Dünya

Trump hangi madenleri neden istiyor?

ABD, Ukrayna’daki nadir toprak elementlerine erişim sağlayarak Çin’e olan bağımlılığını azaltmak istiyor. Trump yönetimi, stratejik mineraller için Ukrayna ile anlaşma yapmaya hazırlanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna ile nadir toprak elementleri konusunda kritik bir anlaşmaya imza atmaya hazırlanıyor. Bu anlaşma, ABD'nin Ukrayna’daki yer altı zenginliklerine erişimini artırarak, ülkenin maden kaynaklarını ABD sanayisine kazandırmayı hedefliyor.

ABD yönetimi, Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki küresel hâkimiyetini dengelemek için alternatif kaynaklara yöneliyor. Washington’un bu alandaki en önemli adımlarından biri Ukrayna ile yapılan madencilik iş birliği olarak görülüyor.

ABD Temsilciler Meclisi'nin Silahlı Hizmetler Komitesi, Çin'in küresel tedarik zinciri üzerindeki artan kontrolüne karşı ABD'nin stratejik mineral kaynaklarını güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, Ukrayna'nın zengin maden yatakları ABD için büyük önem taşıyor.

HANGİ MADENLER ABD İÇİN KRİTİK?

Ukrayna, nadir toprak elementleri bakımından oldukça zengin bir ülke. Avrupa Birliği'nin (AB) "kritik hammadde" olarak tanımladığı 30 maddenin 21’i Ukrayna topraklarında bulunuyor.

Bu elementler, elektrikli araçlar, savunma sanayi, yapay zeka teknolojileri ve yenilenebilir enerji projelerinde hayati önem taşıyor. Özellikle askeri radarlar, füzeler, navigasyon sistemleri ve akıllı telefonlar gibi birçok kritik teknolojide kullanılıyor.

ABD’nin Ukrayna’dan temin etmek istediği başlıca madenler şunlar:

Neodimyum (Nd) ve Praseodim (Pr): Güçlü mıknatıs üretiminde kullanılıyor, rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorları için kritik öneme sahip.

Terbiyum (Tb) ve Disprosyum (Dy): Yüksek ısıya dayanıklı alaşımlar için vazgeçilmez.

İtriyum (Y) ve Seryum (Ce): Askeri sensörlerde ve optik cihazlarda kullanılıyor.

Lityum (Li): Elektrikli araç bataryaları, enerji depolama sistemleri ve yapay zeka veri merkezleri için büyük önem taşıyor.

Bu minerallerin büyük bir kısmı Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk, Luhansk ve Dnipropetrovsk bölgelerinde yer alıyor. Ancak bu bölgeler, Rusya’nın kontrolü altında bulunuyor.

TRUMP’IN UKRAYNA’DAN NADİR ELEMENTLERİ TALEP ETME SEBEBİ NE?

ABD, nadir toprak elementleri konusunda Çin’e büyük ölçüde bağımlı durumda. Çin, dünya genelinde nadir elementlerin yaklaşık %60-70’ini üretirken, işlenmiş nadir toprak elementleri pazarının %90’ını elinde bulunduruyor.

Bu durum, ABD’nin savunma sanayi ve yüksek teknoloji üretimi açısından stratejik bir risk oluşturuyor. Trump yönetimi, ABD’nin Çin’e olan bağımlılığını azaltmak için Ukrayna, Grönland ve Afrika gibi alternatif maden kaynaklarına yöneliyor.

Trump yönetimi döneminde, ABD'nin enerji ve madencilik alanındaki politikaları şu ana hedefler üzerine şekillendi:

- Çin’e olan bağımlılığı azaltmak: Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın rolünü kırmak.

- ABD'nin kritik mineral kaynaklarını artırmak: Savunma sanayi, yapay zeka altyapısı ve yenilenebilir enerji üretimi için gerekli hammaddeleri güvence altına almak.

- Ekonomik ve askeri üstünlüğü korumak: Yapay zeka, büyük veri ve ileri teknoloji sektörlerini güçlendirmek.

Trump, yapay zeka ve yenilenebilir enerji alanında ABD'yi lider konuma getirmek için büyük bir yatırım planı duyurdu. Ancak bu planın hayata geçirilmesi için bakır, silikon, paladyum ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallere ihtiyaç duyuluyor. Ukrayna'nın sunduğu kaynaklar, bu hedefleri gerçekleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor.

ABD-UKRAYNA MADEN ANLAŞMASI VE RUSYA’NIN TEPKİSİ

24 Şubat’ta ABD ve Ukrayna liderleri, iki ülke arasında nadir toprak elementleri konusunda bir anlaşmanın imzalanmak üzere olduğunu duyurdu. Ancak bu açıklamanın hemen ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin Ukrayna’daki madencilik hamlesine karşı Rusya’nın da nadir toprak elementleri tedariki için yabancı ortaklara açık olduğunu söyledi.

Putin, Rusya’nın Ukrayna’daki işgal altındaki bölgelerinde büyük mineral yatakları bulunduğunu belirterek, "Yeni topraklarımıza, yani Rusya'nın bir parçası haline gelen tarihi topraklarımıza yabancı ortakları çekmeye hazırız" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, ABD ve Rusya arasındaki jeopolitik rekabetin Ukrayna’daki madencilik faaliyetleri üzerinden devam ettiğini gösteriyor.

UKRAYNA’DAKİ MADENLER KİMİN KONTROLÜNDE?

Ukrayna'nın maden rezervlerinin büyük bir kısmı şu anda Rus işgali altındaki bölgelerde bulunuyor.

Forbes Ukraine dergisine göre Ukrayna'nın en değerli mineral kaynaklarının %70’i Donetsk, Luhansk ve Dnipropetrovsk bölgelerinde yer alıyor. Bu bölgelerde bulunan elementler, Ukrayna’nın ekonomik ve stratejik önemi açısından kritik bir rol oynuyor.

Özellikle lityum rezervleri, Ukrayna'nın en önemli doğal kaynakları arasında. Ukrayna’da 450 bin ton lityum rezervi olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu rezervlerin büyük bir kısmı Rusya'nın kontrol ettiği bölgelerde bulunuyor.

Ukrayna hükümeti, halen Ukrayna kontrolünde bulunan Kirovograd bölgesindeki lityum yataklarını işletmeye açmayı planlıyor. ABD’nin Ukrayna ile yaptığı anlaşma, bu madenlerin çıkarılması ve işlenmesini hızlandırabilir.

ABD VE RUSYA’NIN MADEN YARIŞI DEVAM EDİYOR

ABD, Ukrayna’daki nadir toprak elementleri ve kritik mineralleri kontrol ederek küresel rekabette Çin’e olan bağımlılığını azaltmayı ve stratejik üstünlük sağlamayı hedefliyor.

Rusya ise, Ukrayna’nın doğusundaki işgal altındaki bölgelerdeki madencilik faaliyetlerini artırarak Batı’nın bu kaynaklara erişimini kısıtlamak istiyor.