Dünya Bülteni - DÜBAM Tarih Araştırmaları
“Türk Hava Kurumu” veya “Tayyare Cemiyeti” mevzubahis olunca Vecihi Hürkuş’un adını zikretmeden konuyu kapatamazsınız. Çünkü bu zat ömrünü havacılığa adamış üstün bir zeka. Onun ülkemize tamamen yerli malzemelerle imal ettiği uçak sebebiyle nasıl ödüllendirildiğini araştırırken devrin hava kuvvetleri tarafından dışlanıp istiskal edildiğini okuyunca çok şaşırdık. Aşağıya eklediğimiz belgede hadiseyi beraber okuyalım:
“Hava Kuvvetleri Müfettişliği emrinde çalışan Türk tayyarecilerinden Vecihi Efendi’nin bundan birkaç ay evvel Hava Kuvvetleri Müfettişliği nam ve hesabına sırf kendi sa’y ve gayreti, ilim ve ihtisası ile inşa eylediği bir tayyare mezkur müfettişlik hangarında muattal bir halde bekletilmektedir. Tayyare Cemiyeti bu uçağın Vecihi Efendi’ye verilmesini Başvekil İsmet Paşa’dan rica etmektedir. İsmet Paşa da bu talebi kendisine hitaben gönderilen yazının üzerine “lütfen alakadarâne nazar-ı dikkate alınması ricasıyla Müdafaa-i Milliye Vekaletine celp edilmesi” talimatını yazarak Müdafa-i Milliye Vekaletine (Milli Savunma Bakanlığına) gönderir. Müdafa-i Milliye Vekaleti Başbakan İsmet Paşa’nın uygun gördüğü bu teklifi çeşitli bahanelerle red eder ve Vecihi Efendi’nin kendi elleriyle yaptığı uçağın yapımı sırasında devletin malzemesi kullanıldığını bildirerek Tayyare Cemiyetinin bu talebini geri çevirir.” (*)
Öyle anlaşılıyor ki Türk Hava Kuvvetleri, Vecihi Hürkuş’un Tayyare Cemiyeti için imal ettiği uçağın Ankara semalarında uçmasından rahatsız olmuş. Bu olayda Hava Kuvvetlerinin dışardan uçak ithal edilmesini tercih ettiği anlaşılmaktadır. Bağışlarla satın alınan uçakların sayısı da bu iddiayı teyit etmektedir. Oysa tarihi kaynaklarımız başlangıçta Tayyare Cemiyetinin Türk Hava Kuvvetleri ile iç içe çalıştığını, hatta 1933 senesinde Türk Hava Kuvvetleri bütçesine 6.559.329 liralık destekte bulunduğunu, Ziraat Bakanlığının TTC’nin at yarışları masraflarını karşıladığını, TTC’nın yöneticilerinin çoğunun havacı askerler olduğunu kaydeder ki doğrudur. Bütün bunlara rağmen Vecihi Hürkuş’un Tayyare Cemiyeti için imal ettiği uçağın kendilerine verilmesi talebi Hava Kuvvetleri tarafından, Başbakan İsmet Paşa da ikna edilerek red edilmiş.
***
Son zamanlarda orman yangınları sebebiyle Türk Hava Kurumu (THK) yeniden gündeme geldi. Ağırlıklı olarak, uçaklarının bakımının zamanında neden devlet tarafından yaptırılmadığı sorgulandı. Oysa söz konusu Kurum bir sivil toplum kuruluşu idi ve (aşağıda tafsilatıyla anlatılacağı üzere) uçaklarının bakımını yaptıracak yeterli bütçesi vardı. Ancak zamanla liyakatsiz yönetim kurulları tarafından iyi yönetilmediği için iflas etmişti. Hükümet de yapılması gerekeni yapmış ve THK’yı kayyuma devretmek zorunda kalmıştı. Bu tartışmalar arasında biz de eski adı “Tayyare Cemiyeti” olan THK’ın kurulmadan önceki ve sonraki geçmişini araştırdık. En güzel araştırma muhakkak ki TTC’nin arşivlerinde yapılır.
Türk Havacılık tarihini 1925 tarihinden itibaren başlatanlar tarihi bilgileri yeni nesillere doğru olarak anlatmıyor. Havacılığı 1925 tarihinden başlatmak, 1903-1925 tarihleri arasında “Donanma-i Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyeti”nin (DOMMC) çatısı altında kurulmuş olan “Tayyare İaneleri”ni ve “Kıtaatı Fenniye ve Mevakii Müstahkeme Müfettişi Umumiliği”nin bünyesinde oluşan ve bir rivayete göre 1912 senesinde ilk yerli montaj uçağını uçurmuş olan “Hava Kuvvetleri”ni görmemek demektir. Varını yoğunu vatan savunması için seferber etmiş olan hatta Rusya’dan önce havacılık sektörünü faaliyete geçiren fedakar ecdadımızın gayretlerini de yok saymaktır. Tayyarecilik sanayiinin 1903 tarihinde dünyada ilk uçuş haberi duyulur duyulmaz gündeme geldiğini ve 1909 tarihinde ise bu sektör için para toplanmaya başlandığını ispatlayan yüzlerce bilgi ve belge var.
“Tayyare Cemiyeti” 16.2.1925 tarihinde resmen kurulmadan önce havacılığa ait altyapı faaliyetlerini Donanma-i Osmani Muavenet-i Milliye Cemiyeti bünyesinde “Tayyare İaneleri” adı altında bir kampanya yürütülüyordu. Mezkur Cemiyet 19 Haziran 1909 tarihinde yani Türk Tayyare Cemiyeti’nden 17 sene önce havacılık alanını da kapsayacak şekilde kurulmuştu. Bu organizasyon “Tayyare İaneleri” (**) antetli makbuzlarla 1909 tarihinden itibaren “DOMMC”nin bünyesinde para toplamaya başladı.(**) O zamanlar Tayyare İanelerini yürütenler DOMMC gibi ülkenin her tarafında teşkilatlanmamıştı. DOMMC ise, Baron de Cutters’in ilk İstanbul’da uçuşu gerçekleştirdiği 1909 senesinde kurulmuştu. O tarihlerde tayyarenin keşfedilmesi, harp tarihinde tüfeğin icadı gibi bütün savaş ezberlerini alt üst eden yeni bir kırılma noktası idi. Libya İtalyan uçakları tarafından atılan bombalarla kaybedilmişti. Büyük devletler denizcilikte olduğu gibi hava savunması konusunda da ciddi yatırımlar yapmışlar ve kayda değer sermayeler ortaya koymuşlardı. Osmanlı Devleti de Mısır, Kuzey Afrika, Hicaz, Irak coğrafyası dahil her yerden hava savunması için büyük bir yardım seferberliği başlatmıştı. (Biz aşağıda sadece Sivas Polis Teşkilatının Tayyare İanesi olarak gönderdiği 3846 altın değerindeki makbuzu paylaştık).
Cumhuriyetimizin kuruluşundan 14 ay sonra 16.2.1925 tarihinde Atatürk tarafından “Tayyare İaneleri”nin faaliyetleri “Donanmayı Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyeti” bünyesinden alınarak “Türk Tayyare Cemiyeti” (TTC) kuruldu. TTC kurulmadan önce finansal kaynağı vardı. Tayyare (uçak) yapma düşüncesi 1909 tarihinde fiilen planlanmıştı. İlk uçak Vecihi (Hürkuş) tarafından 1922 tarihinde yerli malzemelerle yapılmış ancak Hava Kuvvetleri tarafından uçuşuna izin vermemişti. Oysa TTC’nın ilk başkanı da bir asker idi. Tayyare Cemiyeti’nin ismi 1935 tarihinde değiştirilerek “Türk Hava Kurumu” oldu. Kurumun ismi neden değiştirildi bilmiyoruz.
Tayyare Cemiyeti kuruldu ama bu cemiyete gelir muslukları lazımdı. Bunu da çeşitli gelir kaynakları bularak halletmişlerdi. Aşağıda tafsilatlı olarak kaydedildiği üzere bunlar, çeşitli vakıf mülklerinin sembolik fiyatlarla Tayyare Cemiyetine kararnamelerle hibe edilmesi, zekat, sadaka, bağış ve kurban derileri, milli piyango çekilişleri, ispirtolu içkilerin satış karı üzerinden alınan % 4,5’lük vergi, gümrüklerde kalmış olan malların Cemiyet adına satılması, takvim, kıymetli evrak ve yıllıkların basım yayım hakları, keza Vaaz ve Nutuk isimli kitapların basım ve yayın hakkı, devlet dairelerine dağıtılan Atatürk büst ve posterlerinden elde edilen gelirler, ihracat maddelerinden alınan yüzde 1’lik katkı şeklinde özetlenebilir. (Bu gelirler günümüzde, otoyollarından, tünellerden, köprülerden keza ihraç ettiğimiz sanayi ve tarım ürünlerinden, keşfedilen yeni doğalgaz gelirlerinden yüzde 1 ila 4,5 arasında iane=yardım almak anlamına gelmektedir ki yekunu çoğu devletlerin bütçelerini aşan gelirlerdir).
Büyük savaşlardan çıkmış olan milletimiz yeni dönemde ülkenin hava savunması söz konusu olunca, Tayyare Cemiyetine de büyük ilgi gösterdi. O kadar ki Donanmayı Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyetine bir cihad ruhu ile toplanan yardımlar yeni dönemde de Tayyare Cemiyetine teberrularla devam etti. Fakat yeni kanunlar art arda toplumun beklentilerinin aksine yürürlüğe girince teberrularda duraksamalar oldu. Eski yardımların devam etmesi için camilerden Tayyare Cemiyeti’nin önemi müftü ve vaizlerimize anlattırılarak yardımların sürdürülmesi yönünde hutbeler okutuldu. Memurların maaşlarından belli oranlarda TTC’ye vermeleri taahhütleri alındı. Mesela, yağlı boya ile İtalyan ressamlara yaptırılan Gazi’nin tablolarının sanat değeri cami cemaatine hatırlatıldı, buna rağmen tablolar müşteri bulamadı. Vaazlar da müspet netice vermeyince, Tayyare Cemiyeti devrin din otoritelerine Ebussud Efendinin fetvalarını o günlere yorumlatarak halkın zekat ve fıtır sadakalarını toplamaya başladı. Zekatın hangi şartlarda kimlere verileceği Kuranı Kerim ve fıkıh kitaplarında ayrıntılı olarak yazılı iken aşağıda kaydettiğimiz Ebussud Efendinin (2) fetvalarını ileri sürüp Cumhuriyetin laiklik umdesiyle çelişir şekilde zekat toplamaya çalıştılar. Öğrencilik yıllarımızda bile THK’nın fitre ve sadaka zarfları gelirdi. Biz de harçlıklarımızdan fedakarlık yapar zarflara para koyup verirdik.
TÜRK TAYYARE CEMİYETİNİN FİNANSAL KAYNAKLARI:
- 1934 tarihinde 710 sayılı bir kararname ile piyango çekilişleri Tayyare Cemiyetine devredilmiş,
- 1935 senesinde ise ispirto ve ispirtolu içkilerin satış karı üzerinden alınan % 4,5 Tayyare Cemiyetine verilmiş,
- İstanbul Rıhtım Şirketi’nin halktan fazla olarak aldığı vergiler keza Tayyare Cemiyetine devredilmiş.
- Tayyare Cemiyeti tarafından yaptırılan Atatürk büstlerinin Cemiyete yarar sağlamak amacıyla, devlet dairelerince satın alınması için tebligat yayınlanması istenmiş (bu tebligatın hükümet tarafından yayınlanıp yayınlanmadığını öğrenemedik)
- İstanbul’da tütün işçilerinin alacakları yevmiyenin Tayyare Cemiyeti hesabına yatırılmaları suretiyle Cuma günleri de çalıştırılmış,
- CHP Kongresinde, Tayyare Cemiyeti için vakıflardan yardım isteklerinde bulunulmuş (Belge ilişik),
- Tayyare Cemiyeti İsmet Paşa’ya madalya vermiş,
- Cemiyete yardım taahhüdü olan memurların taahhüt miktarlarının maaşlarından kesilerek makbuz karşılığı Cemiyete verilmesi sağlanmış,
- SSCB tayyarecilerle akşam ziyafeti düzenlenmiş,
- Müftülük personelinin aylık olarak taahhüt ettikleri Tayyare Cemiyeti yardımından ödenmeyen 3 aylık paranın İl Tayyare Cemiyetlerine gönderilmesi sağlanmış,
- Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi tarafından zekatların Tayyare Cemiyetine verilmesinin caiz olduğu genelgeleri yayınlanmış ve alınan talimat gereği bu konuda halkın desteğini almak için 350 sene önce vefat etmiş olan Ebussud Hazretlerinin fetvalarından yararlanılmış, (Sözkonusu fetva aşağıya dercedilmiştir).
- Cemiyetin düzenlediği Milli Piyango çekilişleri aleyhine konuşma ihtimali olan din görevlilerinin mahkemelere sevk edileceği Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından müftülüklere bildirilmiş,
- Kıymetli evrak ve defterlerin satış yetkisi Tayyare Cemiyetine verilmesi için Yozgat Mebusu Süleyman Sırrı Bey tarafından BMM’ne kanun teklifi sunulmuş (3.14.1925),
- Keza ithal edilecek sinema filmlerinin ithal yetkisinin Tayyare Cemiyetine verilmesine dair aynı mebus tarafından kanun teklifi verilmiş (5.1.1926),
- Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Cemiyete gelir sağlanması için Gazi’nin satılamamış olan yağlıboya tablolarının satılması için tabloların sanat değerlerinin öne çıkartılarak müftülüklerden bunun halka anlatılması konusunda destek istenmiş. (12.12.1929),
- Tayyare Cemiyeti adına Ankara’da yapılan at koşusu masraflarına harcanmak üzere Ziraat Vekaleti tarafından Tayyare Cemiyetinin bütçesine para transfer edilmiş,
- Bilad-ı Yunus (Osmangazi) ahalisi elinde bulunan vakıf arazisinden 471 dönüm 3 evlekten ibaret araziye bilirkişinin 16.400 lira değer biçmesine halkın itiraz etmesi üzerine Vakıflar Umum Müdürlüğünün bir yazısı ile bir kararname çıkartılarak 5000 lira ile Tayyare Cemiyeti tarafından satın alınmış,
- Bir başka belgede ise Tayyare Cemiyeti Türk Hava Kuvvetleri bütçesine 6.559.329 lira destekte bulunmuş. (Bu para 471 dönümlük vakıf arazisinin 5000 liraya yani dönümünün 10,6 TL’dan satın alındığı esas alındığında Bursa’da 618.805 dönümlük araziye tekabül etmektedir).
- Gümrük ambarlarında sahipsiz kalan eşyanın Tayyare Cemiyetine terk ve ihda olunması hakkında kanun layihası sunulmuş (13.3.1927).
- Çanakkale’nin Mara burnunda (?) Cezayirli Gazi Hasan Paşa Vakfına ait 29 dönüm arazi keza dönümü 10 lira mukabilinde Cemiyete verilmiş,
- Gureba Hastanesi civarında vaki evkafa ait kabristana bitişik arazi Tayyare Cemiyetine kararname ile ferağ edilmiş (hediye edilmiş).
Tayyare Cemiyeti’nin gelir kaynakları saymakla bitmez. Bunlar dikkatimizi çeken kalemler. Öyle anlaşılıyor ki bu sivil toplum kuruluşu için halktan yardımlar toplanırken “Türk Hava Kuvvetleri ile aynı misyonu sürdürüyor” söylemi yardımları arttırmış. Bunu Diyanet İşleri Reisi Rıfat Börekçi’nin yardımları sürdürmek için Ebussud Efendinin fetvasını gerekçelendirmesinden anlıyoruz. Keza TTC tarafından Hava Kuvvetleri bütçesine 6,5559.329 milyon liranın verilmiş olması da iç içe çalışma iddiasını doğrulamaktadır. Ancak Vecihi Hürkuş’un imal ettiği uçağa TTC’nin sahip çıkması, Hava Kuvvetlerinin de sözkonusu uçağa uçuş izni vermemesi toplum nezdinde infialle karşılanmıştır.
Hülasa, öyle görünüyor ki bu kurum da çağın gelişen teknolojilerinin gerisinde kalmış veya miadını doldurarak “Li külli şey’in ecelun müsemma… “ (Her şeyin bir eceli vardır) sırrına mahzar olmuştur. Bu geçmişi ile aynı isim altında yeniden canlandırılmaya zorlanması daima mazisini hatırlatacaktır. O arazinin sahipleri vakfiye tapularını ileri sürecek ve hak talebinde bulunacaklardır. Bu kurumun, başlangıçtaki misyonu sürdürmesi için İHA-SİHA imal eden TUSAŞ/TAI gibi bir sektöre devredilmesi en isabetli karar olacaktır.
Orman yangınlarına gelince, Geçen sene Avustralya’da meydana gelen büyük yangın 240 gün sonra ancak mevsim yağmurları neticesinde söndürülebilmişti. Avustralya Başbakanının bu yangınları iklim değişikliklerine bağlayıp tatiline devam etmesi eleştirilmişti. Daha önceki yıllarda yine Viktorya Yağmur Ormanlarında meydana gelen yangınlarda ise 220 kişi dumandan boğularak vefat etmişti. Avustralya hükümeti bu yangınlar karşısında da aciz kalmıştı.
Türkiye’de ise Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, Çevre ve Orman Bakanımız ile Dışişleri Bakanımız, ilgili bütün yetkililerin tam kadro gece gündüz bölgede bulunarak organize bir eşgüdüm içerisinde yangınlara anında müdahale edip 216 yerde meydana gelmiş olan yangınları kısa sürede söndürmüş olması tarih ve toplum nezdinde takdirle karşılanmıştır. Umarız bu duyarlılık devam eder ve yangınlar bir daha tekrar etmez. Yangınları söndürmek için canları bahasına çalışan itfaiyecilerimize, su taşıyan vatandaşlarımıza medyun-ı şükranız, bu uğurda vefat eden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet ve mağfiret, yaralananlara da acil şifalar dileriz.
Kaynakça: (Bilgi kaynaklarımız BCA ve BOA’dan alınmış olup, yanlış yorumlara mahal vermemek için bazıları olduğu gibi aşağıda dercedilmiştir)
KARARNAME (7023)
Çanakkale’nin Mara burnunda Cezayirli Gazi Hasan Paşa Vakfına ait mesdud (kapalı) zaviye mefkufatından olup beher dönümüne mahalli heyet idaresince 10 lira bedel takdir edilmiş olan 29 dönüm miktarındaki arazinin mezkur bedel üzerinden hesaplanarak esman-ı bi’l garsının ahzıyla Tayyare Cemiyeti namına ferağı, Evkaf Müdüriyeti Umumisinin 05.08.1928 tarih ve 52994/88 numaralı tezkresiyle vukubulan…..gi üzerine İcra Vekilleri heyetinin 12.08.1928 tarihli içtimaında tasvib ve kabul olunmuştur.
Reisi Cumhur Başvekil İcra vekilleri
Gazi M. Kemal İsmet İmzalar
İmza İmza
KARARNAME
Gureba Hastanesi civarında vaki evkafa ait kabristana merbut haritada işaret içinde olan saha dahilindeki arazinin Tayyare Cemiyeti Merkez-i Umumisi binası inşa etmek üzere 1000 metre murabbası 300 ve mezkur saha dahilinde müsadif duvarın be her metre mukabbaında 800 arşın üzerinden cemiyet-i müşarunileyhaya ferağı için muktazi muameletin ifası, Evkaf Müdür-i Umumiyesinin Mart 926 tarih ve 21921/48 numaralı tezkiresiyle tasvib ve kaydolunmuştur.
Reisi Cumhur Başvekil İcra vekilleri
Gazi M. Kemal İsmet
İmza İmza
KARARNAME (7065)
Başvekalet Muamelat Müdüriyeti
18 Mart 1828 tarih ve 6329 numaralı kararnamenin zeylidir.
Bilad-ı Yunus (Osmangazi) ahalisine ……i derdest bulunan vakıf arazisinden 471 dönüm 3 evlekten ibaret olan kısmında köye uzak ve kuvve-i enbatiyesi (verimliliği) hafif görüldüğü cihetle mukaddema (önceden) takdir edilmiş olan 16.400 küsur lira bedel ile alınmışsa köylüler tarafından istiftar gösterildiğinden ve kendisinin ziraata kafi arazisi bulunduğu anlaşıldığından İstanbul, Eskişehir ve Çanakkale hava hatları için ehemmiyet-i askeriyeyi haiz bulunan mevzuubahs arazinin esmanı tayyare cemiyetince tesviye edilmek üzere heyet-i muhammene tarafından takdir edilmiş olan 5000 lira bedel mukabilinde Müdafaai Milliye Vekaleti namına tazdifi, Müdafaa-i Millilye ve Maliye Vekaleti Celilelerinin 5 Temmuz 13 Ağustos 1928 tarih ve 429/4532 ve 3176 numaralı tezkireleriyle vukubulan …… ve Evkaf Müdürüyeti Umumiyesinin 14 Ağustos 1928 tarih ve 53454 numaralı mütealaanamesi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin (Bakanlar Kurulunun) 18.8.1928 tarihli ictimaında tasvib ve kabul olunmuştur.
Reisi Cumhur Başvekil İcra vekilleri
Gazi M. Kemal İsmet
İmza İmza
KARARNAME
28.09.1926 tarih ve 4038 numaralı kararname zeylidir:
İzmir Vilayetine tabi Ödemiş Kazasının Balyanyon Nahiyesine bağlı Küre ve Bağcılar Karyelerinde bulunan ve Donanma Cemiyeti uhdesinde iken şimdiye kadar mesul müdür tayin edilmemiş ve resmi ikametgah göstermemiş olması hasebiyle meadin-i fızza menamesinin muadil 61’inci maddesi ahkamına tevfikan imtiyazları fesh edilmiş olan iki kıt’a civa madeninin , 12 Kanunuevvel 1341 tarih ve 681 mahsus kanunu mucibince Türk Tayyare Cemiyetine henüz devredildiği ve kaydının evvelen tecdidi ile mesul müdür iraesine ait muamelenin de bizzarur teehhür ettiği anlaşılmasına mebni kaydının o suretle tashihi, Ticaret Vekaletinin 10 Ağustos 1926 tarih ve 10303/384 mahsus tezkiresiyle vukubulan teklifi üzerine, icra vekilleri heyetinin 15 Ağustos 1926 tarihli içtimaında tasvit ve kabul edilmiştir.
Reisi Cumhur Başvekil İcra vekilleri
Gazi M. Kemal İsmet
İmza İmza
(**)
19 Mayıs 1912 tarihli “Tayyare İanesi” olarak Sivas Polis memurlarının göndermiş olduğu Donanmayı Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyeti yardım makbuzu ile göndermiş olduğu toplam 3846 kuruş 20 paralık yardım. Makbuzun üzerinde şöyle yazmaktadır. “ Sivas Polisi Memurîni tarafından Emniyet-i Umumiye Tayyaresi namına iane olmak üzere 3846 kuruş 20 para Dananma-i Osmanî Muavenet-i Milliye veznesine teslim edilmiştir.” Yazılı olup keza makbuzda, 1458 Osmanlı Lirası 2280 ‘in Mecidiye 108, 20 kuruşun da mağşuşe (saf olmayan sikke) kaydedilmektedir.
CHP Katibi Umumiliği 6173 Ankara, 5 Mart 1928
Cumhuriyet Halk Fırkası Mıntıka Müfettişliği
Mebus-ı Muhterem Beyefendiye
BİLUMUM MÜFETTİŞLİKLERE
Zekat ve Sadaka-i Fıtra hakkında Tayyare Cemiyeti riyasetinden mevrud (alınan) tahriratın bir sureti aynen takdim ve bilvesile teyid-i hürmet eylerim efendim.
Cumhuriyet Halk Fırkası Katib-i Umumisi
Erzincan Mebusu
(Yeni harflerle yazılışı) (*)
BAŞVEKİL İSMET PAŞA HAZRETLERİNE
Ankara, 17 Mart 1341
Efendim,
Mukaddema Kuvay- Hevaiyye Müfettişliği emrinde müstehdem bulunan Türk Tayyarecilerinden Vecihi Efendinin bundan birkaç ay evvel Kuvayı Hevaiyye Müfettişliği nam ve hesabına sırf kendi say ve gayreti, ilim ve ihtisası ile inşa eylediği bir tayyare elyevm (bugün) mezkur müfettişlik hangarında muattal bir halde hıfz olunmaktadır. Gerek evvelce bir heyet-i fenniye tarafından projesi muvafık-ı fen görülen ve inşasından sonra da Vecihi Efendinin bizzat yaptığı tayeran (uçuş) tecrübeleriyle mükemmeliyet ve metaneti hakkında şayan-ı dikkat ve emniyet neticeler istihsal olunan ve gerek bir çok cihetten muayyen Avrupa tayyare tiplerinde şimdiye kadar ğayr-ı meşhud bir takım havass-ı suudiyeyi haiz bulunduğu anlaşılan böyle bir Türk eserinin memleketimiz âfakında meçhul kalışı cemiyetimizin nazar-ı dikkatini celb etmiştir. Bu eser Türk zekasının fen alemindeki kudret ve kabiliyetine beliğ bir vesika teşkil etmek itibariyle umumi bir dikkat ve alaka ile karşılanmaya layıktır. Tayyarecilik mesleğindeki terakkiyatı yakından takibe ve bu meslek müntesiplerini teşvik ve teşcie her şeyden ziyade ehemmiyet veren “Türk Tayyare Cemiyeti” Vecihi Tayyaresini uzun bir müddet daha kûşe-i nisyanda bırakmayı tecviz edememekte ve bu tayyarenin bir an evvel vatan semasının muhtelif ufuklarında ve hasseten Ankara’nın üstünde cevelanlar yapmasını müstelzim teşebbüsatı temine çalışmak arzusundadır. Bu hususta zat-ı devletlerinin de bizim fikir ve emellerimize iştirak buyuracaklarından emin bulunmaktayız. Binaenaleyh zat-ı samileri tarafından Müdafaa-i Milliye Vekaletine (MSB’na) verilecek bir emirle bu tayyare cemiyetimiz namına Vecihi Efendi’ye tevdi edildiği taktirde maksadımız tamamıyla husul bulmuş olacaktır.
İşte bu ümit iledir ki, Türk Tayyare Cemiyeti muhterem reisine müracaat eder ve mekam-ı âlilerinden vekalet-i aidesi nezdinde bu lütfun ifası hususuna delalet buyurulması rica ve temennisinde bulunur efendim.
Türk Tayyare Cemiyeti Reisi
--------------------------
Başvekalete 4/1922
Lütfen alakadarane nazar-ı dikkate alınması ricasıyla Müdafaa-i Milliye Vekaletine celp edilmesi
İsmet (İnönü) 19 Mart 41
MÜDAFAA VEKALETİ
EVRAK-I UMUMİYE MÜDÜRİYETİ
1/3/21
23.3.1341
3217
(1)
T.C. MÜDAFAA-İ MİLLİYE VEKALETİ
HARBİYE DAİRESİ
Umur-ı Hevaiyye Şube: 7 912 / 6407
BAŞVEKALET-İ CELİLEYE
19 Mart 1321 tarihli ve 4/1922 numaralı derkenar-ı sâmileri cevabıdır.
Tayyare Cemiyeti tarafından Vecihi Beye itası talep olunan tayyarenin kuvay-ı heviyye elinde mevcut motor ve tayyare malzemesinden bil istifade fabrika ustalarına imal ettirilmiş olmasına ve malzemenin devlet malı bulunmasına mebni Türk Tayyare Cemiyetine itası mümkün görülmemektedir. Bu babada Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Riyaset-i Celilesiyle görüşülerek mutabık kalındığını ve keyfiyetin Tayyare Cemiyeti Riyasetiyle de görüşüldüğünü arz ederim efendim.
Mudafaa-ı Milliye Vekili
İmza
Başvekalet 4/1922
T.C. EDİRNE VİLAYETİ
MÜFTÜLÜĞÜ
UZUNKÖPRÜ KAZASI MÜFTÜLÜĞÜNE
Müslümanların zekat, sadaka-i fıtr ve kurban derilerini Tayyare cemiyetine vermeleri şeran caiz olduğuna dair fetevay-ı şerife ile esbab-ı mucibe ve Ebussud Efendinin bir fetvasını muhtevi emr-i sami leffen (ilişikte) irsal edilmiş olmakla (gönderilmekle) mucibiyle amelin dinen ve maddeten lüzumunu bizzat beyan buyurmaları ve vaizin efendiler vasıtasıyla ahaliye lisanı münasible tebliği temenni olunur efendim. 18 Ramazan 1344
Ebussud Efendinin Fetvası ve Rıfat Börekçi tarafından o günlere adapte edilen gerekçesi.
Gerekçenin alt kısmında fetvanın metni verilmiş. Buraya yeni harflerle de yazıyoruz.
EBUSSUD EFENDİ’NİN FETVASI
“Donanma sabıkan bir hezimet-i azimeye uğrayıcak (uğradığında) ağniyâ-yı müslimîn, gayret-i din için tekrar donanmaya ve guzat-ı mümininin teçhizine sarf ettikleri malı, sabıkan lazım olup eda olunmayan ve halen edası lazım olan ve bundan sonra lazım olacak zekatlarına niyet edip dahil etse zekat-ı mezbure yerine geçer mi?
El Cevap: Geçer”
(Sadeleştirilmiş olarak; “Müslüman zenginlerin, hezimete uğrayan donanma yerine yeniden donanma ve askeri teçhizat için ayırdıkları parayı eski zekat borçlarına ve gelecek zekatlarına sayara vermeleri caiz olur mu” diyor?)
DİYANET İŞLERİ REİSİLİĞİ
TAHRİRAT MÜDÜRLÜĞÜ
Gazi Hazretlerinin Türk Tayyare cemiyetine büyük para ve emek sarfıyla yaptırılan yağlı boya tablolarının eskiden çekilmiş fotoğrafileri öne sürüldüğü için satılamadığı, halbuki cemiyet tarafından neşredilen bu tabloların sanat itibariyle büyük bir kıymeti haiz oldukları cihetle eski resimlerin yerine kaim olması gerek cemiyetin menfaati ve gerek sanat ve tarih noktasından çok istifadeli olacağı Cemiyet reisliğinden bildirilmekte olmakla muktezasının ifa buyurulmasını rica ederim efendim.
ORHANELİ MÜFTÜLÜĞÜNE
Başvekalet-i Celileden şerefvarid 8.12.1929 tarih ve 273322 Sayılı tahriratın bir sureti yukarıya çıkarılmıştır. Muktezasının ifası tamimen tebliğ olunur efendim. 12/12/1929