Gündem

Trump İran'a karşı "eşi görülmemiş" ekonomik savaş ilan etti: Destek veren ülkelere de yaptırım tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı "şimdiye kadar uygulanmış en ezici ekonomik operasyonu" başlattığını duyurarak Tahran'a ekonomik savaş ve izolasyon uygulanacağını açıkladı. İran'a finansal veya ticari destek sağlayan ülkelerin de "muazzam ekonomik sonuçlarla" karşılaşacağını söyleyen Trump; petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketleri hedef gösterdi. Açıklama, ABD ile İran arasında 17 Haziran'da imzalanan mutabakat kapsamında ö

ABD Başkanı Donald Trump, İran üzerindeki baskıyı artıracak yeni bir ekonomik operasyon ilan etti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, İran'a bir anlaşmaya varması için fırsat tanındığını ancak Tahran yönetiminin söz konusu fırsatı değerlendirmediğini savundu. Trump, yeni dönemde yalnızca İran'ın değil, ülkeye ekonomik veya finansal destek sağlayan üçüncü ülkelerin, şirketlerin ve kuruluşların da ABD'nin uygulayacağı ekonomik tedbirlerin hedefi olabileceğini duyurdu.

Trump'ın açıklaması, Washington ile Tahran arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan mutabakat kapsamında nihai anlaşmaya ulaşılması amacıyla öngörülen 60 günlük müzakere döneminin sona ermesinden birkaç gün sonra geldi. Trump yönetimi, söz konusu dönemin uzatılmasını istemediğini açıklarken İran yönetimi ise ABD'nin mutabakat hükümlerini ihlal ettiğini savunarak 60 günlük sürenin geçerliliğini yitirdiğini ileri sürdü.

TRUMP: EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ ÖLÇEKTE EKONOMİK SAVAŞ OLACAK

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'a anlaşma yapma fırsatını kendisinden başka kimsenin vermediğini savundu. İran yönetiminin söz konusu fırsatı kullanamadığını ileri süren Trump, Washington'ın yeni bir ekonomik baskı dönemine geçtiğini açıkladı.

Trump, "Herhangi bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanmış en ezici ekonomik operasyonu ilan ediyorum. Eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon olacak." ifadelerini kullandı. Reuters'ın aktardığına göre Trump, yeni ekonomik operasyonun ayrıntılı uygulama mekanizmasını ve hangi ülkelerin ilk aşamada hedef alınacağını açıklamadı.

İRAN'IN ASKERİ KAPASİTESİNE İLİŞKİN İDDİALARDA BULUNDU

Trump, açıklamasında İran'ın mevcut askeri ve ekonomik durumuyla ilgili de çeşitli iddialar ortaya koydu. İran donanmasının yok edildiğini, hava kuvvetlerinin imha edildiğini ve ülkenin askeri fabrikalarının enkaz halinde bulunduğunu öne süren ABD Başkanı, İran ekonomisinin de ağır baskı altında olduğunu savundu.

İran'ın para biriminin değersiz hale geldiğini ileri süren Trump, ülkenin "pamuk ipliğine bağlı" durumda olduğunu iddia etti. Trump'ın ifadeleri, İran üzerindeki askeri baskının ardından ekonomik ve finansal alanlara yönelik tedbirlerin genişletileceği açıklamasıyla birlikte geldi.

İRAN'A DESTEK VEREN ÜLKELERE DE EKONOMİK YAPTIRIM TEHDİDİ

Trump'ın açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri, İran ile ekonomik veya finansal ilişki sürdüren üçüncü ülkelere yönelik uyarı oldu. ABD Başkanı, İran'a herhangi bir şekilde ekonomik destek sağlayan devletlerin de Washington'ın önlemleriyle karşılaşabileceğini duyurdu.

Trump, finans kuruluşlarının, şirketlerin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran'a "can simidi" sağlamasına izin veren ülkelerin "muazzam ekonomik sonuçlarla" karşı karşıya kalacağını belirtti. Reuters da Trump'ın İran'a destek sağlayan ülkeleri ağır ekonomik sonuçlarla tehdit ettiğini ve yeni kampanyanın İran'ı daha geniş çapta izole etmeyi hedeflediğini aktardı.

PETROL KAÇAKÇILIĞI VE PARA TRANSFERLERİ HEDEFTE

Trump, ABD'nin müdahale edeceğini açıkladığı ekonomik faaliyetleri de sıraladı. Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketlerin faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini söyledi.

ABD Başkanı, "Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri, paravan şirketler, bunların hepsinin derhal sonlandırılması gerekiyor. Kim olduğunuzu biliyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Washington'ın söz konusu alanlara yönelik uygulayabileceği tedbirler, İran'la doğrudan bağlantılı kuruluşların yanı sıra İran'la işlem yapan üçüncü tarafların da hedef alınabileceği yeni yaptırımların gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Reuters'ın haberinde de Trump'ın henüz yaptırımların uygulanmasına ilişkin ayrıntılı mekanizmaları açıklamadığı belirtildi.

TRUMP MÜTTEFİKLERDEN ABD'NİN YANINDA DURMALARINI İSTEDİ

Donald Trump, İran üzerindeki ekonomik baskının yalnızca ABD tarafından yürütülmemesi gerektiğini belirterek Washington'ın müttefiklerine de çağrıda bulundu. İran kaynaklı olduğunu ileri sürdüğü tehdidin izole edilmesi ve yenilgiye uğratılması için ABD'nin tüm müttefiklerinin Washington'ın yanında yer alması gerektiğini söyledi.

Trump, İran'ın köşeye sıkıştığını savunarak açıklanan ekonomik önlemlerin Tahran yönetiminin "dünya genelinde terör yayma kabiliyetlerini" felce uğratacağını ileri sürdü. İran yönetimi ise uzun süredir ABD'nin ekonomik ve siyasi baskısına teslim olmayacağını açıklıyor.

ABD'NİN YENİ STRATEJİSİNDE EKONOMİK BASKI ÖNE ÇIKTI

ABD'nin İran politikasında açıklanan yeni aşamada ekonomik baskı araçları öne çıktı. NTV'nin aktardığı New York Times analizinde, Trump'ın İran konusunda kullanabileceği askeri seçeneklerin sınırlı hale gelmesi nedeniyle ekonomik baskının artırılmasının gündeme geldiği belirtildi.

Yeni ekonomik baskının İran'ın petrol gelirlerini, uluslararası finans sistemine erişimini ve üçüncü ülkeler üzerinden yürüttüğü ticareti hedef alabileceği değerlendiriliyor. İran'ın en önemli petrol müşterilerinden biri olan Çin gibi ülkelere yönelik ilave yaptırımlar veya İran bağlantılı finansal işlemleri gerçekleştiren kuruluşlara yönelik cezalar uygulanması ihtimali de gündeme gelen başlıklar arasında bulunuyor.

Reuters'ın haberine göre Çin, İran petrolünün en büyük müşterisi konumunda bulunması nedeniyle Washington'ın yeni yaptırım politikasında önemli bir unsur oluşturuyor. Trump ise açıklamasında herhangi bir ülkeyi doğrudan isimlendirmek yerine İran'a destek sağlayan tüm ülkeleri ekonomik sonuçlarla karşılaşmakla tehdit etti.

İRAN 1979'DAN BU YANA ABD YAPTIRIMLARIYLA KARŞI KARŞIYA

İran ekonomisinin ABD yaptırımlarıyla ilişkisi yeni değil. Washington'ın Tahran'a yönelik yaptırım politikası, 1979 İran Devrimi ve ardından yaşanan ABD Büyükelçiliği rehine krizinden bu yana farklı dönemlerde genişletilerek devam etti.

NTV'nin aktardığı New York Times analizinde, İran ekonomisinin uzun yıllardır ABD'nin uyguladığı ekonomik baskıya göre şekillendiğine dikkat çekildi. Tahran yönetimi yaptırımların etkisini azaltabilmek için petrol ticaretinde alternatif yöntemler geliştirdi, dolar kullanımını azaltmaya çalıştı ve ABD finans sisteminin dışında kalan ticaret kanallarına yöneldi.

İRAN PETROLÜNÜ ÇİN VE RUSYA'YA SATARAK YAPTIRIMLARI AŞMAYA ÇALIŞTI

İran'ın ABD yaptırımlarının etkisini azaltmak için kullandığı başlıca araçlardan biri petrol ihracatı oldu. Tahran'ın Çin ve Rusya gibi ülkelere indirimli petrol satarak enerji gelirlerini korumaya çalıştığı belirtildi.

Çin'in İran'dan satın aldığı petrolün bir bölümünü, ABD yaptırımlarının doğrudan etkisine daha az açık olan küçük rafinerilerde değerlendirdiği aktarıldı. İran ayrıca petrol ticaretinin devam etmesi için farklı şirketler, aracılar ve taşımacılık ağlarından yararlandı.

İRAN'IN "GÖLGE FİLO" İLE PETROL İHRACATI

İran'ın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı yöntemler arasında petrol taşımacılığında oluşturulan "gölge filo" da bulunuyor. İran'ın uluslararası yaptırımlardan kaçınarak petrol satabilmek için tanker ağlarını genişlettiği ve petrolün kaynağının izlenmesini güçleştiren farklı ticari yöntemlerden yararlandığı belirtiliyor.

Petrol ticaretinin yalnızca doğrudan para transferleriyle yapılmadığı, enerji ürünlerinin mal ve hizmet karşılığında takas edildiği anlaşmaların da kullanıldığı aktarıldı. İran'ın söz konusu yöntemlerle sanayi sektörünü desteklemeye, ithalatını sürdürmeye ve dolar kullanımını azaltmaya çalıştığı kaydedildi.

PETROLÜN BİR BÖLÜMÜ KARA VE DEMİR YOLUYLA TAŞINDI

Savaş ve ABD ablukasının başlamasının ardından İran'ın petrol sevkiyatında alternatif nakliye yollarını da devreye aldığı belirtildi. Deniz taşımacılığındaki kısıtlamaları aşmak amacıyla petrolün bir bölümünün kara yolu ve demir yoluyla sevk edildiği ifade edildi.

Trump'ın yeni ekonomik operasyon kapsamında petrol kaçakçılığı, gemi sicilleri ve paravan şirketleri doğrudan hedef göstermesi, Washington'ın İran'ın söz konusu alternatif ihracat kanallarına yönelik baskıyı artırmayı planladığını ortaya koydu.

İRAN ATEŞKES DÖNEMİNDE PETROL İHRACATINI ARTIRDI

İran'ın 17 Haziran'da ABD ile mutabakat zaptının imzalanmasının ardından oluşan daha sakin dönemi petrol ihracatı açısından değerlendirdiği belirtildi. Tahran yönetiminin abluka öncesinde Hürmüz Boğazı dışında satışa hazır şekilde beklettiği petrol stoklarının bulunduğu aktarıldı.

NTV'nin aktardığı New York Times analizine göre İran, mutabakatın hemen ardından yaklaşık 80 milyon varil petrol ihraç etti. Söz konusu ihracatın ülkenin petrol depolama kapasitesi üzerindeki baskıyı azalttığı belirtildi.

YÜKSELEN PETROL FİYATLARI İRAN'IN GELİRİNİ ARTIRDI

Petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş de İran'ın enerji gelirleri açısından etkili oldu. İran'ın yıl içinde gerçekleştirdiği petrol satışlarından daha önce öngörülenden yüksek gelir elde ettiği belirtildi.

İran'ın yaptırımlar altında geliştirdiği alternatif satış kanalları, ihracat stokları ve yükselen enerji fiyatlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Tahran yönetiminin yalnızca ekonomik baskı nedeniyle kısa sürede teslim olmasının kesin olmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.

VELİ NASR: SEÇENEKLER TAM TESLİMİYETTEN SONUNA KADAR MÜCADELEYE UZANIYOR

İran uzmanı Veli Nasr da Tahran yönetiminin önündeki seçeneklere ilişkin değerlendirmede bulundu. Nasr'a göre İran açısından seçenekler "tam teslimiyet" ile "sonuna kadar mücadele" arasında değişiyor.

Nasr, İran yönetiminin daha iyi bir anlaşmaya ulaşabilmek için mevcut ekonomik ve siyasi maliyetleri göze almayı tercih edebileceğini belirterek, "Onlar, daha iyi bir anlaşma elde etmenin tek yolunun, şimdiki bedelleri göze alıp küresel ekonomiyi ve Trump'ı köşeye sıkıştırmak olduğuna inanıyorlar." ifadelerini kullandı.

17 HAZİRAN'DA ABD İLE İRAN ARASINDA MUTABAKAT İMZALANMIŞTI

ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik mutabakat 17 Haziran 2026'da imzalandı. Açıklanan çerçeve, tarafların askeri operasyonları sona erdirmesini, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını ve daha geniş kapsamlı nihai bir anlaşma için müzakerelerin yürütülmesini öngörüyordu.

Mutabakat metninde tarafların nihai anlaşmaya en fazla 60 gün içinde ulaşmak üzere müzakere etmesi ve sürenin karşılıklı mutabakatla uzatılabilmesi öngörüldü. Görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması, ekonomik düzenlemeler ve Hürmüz Boğazı üzerinden ticari geçişler dahil çok sayıda başlığı kapsaması planlandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI ANLAŞMAZLIĞIN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ OLDU

Mutabakat kapsamında İran'ın Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari gemi geçişlerini güvenli hale getirmek için düzenlemeler yapması, ABD'nin ise İran üzerindeki deniz ablukasını kaldırmaya başlaması öngörüldü. Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimine ilişkin İran ile Umman arasında görüşmeler yapılması da çerçeve metinde yer aldı.

Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve ticari geçiş şartları, ilerleyen dönemde Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlığın temel başlıklarından biri haline geldi. 60 günlük müzakere dönemi nihai barış anlaşması sağlanamadan sona erdi.

TRUMP 60 GÜNLÜK SÜRENİN UZATILMASINI İSTEMEDİ

Trump, 17 Ağustos'ta yaptığı açıklamada İran'la yürütülen çerçeve anlaşmanın süresinin uzatılmasını istemediğini söyledi. Nihai anlaşmaya yaklaşılıp yaklaşılmadığı sorusuna yanıt veren Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini ancak Washington'ın gerekli gördüğü şartları kabul etmeye hazır olmadığını savundu.

Washington'ın açıklamasıyla birlikte haziran ayında başlayan 60 günlük süreç yeni bir anlaşma sağlanmadan tamamlandı. Trump yönetiminin ardından duyurduğu kapsamlı ekonomik baskı kampanyası, ABD'nin İran politikasında yaptırımlar ve ekonomik izolasyon araçlarının yeniden öne çıkmasına neden oldu.

İRAN 60 GÜNLÜK SÜRE KONUSUNDA FARKLI GÖRÜŞTE

İran yönetimi ise 60 günlük dönem konusunda Washington'dan farklı bir açıklama yaptı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, mutabakatın 60 günlük bir ültimatom içermediğini savundu ve söz konusu dönemin yaptırımların kaldırılması ile nükleer mesele konusunda müzakere yürütülmesi için öngörüldüğünü söyledi.

Bekayi, ABD'nin mutabakatı ihlal ettiğini öne sürerek müzakerelerin imzadan birkaç hafta sonra fiilen durduğunu ve 60 günlük süre tartışmasının geçerliliğini kaybettiğini ifade etti. İranlı sözcü ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine ilişkin Umman ile görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.

ABD'NİN YENİ EKONOMİK BASKISININ KAPSAMI BEKLENİYOR

Trump'ın ilan ettiği yeni ekonomik operasyonun hangi yaptırımları içereceği ve üçüncü ülkelere yönelik tehditlerin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılı bir liste ilk açıklamada paylaşılmadı. ABD Başkanı özellikle İran'ın petrol ticaretini, para transferlerini, finans kuruluşlarıyla ilişkilerini, gemi kayıtlarını ve paravan şirketlerini hedef göstermekle yetindi.

Washington'ın İran'a yönelik yeni ekonomik baskı döneminde petrol ithal eden ülkelerden uluslararası finans kuruluşlarına, taşımacılık şirketlerinden İran'ın ticari ağlarında yer alan aracılara kadar geniş bir alanın gündeme gelmesi beklenirken, Trump'ın açıklamasında belirli bir ülke veya kuruluş için somut yeni yaptırım kararı duyurulmadı.