İsrail’in Suriye’nin kuzeyinde, İdlib’in doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği hava saldırısının ardından saldırının gerekçesine ilişkin İsrail ve Suriye yönetimlerinden farklı açıklamalar geldi. İsrail tarafı, Suriye’nin üste Türk askeri varlığına izin vermeye hazırlandığını öne sürerken Şam yönetimi söz konusu iddiayı reddetti. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, üssün Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere yeniden hazırlandığını, Türk askeri yetkililerin bölgeyi yalnızca eğitim ve askeri işbirliği kapsamında ziyaret ettiğini ve kalıcı Türk askeri konuşlandırması planlanmadığını söyledi.
İsrail’in saldırısı Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye kaynaklı gerilimi de yeniden gündeme taşıdı. Reuters’ın aktardığına göre İsrail yönetimi, Türkiye’nin Suriye’deki askeri etkisinin artmasının kendi güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu savunurken Ankara söz konusu iddiaları reddetti. ABD yönetimi ise İsrail, Türkiye ve Suriye arasında yeni bir askeri çatışma yaşanmasını önlemek amacıyla taraflar arasında iletişim ve çatışmasızlık mekanizması oluşturulması için çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.
SURİYE’DEN “TÜRK ÜSSÜ” İDDİASINA YANIT
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından ABD merkezli Axios’a konuşarak İsrail’in saldırıya gerekçe gösterdiği Türk askeri varlığı iddialarını reddetti. Şeybani, Suriye yönetiminin üssün kullanım amacı konusunda İsrail tarafını önceden bilgilendirdiğini ve tesisin yalnızca Suriye Hava Kuvvetleri için hazırlanmakta olduğunu söyledi.
Şeybani’nin açıklamasına göre Türk askeri yetkililer Ebu Zuhur Üssü’nü ziyaret etti ancak söz konusu ziyaretler eğitim ve askeri işbirliği çerçevesinde gerçekleşti. Tesisin büyük bölümünün boş olduğunu ve henüz tam operasyonel hale gelmediğini belirten Suriyeli Bakan, saldırı sırasında üste Türk askerlerinin bulunmadığını ifade etti.
ŞEYBANİ: KALICI TÜRK ASKERİ VARLIĞI PLANLANMIYORDU
Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail yönetiminin öne sürdüğü kalıcı Türk askeri konuşlandırması iddiasına ilişkin açık bir açıklama yaptı. Şeybani, Ebu Zuhur’da Türk askeri üssü kurulması veya Türk kuvvetlerinin sürekli biçimde konuşlandırılması yönünde bir plan bulunmadığını söyledi.
Şeybani, “Orada bir Türk üssü kurma, kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma veya Türk kuvvetlerini konuşlandırma niyeti yoktu.” ifadelerini kullandı. Reuters da Şeybani’nin üssün Suriye Hava Kuvvetleri için yeniden düzenlendiğini ve Türkiye’ye ait kalıcı askeri yapılanma planlanmadığını açıkladığını aktardı.
TÜRK SUBAYLARIN ÜSSÜ ZİYARET ETTİĞİ AÇIKLANDI
Suriye yönetimi, Türk askeri yetkililerin Ebu Zuhur Hava Üssü’nde bulunduğuna ilişkin iddiaları tamamen reddetmedi ancak ziyaretlerin niteliğine ilişkin farklı bir çerçeve çizdi. Şeybani, Türk subayların tesisi eğitim ve askeri işbirliği kapsamında ziyaret ettiğini belirtti.
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Şam yönetimi, ziyaretleri Türk askerlerinin üsse konuşlandırılması veya tesisin Türk ordusuna tahsis edilmesi anlamına gelmediğini ifade etti. Ebu Zuhur’un Suriye ordusunun kullanımında kalmasının planlandığı ve henüz aktif askeri üs statüsüne tam olarak geçirilmediği kaydedildi.
İSRAİL SALDIRIDAN ÖNCE SURİYE’Yİ UYARDIĞINI SAVUNDU
İsrail yönetimi ise Şam’ın açıklamalarından farklı bir değerlendirme yaptı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye yönetiminin Ebu Zuhur’da Türk askeri varlığına izin vermeye hazırlandığını savundu ve İsrail’in saldırıdan önce Şam’a uyarıda bulunduğunu söyledi.
Netanyahu, İsrail’in mesajının Türk askeri konuşlandırmasına izin verilmemesi yönünde olduğunu belirterek, “Mesajımız çok açıktı. İzin vermeyin. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar.” ifadelerini kullandı. Reuters, İsrail’in saldırıyı Suriye’nin Türkiye’ye askeri konuşlanma imkanı sağlayacağı yönündeki endişeleriyle gerekçelendirdiğini aktardı.
SALDIRI ÖNCESİ MOSSAD İLE SURİYE ARASINDA TEMAS
Ebu Zuhur saldırısından önce İsrail ve Suriye arasında doğrudan temas gerçekleştirildiğine ilişkin bilgiler de ortaya çıktı. Reuters’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre Mossad Direktörü Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani 14 Ağustos 2026’da telefon görüşmesi yaptı.
Görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetleri, Türk askerlerinin olası konuşlandırılması, silah satışı ve Suriye ordusuna insansız hava araçları sağlanması gibi konuların gündeme geldiği belirtildi. İsrail’in görüşme sırasında Türkiye’nin Suriye’deki askeri etkisinin artmasının kendi güvenliği açısından sorun oluşturacağını ilettiği aktarıldı.
ŞEYBANİ: SALDIRININ MEŞRU BİR GEREKÇESİ YOK
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Üssü’ne yönelik bombardımanını “meşru bir gerekçeden yoksun” olarak nitelendirdi. Şam yönetiminin İsrail’e kalıcı Türk askeri konuşlandırması planlanmadığını açıkça ilettiğini belirten Şeybani, buna rağmen üssün vurulduğunu söyledi.
Şeybani, saldırıya rağmen Suriye’nin İsrail ile gerilimin düşürülmesi amacıyla diplomatik görüşmelere tamamen kapalı olmadığını da açıkladı. Suriye yönetiminin olası yeni bir güvenlik anlaşmasının iki tarafın güvenlik kaygılarını ele alması ve Suriye’nin egemenliğine saygı göstermesi gerektiğini savunduğu aktarıldı.
İSRAİL İLE SURİYE ARASINDAKİ GÜVENLİK GÖRÜŞMELERİ GÜNDEMDE
Suriye ile İsrail arasında daha önce ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen güvenlik görüşmeleri de saldırının ardından yeniden gündeme geldi. Şam yönetimine göre yaklaşık bir yıl devam eden temaslarda güvenlik düzenlemeleri konusunda ilerleme sağlandı ancak taraflar nihai bir anlaşmaya ulaşamadı.
Şeybani, İsrail’in daha önce üzerinde uzlaşılan bazı taahhütlerden geri adım attığını ve güvenlik anlaşmasının uygulanması konusunda ilerleme sağlanamadığını savundu. Suriye yönetimi, gelecekte yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail’in güvenlik taleplerini ele alırken Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğünü de güvence altına alması gerektiğini belirtti.
ABD ÜÇ ÜLKE ARASINDA ÇATIŞMASIZLIK MEKANİZMASI İÇİN DEVREDE
İsrail’in Ebu Zuhur saldırısı Washington yönetimini de harekete geçirdi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında askeri yanlış anlamaları ve doğrudan çatışma riskini azaltacak bir iletişim mekanizması üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Barrack, özellikle askeri faaliyetler konusunda tarafların birbirini zamanında bilgilendirmesine imkan verecek daha resmi bir koordinasyon sistemine ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Reuters’ın aktardığına göre Türkiye saldırı karşısında hazırlıksız yakalandı ve mevcut iletişim eksikliğinin taraflar arasında askeri karşılık verilmesi riskini artırdığı değerlendirildi.
TOM BARRACK: ŞARA HÜKÜMETİ GERİLİMİ DÜŞÜRMEYİ SEÇTİ
Tom Barrack, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırısından “derin endişe” duyduklarını da açıkladı. ABD’nin askeri yöntemler yerine diplomatik sürecin sürmesini teşvik etmek amacıyla taraflar arasında görüşmelere ev sahipliği yapmayı sürdüreceğini belirtti.
Barrack, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin İsrail’e karşı saldırgan bir tutum benimsemediğini ve vekil güçler üzerinden hareket etmediğini savundu. Şara hükümetinin İsrail ile gerilimin azaltılmasını tercih ettiğini defalarca ortaya koyduğunu ifade etti. ABD’nin önceliğinin Türkiye, İsrail ve Suriye arasında doğrudan askeri karşılaşmanın önüne geçmek olduğu belirtildi.
TÜRKİYE İSRAİL’İN SALDIRISINI GÜÇLÜ ŞEKİLDE KINADI
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısını yazılı açıklamayla “güçlü şekilde” kınadı. Bakanlık, İsrail’in Suriye’nin altyapısını ve askeri kapasitesini hedef alan saldırılarının ülkenin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve birliğini ihlal ettiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında uluslararası topluma da çağrıda bulunularak İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının durdurulması için daha kararlı bir tutum sergilenmesi ve uluslararası hukuku ihlal eden eylemler konusunda hesap verebilirliğin sağlanması istendi. Türkiye ayrıca İsrail’in Türk askeri varlığına ilişkin gerekçelerini kabul etmediğini açıkladı.
TÜRKİYE İSRAİL’İN İDDİALARINI REDDETTİ
Reuters’ın aktardığına göre Türkiye, İsrail’in Ebu Zuhur Üssü’ne Türk askerlerinin konuşlandırılacağı yönündeki iddialarını dayanaksız olarak nitelendirdi. Ankara, İsrail’in söz konusu iddiaları Suriye’ye yönelik saldırılarını gerekçelendirmek amacıyla kullandığını savundu.
Türkiye, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimiyle askeri eğitim ve istikrarın sağlanmasına yönelik işbirliğini sürdüreceğini belirtirken İsrail’in bölgedeki politikalarının Suriye’nin istikrarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
İSRAİL SAVUNMA BAKANI TÜRKİYE’YE YÖNELİK AÇIKLAMA YAPTI
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da saldırının ardından Türkiye’yi hedef alan açıklamalarda bulundu. Reuters’a göre Katz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin Suriye’de İsrail güvenliğini tehdit edebilecek askeri girişimlerden uzak durması gerektiğini savundu.
İsrail yönetimi, Suriye topraklarında Türkiye’ye ait kalıcı bir askeri yapılanmanın kendi ulusal güvenliği açısından kabul edilemez olacağını ileri sürerken Türkiye ve Suriye yönetimleri Ebu Zuhur Üssü’nde böyle bir plan bulunmadığını açıkladı.
EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜ’NDE NE OLDU?
İsrail savaş uçakları 18 Ağustos 2026’nın ilk saatlerinde Suriye’nin kuzeyinde, İdlib ilinin doğusunda yer alan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı. Bölgedeki ilk bilgilerde havaalanının uzun süredir kullanılmadığı ve büyük ölçüde terk edilmiş durumda olduğu belirtildi. Anadolu Ajansı ilk haberinde tesise dört hava saldırısı düzenlendiğini aktardı.
Axios ise daha sonra saldırıda pist ve hangarları hedef alan en az sekiz bombanın kullanıldığını bildirdi. İsrail Başbakanlık Ofisi saldırının sorumluluğunu üstlenirken operasyonun Türk askeri varlığının üsse yerleşmesini önlemeyi amaçladığını savundu. Saldırının ardından can kaybı veya yaralı olduğuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
EBU ZUHUR ÜSSÜ UZUN SÜREDİR AKTİF DEĞİLDİ
Ebu Zuhur Hava Üssü, Suriye iç savaşı nedeniyle yaklaşık on yıldır tam kapasiteyle kullanılmıyordu. Şam yönetiminin son dönemde tesisi yeniden Suriye Hava Kuvvetleri’nin kullanımına hazırladığı belirtilirken İsrail tarafı söz konusu çalışmaların Türkiye’nin askeri varlığıyla bağlantılı olabileceğini ileri sürdü.
Suriye yönetimi ise yeniden yapılanma çalışmalarının ülkenin kendi hava kuvvetleri için gerçekleştirildiğini ve Türk ordusuna üs tahsis edilmesi yönünde bir plan bulunmadığını açıkladı.
SURİYE SALDIRIYI EGEMENLİĞİNİN İHLALİ OLARAK NİTELENDİRDİ
Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısını kınayarak operasyonun Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olduğunu bildirdi.
Şam yönetimi, İsrail’in Suriye’ye yönelik askeri operasyonlarının 8 Aralık 2024’ten itibaren devam ettiğini belirtirken kendi yönetiminin gerilimi azaltma ve ülke içerisinde istikrarı güçlendirme politikası izlediğini savundu.
ÜRDÜN’DEN İSRAİL’E TEPKİ
Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısını kınadı. Açıklamada saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu bildirildi.
Ürdün yönetimi operasyonu “gerekçesiz düşmanca saldırı” olarak tanımlarken İsrail’in Suriye’nin güvenlik ve istikrarını hedef alan askeri faaliyetlerinin sona ermesi gerektiğini belirtti.
KATAR SALDIRININ ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL ETTİĞİNİ AÇIKLADI
Katar Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur saldırısını kınayarak İsrail’in eylemlerinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerinin ihlali olduğunu bildirdi.
Katar yönetimi, İsrail’in bölgedeki ülkelerin egemenliğini ihlal eden askeri operasyonlarını sürdürmesinin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından risk oluşturduğunu belirtti.
KUVEYT’TEN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in saldırısının Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini ve bölgesel güvenliğe zarar verdiğini açıkladı.
Kuveyt yönetimi uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail’in Suriye’ye yönelik tekrarlanan askeri saldırılarının durdurulması için gerekli adımların atılmasını istedi.
SUUDİ ARABİSTAN SALDIRIYI KINADI
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısını en güçlü ifadelerle kınadığını açıkladı.
Riyad yönetimi, saldırının Suriye devletinin egemenliğine ve uluslararası hukuka yönelik açık bir ihlal olduğunu belirtti. Suudi Arabistan ayrıca uluslararası topluma İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerinin durdurulması için harekete geçme çağrısında bulundu.
BAE SURİYE’NİN EGEMENLİĞİNE VURGU YAPTI
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in hava saldırılarını kınadı. Açıklamada Suriye’nin egemenliğinin ihlal edilmesinin ve ülkenin güvenliği ile istikrarının tehdit edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.
BAE yönetimi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve bölgede askeri gerilimi artırabilecek faaliyetlerden kaçınılması gerektiğini bildirdi. İsrail saldırısına yönelik uluslararası tepkilerin Türkiye’den Körfez ülkelerine kadar geniş bir bölgeye yayıldığı görüldü.
MISIR: BÖLGESEL GÜVENLİK VE BARIŞ TEHDİT ALTINDA
Mısır Dışişleri Bakanlığı, Ebu Zuhur Hava Üssü’nün vurulmasını Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olarak nitelendirdi.
Açıklamada İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerine aykırı olduğu belirtilirken askeri operasyonların bölgedeki istikrar çabalarını baltalayabileceği ve bölgesel güvenlik ile barışı tehdit edebilecek yeni bir gerilim yaratabileceği ifade edildi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER: HAVA SALDIRILARI DURDURULMALI
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric de İsrail’in saldırısına tepki gösterdi. Dujarric, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve hava sahasının ihlal edildiğini belirterek saldırıların durdurulması gerektiğini açıkladı.
BM Sözcüsü, “Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve hava sahasının bir başka endişe verici ihlalidir. Hava saldırıları durdurulmalı ve biz bunlara karşıyız.” ifadelerini kullandı.
KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ’NDEN KINAMA
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, İsrail’in saldırısını güçlü şekilde kınadı ve operasyonun Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğüne yönelik kabul edilemez bir ihlal olduğunu açıkladı.
El-Budeyvi, uluslararası toplumu sorumluluk üstlenmeye ve İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının durdurulması için kararlı bir tutum sergilemeye çağırdı.
ARAP BİRLİĞİ’NDEN İSRAİL’E TEPKİ
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi de İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını kınadı. Fehmi, İsrail’in askeri operasyonlarının kabul edilemez olduğunu belirterek Tel Aviv yönetimini bölgede çatışma alanlarını genişletmekle suçladı.
Fehmi ayrıca saldırıların İsrail’deki iç siyasi süreçlerle bağlantılı olduğunu savundu ve Netanyahu yönetiminin bölgesel güvenlik pahasına siyasi hedefler izlediğini öne sürdü.
PAKİSTAN SURİYE İLE DAYANIŞMA MESAJI VERDİ
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırısını şiddetle kınadı. Açıklamada operasyonun uluslararası hukukun ihlali olduğu ve bölgesel barış ile istikrarı daha fazla zayıflatabileceği belirtildi.
Pakistan yönetimi Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğini yineleyerek uluslararası toplumu İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylemlerinin durdurulması için harekete geçmeye çağırdı.
İSRAİL, TÜRKİYE VE SURİYE ARASINDA GERİLİM YÜKSELDİ
Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırı, İsrail ile Türkiye arasında Suriye’deki askeri faaliyetlere ilişkin uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarını yeniden öne çıkardı. İsrail, Türkiye’nin Suriye’de askeri kapasitesini artırmasını güvenlik riski olarak değerlendirirken Ankara, Suriye yönetimiyle yürüttüğü askeri eğitim ve işbirliğinin ülkenin istikrarını sağlamayı amaçladığını belirtiyor.
Suriye yönetimi ise Ebu Zuhur’da kalıcı Türk askeri konuşlandırılması planlanmadığını açıklarken İsrail’in saldırısını kendi egemenliğine yönelik ihlal olarak nitelendirdi. ABD yönetiminin taraflar arasında doğrudan askeri çatışmayı önlemek amacıyla iletişim mekanizması oluşturma çalışmaları devam ediyor.