Gündem

JD Vance’tan İsrail’e “ABD'yi manipüle etme” suçlaması

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail hükümeti içindeki bazı kişilerin İran’la yapılan anlaşmaya karşı Amerikan kamuoyunu etkilemeye çalıştığını öne sürdü. Joe Rogan’ın programına katılan Vance, Jeffrey Epstein’in de ABD ve İsrail istihbarat çevreleriyle bağlantılarının bulunduğunu iddia ederken, Trump yönetiminin Epstein belgelerine ilişkin iletişim sürecini kötü yönettiğini kabul etti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, podcast sunucusu Joe Rogan’ın “The Joe Rogan Experience” programında İsrail’in Amerikan siyaseti üzerindeki etkisi, İran’la yürütülen müzakereler ve Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vance, İsrail hükümeti içinde İran’la varılan anlaşmaya karşı çıkan ve Amerikan kamuoyunu etkilemeye çalışan kişilerin bulunduğunu savundu.

İsrail’in ABD siyasetini etkileme konusunda birçok ülkeden daha etkili olduğunu belirten Vance, İsrail yönetimi içindeki bazı isimlerin savaşın devam etmesini istediğini ileri sürdü. Vance, söz konusu kişilerin Amerikan kamuoyunu İran’la yapılan anlaşmaya karşı yönlendirmeye çalıştıklarını ve buna ilişkin somut işaretler gördüklerini söyledi. İsrail Başbakanlık Ofisi ise açıklamalara ilişkin yorum yapmadı.

İRAN ANLAŞMASINA KARŞI ETKİ KAMPANYASI İDDİASI

Vance, İran’la müzakere sürecini sekteye uğratmayı amaçlayan ve önemli miktarda finansman sağlanan bir yabancı etki kampanyası yürütüldüğünü öne sürdü. İddiasına dayanak olarak Time dergisinde yayımlanan ve İsrail adına yürütüldüğü belirtilen bir etki operasyonunu konu alan makaleye işaret etti.

Time’ın haberinde, Donald Trump’ın eski kampanya yöneticilerinden Brad Parscale’ın bağlantılı olduğu bir siyasi iletişim çalışmasının, İran anlaşmasına karşı ABD kamuoyunda ve siyasi çevrelerde mesajlar yaydığı iddialarına yer verildi. Haberde benzer ifadeler içeren paylaşımların kısa aralıklarla yayımlandığı ve bazı ABD’li yetkililerin paylaşımları koordineli bir kampanyanın parçası olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Vance, yürüttüğü müzakere sürecini sabote etmek amacıyla finanse edildiğini savunduğu kampanyaya tepki göstererek, Amerikan halkının çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini belirtti. Yabancı hükümetlerin ABD politikalarını etkilemeye çalışmasının yeni bir durum olmadığını söyleyen Vance, söz konusu faaliyetlerin Amerikan siyasi kararlarını hedef alması halinde buna karşı çıkılması gerektiğini ifade etti.

“İSRAİL ABD’DE KAMUOYU DESTEĞİNİ KAYBEDİYOR”

ABD’de İsrail’i destekleyenlerle İsrail politikalarına karşı çıkan kesimler arasında geniş çaplı bir tartışma yaşandığını dile getiren Vance, kendisinin tartışmada daha ılımlı bir konumda bulunduğunu savundu. Buna rağmen antisemitizm ve İsrail karşıtlığıyla suçlandığını belirten Vance, eleştirileri kabul etmediğini söyledi.

Vance, İsrail’in ABD kamuoyundaki desteğinin azaldığını ve Başkan Donald Trump’ın da söz konusu duruma daha önce açık şekilde işaret ettiğini kaydetti. İsrail’i Fransa ve İngiltere gibi bir ABD müttefiki olarak tanımlayan Vance, müttefik ülkeler arasında hem ortak çıkarların hem de görüş ayrılıklarının bulunabileceğini belirtti.

Ortak çıkarların bulunduğu konularda İsrail’le birlikte çalışılması gerektiğini söyleyen Vance, görüş ayrılığı yaşanan başlıklarda da tarafların açık ve dürüst olması gerektiğini ifade etti. Vance, İsrail hükümetinin bazı politikalarına karşı çıkmanın antisemitizm veya İsrail karşıtlığı olarak nitelendirilemeyeceğini savundu.

EPSTEIN DOSYALARININ YÖNETİMİNE ELEŞTİRİ

Vance, çocuklara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti ağı kurmakla suçlanan, 2019’da cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin soruları da yanıtladı. Epstein dosyalarında Başkan Trump’ın suç işlediğini gösteren herhangi bir delil bulunmadığını söyleyen Vance, Trump’ın geçmişte Epstein’i Mar-a-Lago’dan uzaklaştırdığını ve yetkililere bildirdiğini savundu.

Trump yönetiminin Epstein belgelerinin kamuoyuna açıklanması sürecini kötü yönettiğini kabul eden Vance, özellikle iletişim konusunda hata yapıldığını söyledi. Belgelerin daha erken ve kapsamlı biçimde yayımlanması gerektiğini belirten Vance, yaşanan sorunun bir örtbas girişiminden değil, kamuoyuyla kurulan iletişimdeki başarısızlıktan kaynaklandığını ileri sürdü.

Vance, dönemin Adalet Bakanı Pam Bondi’nin Epstein’e ait olduğu öne sürülen bir “müşteri listesinin” masasında bulunduğuna ilişkin açıklamasının kamuoyunda karşılanamayacak beklentiler oluşturduğunu söyledi. Yönetimin belgelerle ilgili mesajlarının birbirini desteklememesi, dosyaların yayımlanma sürecine ilişkin eleştirilerin artmasına neden olmuştu.

ABD VE İSRAİL İSTİHBARATIYLA BAĞLANTI İDDİASI

Jeffrey Epstein’in ABD istihbaratının üst düzey isimleriyle bağlantılarının bulunduğunu öne süren Vance, İsrail istihbarat çevreleriyle de benzer ilişkiler kurduğunu iddia etti. Vance, söz konusu bağlantılara ilişkin değerlendirmelerini doğrulanmış bir resmi soruşturma sonucuna değil, Epstein’in ilişki ağına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere dayandırdı.

Vance, Epstein’in İsrail siyasetinin merkez solunda yer alan ve “İsrail derin devleti” şeklinde nitelendirdiği çevrelerle bağlantılı göründüğünü savundu. Epstein’in İsrail siyasetinin merkez sağındaki isimlerle aynı ölçüde güçlü ilişkilerinin bulunmadığını ileri süren Vance, ABD’de ise hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat çevrelerden kişilerle bağlantı kurduğunu söyledi.

Epstein’in CIA, İsrail dış istihbarat servisi Mossad veya başka bir istihbarat yapılanması adına çalışmış olabileceğine yönelik iddialar uzun süredir kamuoyunda tartışılıyor. Vance’ın açıklamaları kişisel değerlendirme ve iddialardan oluşurken, Epstein’in herhangi bir istihbarat kurumu adına çalıştığını kesin olarak ortaya koyan resmi bir bulgu açıklanmadı.

AÇIKLAMALAR ABD’DE TARTIŞMA BAŞLATTI

Vance’ın İsrail hükümeti içindeki bazı kişileri Amerikan kamuoyunu etkilemeye çalışmakla suçlaması, ABD’de İsrail politikaları ve İran anlaşması üzerinden yürütülen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Açıklamalar, ABD Temsilciler Meclisinde İsrail’e sağlanması planlanan askeri yardımlara karşı çıkan Demokrat üyelerin sayısının artmasıyla aynı döneme denk geldi.

ABD Başkan Yardımcısının Epstein’in istihbarat bağlantılarına ilişkin iddiaları da dosyaların yayımlanma biçimi ve Trump yönetiminin süreçteki tutumu hakkındaki tartışmaları yeniden artırdı. Vance, yönetimin iletişim hatası yaptığını kabul ederken, Başkan Trump’ın Epstein’in suçlarına dahil olduğuna ilişkin dosyalarda kanıt bulunmadığını savundu.