Gazze Şeridi’ndeki aktivistler, ateşkes ilan edilmesinin ardından bölgede hayatın normale döndüğü yönündeki algıya karşı “They Lied To You”, Türkçesiyle “Size yalan söylediler” etiketi altında sosyal medya kampanyası başlattı. Kampanyaya katılan aktivistler, İsrail saldırılarının, tahliye emirlerinin, zorunlu göçün ve ağır insani koşulların devam ettiğini belirterek uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden Gazze’ye çekmeyi amaçladıklarını bildirdi.
İsrail’in son günlerde Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine yönelik hava saldırılarını artırması ve yeni tahliye emirleri yayımlaması, ateşkes sonrasında yaşamın normale dönmesine ilişkin beklentileri yeniden olumsuz etkiledi. Hava saldırıları ve topçu atışları nedeniyle çok sayıda aile, daha önce yerleştikleri bölgeleri bir kez daha terk etmek zorunda kaldı. Büyük bölümü yıkılan Gazze’de sivillerin güvenli alan bulmakta giderek daha fazla zorlandığı belirtildi.
“GAZZE’DEKİ TRAJEDİ SONA ERMEDİ”
Kampanyayı başlatan aktivistler, temel amaçlarının Gazze’deki insani trajedinin sona erdiği yönündeki algıyı ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti. Ateşkes ilan edilmesine rağmen bombardımanların sürdüğünü belirten aktivistler, sivillerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini, ailelerin yeniden yerinden edildiğini ve temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşandığını kaydetti.
Kampanya kapsamında sosyal medya platformlarında yayımlanan mesajlarda, ateşkesin Gazze’deki insani krizi sona erdirmediği vurgulandı. Aktivistler, bölgedeki mevcut durumun uluslararası kamuoyuna eksik veya gerçeği yansıtmayan biçimde aktarıldığını savunarak saldırıların ve sivil kayıpların görünür kılınmasını istedi.
“SAVAŞ FİİLEN SONA ERMEDİ”
Filistinli aktivist Eymen el Hesi, kampanyanın savaşın fiilen sona ermediğini göstermek amacıyla başlatıldığını söyledi. El Hesi, İsrail bombardımanlarının devam ettiğini, sivillerin yaşamını yitirdiğini, insani yardım girişlerinin yetersiz kaldığını ve yerinden edilen ailelerin ağır şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirtti.
El Hesi, ateşkes açıklamalarına karşın Gazze’deki günlük hayatın saldırılar, tahliye kararları ve insani ihtiyaçlar nedeniyle normale dönemediğini ifade etti. Yerinden edilen sivillerin barınma, gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi güçlüklerle karşı karşıya kaldığını aktardı.
DEYR EL BELAH’TAKİ SALDIRININ GÖRÜNTÜLERİ PAYLAŞILDI
Aktivist Ahmed el Mecayide, Deyr el Belah’ta bir eve düzenlenen hava saldırısını gösterdiğini belirttiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Mecayide, İsrail saldırılarının evleri, sokakları ve yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırları hedef almaya devam ettiğini söyledi.
Paylaşılan görüntüler, kampanya kapsamında Gazze’de ateşkes sonrasında da saldırıların sürdüğünü göstermek amacıyla kullanıldı. Aktivistler, benzer görüntülerin bölgenin farklı noktalarından gelmeye devam ettiğini ve sivillerin güvenli bir bölgeye ulaşmakta zorlandığını bildirdi.
ULUSLARARASI KAMUOYUNA İLGİYİ SÜRDÜRME ÇAĞRISI
Kampanyaya katılan çok sayıda aktivist, ateşkesin Gazze’deki insani krizi sona erdirmediğini belirterek uluslararası kamuoyuna bölgedeki gelişmeleri takip etmeyi sürdürme çağrısında bulundu. Paylaşımlarda, iki milyondan fazla Filistinlinin bombardıman, zorunlu göç, yetersiz gıda, sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar ve altyapı yıkımı nedeniyle ağır şartlar altında yaşamaya devam ettiği ifade edildi.
Aktivistler, Gazze’deki gelişmelerin uluslararası gündemde geri plana itilmemesi gerektiğini belirtti. Bölgedeki insani koşulların, saldırıların ve yardım girişlerindeki yetersizliğin düzenli biçimde kamuoyuna aktarılması istendi.
GAZETECİLERE GAZZE’Yİ GÜNDEMDE TUTMA ÇAĞRISI
Kampanyaya katılanlar, gazetecilere Gazze’de yaşanan gelişmeleri aktarmayı sürdürmeleri çağrısında bulundu. Savaş boyunca çok sayıda basın mensubunun hayatını kaybettiğine dikkati çeken aktivistler, bölgeden haber aktarılmasının mevcut insani durumun görünür kalması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Gazze’de görev yapan gazetecilerin saldırılar, iletişim kesintileri, ulaşım sorunları ve güvenlik riskleri altında çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Aktivistler, uluslararası medya kuruluşlarının bölgedeki gelişmelere yönelik ilgisinin azalmasının Gazze’de yaşananların kamuoyundan uzaklaşmasına neden olduğunu savundu.
“TAHLİYE UYARILARI BİNLERCE KİŞİYİ YENİDEN EVSİZ BIRAKIYOR”
Filistinli siyasi analist Mustafa İbrahim, Gazze’de yaşanan saldırı ve tahliye süreçlerinin sürekli tekrarlandığını söyledi. Kısa süreli tahliye uyarılarının binlerce kişiyi yeniden evsiz bıraktığını belirten İbrahim, insanların güvenli şekilde sığınabilecekleri bir yer bulamadığını ifade etti.
İbrahim, sivillerin bir bölgeden başka bir bölgeye yönlendirildiğini ancak bu alanların da daha sonra saldırı veya yeni tahliye emirleriyle karşı karşıya kaldığını kaydetti. Sürekli yer değiştirmek zorunda kalan ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta ve güvenli barınma alanı bulmakta zorlandığı bildirildi.
ATEŞKES SONRASI 1.094 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Filistin Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana Gazze Şeridi’nde 1.094 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 507 kişi yaralandı. Bakanlık, saldırılar nedeniyle hastanelere getirilen can kayıpları ve yaralılara ilişkin verilerin güncellenmeye devam ettiğini açıkladı.
Ateşkes sonrasında da süren saldırılar, topçu atışları ve tahliye emirleri nedeniyle sivillerin yaşam koşullarının ağırlaştığı bildirildi. Sağlık kuruluşlarının ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve personel yetersizliği nedeniyle hizmet vermekte zorlandığı kaydedildi.
TOPLAM CAN KAYBI 73 BİN 120’YE ULAŞTI
Filistin Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 73 bin 120’ye, yaralıların sayısının ise 173 bin 635’e ulaştığını duyurdu. Açıklamada, enkaz altında ve ulaşılamayan bölgelerde kalan kişilerin bulunması nedeniyle gerçek can kaybı sayısının daha yüksek olabileceği belirtildi.
Bakanlık verilerine göre Gazze’deki altyapının yaklaşık yüzde 90’ı saldırılar nedeniyle tahrip edildi. Konutlar, hastaneler, okullar, yollar, su ve kanalizasyon şebekeleri ile enerji altyapısında meydana gelen yıkımın, bölgede yaşayan Filistinlilerin temel hizmetlere erişimini büyük ölçüde sınırlandırdığı bildirildi.