİLİSTİNLİ AİLENİN EVİ GÜNLERCE KUŞATILDI

Gerilimin merkezinde işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Qusra köyü yer aldı. İsrailli gasıplar köydeki üç Filistinli eve günler boyunca erişimi engelledi; Associated Press’in aktardığına göre bazı evlerin su ve elektrik bağlantıları kesildi ve ailelerin dışarı çıkması engellendi. Olayların hedefindeki ailelerden biri ABD vatandaşı Filistinli Loui Ridi’nin ailesiydi. Ridi, ailesinin evini korumak amacıyla ABD’den Batı Şeria’ya döndü.

Reuters’ın bölgeden aktardığı görüntü ve bilgilere göre Ridi’nin evine yönelik baskı, kendisinin bölgeye dönmesinin ardından da sona ermedi. Bir İsrailli gasıp Ridi’nin arazisine girerek hak iddiasında bulundu; İsrail askerleri daha sonra gasıptan bölgeden ayrılmasını istedi. Ridi ise evinin üzerine büyük bir Amerikan bayrağı asarak hem saldırıları caydırmaya hem de ABD makamlarının dikkatini ailesinin yaşadıklarına çekmeye çalıştı.

HUCKABEE: “İSRAİLLİ TERÖRİSTLER”

Yaşananların ardından devreye giren Mike Huckabee’nin kullandığı dil diplomatik teamüller açısından oldukça sertti. Büyükelçi, saldırılardan sorumlu kişileri “İsrailli teröristler” olarak nitelendirerek gasıp şiddetinin “terör” tanımına girdiğini açık biçimde ortaya koydu. Al Jazeera da Huckabee’nin açıklamasını, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrailli gasıp şiddetine yönelik “nadir görülen bir azarlama” olarak değerlendirdi.

İfadenin ağırlığı, yalnızca bir ABD büyükelçisinin “terör” kelimesini kullanmasından kaynaklanmıyor. Söz konusu değerlendirmeyi yapan kişinin Mike Huckabee olması açıklamayı çok daha çarpıcı hale getiriyor. Yıllarca İsrail gasıplarını savunmuş, Filistin devletine açıkça karşı çıkmış ve Siyonist kimliğini gizlememiş bir Amerikalı siyasetçinin, Filistinlilere yönelik gasıp saldırılarını aynı kavramla tanımlaması, Qusra’daki olayların ulaştığı boyutu göstermesi açısından önemli bir siyasi işaret niteliği taşıyor.

“GASIP GASIPLAR” TARTIŞMASINI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

Filistinliler açısından İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya yerleştirdiği ve Filistin topraklarının giderek daha büyük bölümünü kontrol eden gasıp hareketi yalnızca bir “gasıp” meselesi olarak görülmüyor. Filistin kamuoyunda topraklara el koydukları gerekçesiyle “gasıp” olarak nitelenen gasıplar, uluslararası hukuk açısından da uzun süredir ciddi tartışmaların merkezinde bulunuyor. Haberimizde kullanılan “gasıp gasıplar” ifadesi de Filistinlilerin topraklarına el konulduğu yönündeki siyasi ve editoryal değerlendirmeyi ifade ediyor.

Qusra’daki gelişmeler ise tartışmayı başka bir noktaya taşıdı. İsrail’i hemen her başlıkta savunmasıyla tanınan Huckabee’nin dahi saldırgan gasıplar için “terörist” ifadesini kullanması, şimdiye kadar gasıp şiddetine verilen uluslararası tepkilerin yeterliliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

BATI’NIN GASIP ŞİDDETİNE TEPKİSİ UZUN SÜREDİR TARTIŞILIYOR

ABD ve Avrupa ülkelerinin İsrailli gasıpların Filistinlilere yönelik saldırılarına tamamen sessiz kaldığını söylemek tarihsel tabloyu eksik bırakır. Washington ve çeşitli Avrupa hükümetleri geçmiş yıllarda gasıp şiddetini kınadı, bazı dönemlerde şiddet olaylarına karıştığı belirtilen kişi ve yapılara yaptırımlar da uygulandı. Buna karşın Filistinliler ve insan hakları örgütleri, diplomatik kınamaların ve sınırlı yaptırımların sahadaki saldırıları durdurmaya yetmediğini, gasıpların büyük ölçüde cezasızlık ortamında hareket ettiğini uzun süredir savunuyor. Associated Press de İsrail makamlarının gasıp şiddetini engellemek konusunda uzun süredir yetersiz kaldığına yönelik eleştirileri aktarıyor.

Dolayısıyla Huckabee’nin açıklaması tam da söz konusu arka plan nedeniyle farklı bir anlam kazanıyor. ABD’den geçmişte de gasıp şiddetine yönelik kınamalar geldi ancak İsrail’in Batı Şeria politikasını ve gasıp hareketini böylesine güçlü biçimde destekleyen bir büyükelçinin doğrudan “terörist” tanımlamasını kullanması oldukça istisnai bir durum oluşturuyor.

2026’DA QUSRA GASIP SALDIRILARININ ODAĞINDA

Qusra’daki olaylar tekil bir saldırı olarak da değerlendirilmiyor. Associated Press’in Birleşmiş Milletler verilerine dayandırdığı haberine göre Qusra, 2026 yılında Batı Şeria’da en fazla gasıp saldırısının kaydedildiği gasıplardan biri haline geldi. Aynı haberde yıl içerisinde 1.476 gasıp saldırısının rapor edildiği ve İsrailli gasıplar ile askerlerin eylemlerinde 87 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Reuters ise 2026 yılı içerisinde gasıp şiddeti nedeniyle 2 bin 200’den fazla Filistinlinin yerinden edildiğini aktardı. İnsan hakları örgütleri, saldırıların yalnızca münferit aşırılıkçı eylemler olarak ele alınamayacağını ve Filistinlileri yaşadıkları bölgelerden uzaklaştıran daha geniş bir sürecin parçası olduğunu savunuyor. İsrail hükümeti ise şiddet olaylarından küçük bir radikal gasıp grubunu sorumlu tutuyor.

EN ÇARPICI NOKTA: BUNU SÖYLEYEN HUCKABEE

Qusra’da yaşananların siyasi açıdan en dikkat çekici tarafı sonuçta kullanılan tek bir kelimede düğümleniyor: “Terör.” Kelimeyi kullanan isim İsrail karşıtı bir aktivist, Filistinli bir yetkili ya da İsrail hükümetinin geleneksel bir eleştirmeni değil; İsrail’e bağlılığını yıllardır açıkça ortaya koyan, kendisini Siyonist olarak tanımlayan ve Batı Şeria’daki İsrail gasıplarına güçlü destek veren ABD Büyükelçisi Mike Huckabee.

Tam da nedenle Huckabee’nin sözleri sıradan bir diplomatik açıklama olarak okunamaz. Filistinlilerin yıllardır “gasıp” olarak nitelediği ve topraklarına yönelik saldırılarla suçladığı gasıpların eylemlerinin, İsrail’in Washington’daki en güçlü destekçilerinden biri tarafından dahi “terör” kavramıyla ifade edilmesi, Batı Şeria’daki gasıp şiddetinin artık İsrail’e en yakın siyasi çevreler içerisinde bile görmezden gelinmesi giderek zorlaşan bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Huckabee’nin açıklamasının ABD politikasında kalıcı bir değişikliğe dönüşüp dönüşmeyeceği ise bundan sonra Washington’un yalnızca kullandığı kelimelerle değil, sahada atacağı somut adımlarla anlaşılacak