Mezar Taşları ve Kitâbeler

Topkapı Sarayı, 'Ortakapı' Kitabeleri

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

 
  

“Babü’s-selam”, Topkapı Sarayı’nın ikinci kapısı olup “Ortakapı” diye de anılır. Bugün Topkapı Sarayı Müzesi’nin giriş yeri olan bu kapının yapımı Fatih devrindedir.  İlk hali sadece düz duvarlı bir geçit şeklinde, bir koğuş ve kapıcıbaşı odasından ibarettir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen kulelerle daha süslü ve abidevi hale getirilmiş, sonraki dönemlerde geçirdiği tamir ve ilavelerle bambaşka bir çehre kazanmıştır. Buradan girilen sarayın, ikinci avlu-orta avlusu, en faal bölümlerden biridir. Divan-ı Hümayun Defterhane hazinesinin bulunduğu bu avluda resmi törenler gerçekleştirilmiştir. Kapı, “Bab-ı Hümayun-Saltanat Kapısı” ile birlikte güvenlikten sorumlu “Kapıcılar Kethüdası”na bağlı pek çok görevli tarafından korunmuştur.

Kulelerin altında muhafız kapıcılara ve kapıcıbaşıya ait odalar mevcuttur. Babü’s-selam iç içe iki kapıdan oluşur ve buraya “kapı arası” denir. Sadrazamlarla bazı devlet erkânı çoğunlukla saraydan çıkışları sırasında veya saraya gelirken tutuklanmışlarsa buraya konulmuşlardır. Ayrıca gelen elçiler de buradaki odalarda ağırlanmıştır. Buradan padişahtan başka hiç kimsenin at sırtında geçmesine izin verilmemiştir.  

 
  

Dış tarafta, kapının kemeri üstünde “Lailahe illallah Muhammedü’r-resulullah” , “Allah’tan başka ilah yoktur Muhammed (S.A.V) onun resulüdür” yazılıdır. Bunun altındaki anahtar taşında, Sultan II. Mahmud’un “Mahmud Han Bin Abdülhamid El-Muzaffer Daima Adli” istifli tuğrası vardır. Kapının sağındaki mermer levhada kabartma yaldızla Sultan III. Mustafa’nın “Mustafa Han Bin Ahmed El-Muzafer Daima” istifli tuğrası, altında ufak yazı ile “Hafız-ı adli şeriat hazret-i zıllı Hüda” ibaresi konulmuştur. Bunun altına da ikişer mısralı sekiz satır halinde  sülus hat ile:

 
  

“Matla' hurşid-i şevket şehriyar-ı ma’delet

Bani-i bünyan-ı devlet hadim-i beytü’l-haram

Varis-i mülk-i milel sertac-ı şahan-ı düvel

Zıllı Yezdan-ı ezel dadar-ı İskender-gulam

Daver-i devran Sultan Mustafa Han kim anın

Tacdaran-ı selefde görmedi mislin enam

Eyleyüb sarf-ı nukud himmet-i şahenşehi

Etmede umran-ı dehri her dem aksa-yı meram

İşte ez cümle bu Divan-ı Hümayun mevkiin

Seyredince sakf-ı eyvanın o cem cah-ı benam

Etmemiş ana selatin-i selef atf-ı nigah

Mahv olub asar-ı resm-i nakşı zerkarı tamam

Kıble-i şahan-ı alem nazargah-ı halk iken

Ana şayan u sezadır kim ola pür-ihtişam

Emredüb hedmin bina-yı köhne tarh-ı sakfının

Tarz-ı üslub-ı kadimin eyledi tecdid-i tam,

Kapının solundaki mermer levhada kabartma yaldızla yine aynı hat ile Sultan Üçüncü Mustafa’nın  tuğrası ve altında “Mustafa Han İbni Ahmed El-Muzafer Daima” ibaresiyle altında sekiz satır halinde:

 
  

Mukteza-yı himmet-i tabı’ bülendiyle yapub

Kıldı nev-icad böyle resm-i pakize nizam

Kim eğer görseydi mani nakş-ı zerrin kârını

Reşk ile dembeste-i hayret olurdu subh u şam

Mısraının şemse-i gül mıhına mah-ı münir

Dağdarıdır ki ruyin kaplamış reşk-i zalam

Zıynet-i nakşına nisbet çerh-i atlas bi-nukuş

Sakfına tak-ı felek olmaz yanında köhne bam

Vadi-i vasfında reftar-ı semend hameyi

Zabt edüb himmet-i duaya edelim atf-ı zemam

Hazret-i Hayy-ı nesaksaz-ı nizam-ı kainat

Şevket ü iclalini ede cihanda ber-devam

Taht-ı ali baht-ı devletde ebed olub mukim

Niçe asara muvaffak ede Hallak-ı Enam

Zihniya ilham ile tarihin inşa eyledim

Ola emn ü yümn ile Ortakapu Babüsselam

1172 (Miladi 1758-1759)

Manzum kitabeleri yazılmıştır. “Zihniya” mahlasının altındaki 1283 tarihi tamir tarihlerinden biridir.

Kaynaklar:

Mithat Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lugatı, İstanbul, 1986.

 Ekmeleddin İhsanoğlu (Editör), Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi c.1, İstanbul, 1994.