İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Deniz Kuvvetlerine ait Dena fırkateyninin ABD güçleri tarafından torpidoyla batırılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaşanan hadiseyi "vahşet" olarak nitelendiren Abbas Arakçi, geminin vurulduğu esnada Hindistan Donanması'nın misafiri konumunda bulunduğunu ve yaklaşık 130 denizci taşıdığını bildirdi. Saldırının İran kıyılarından yaklaşık 2 bin mil uzaklıkta, uluslararası sularda ve herhangi bir uyarı yapılmaksızın gerçekleştirildiği kaydedildi.
İran resmi makamları tarafından yapılan açıklamada, söz konusu askeri müdahalenin uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu savunuldu. Bakan Abbas Arakçi, ABD'nin açık denizde sivil ve askeri varlıklara yönelik sergilediği tutumun tehlikeli bir emsal oluşturduğunu ifade etti. Washington yönetiminin bu hamlesinin bölgedeki askeri gerilimi yeni bir boyuta taşıdığına işaret eden Abbas Arakçi, "ABD yarattığı bu emsalden acı bir şekilde pişman olacak" ifadelerini kullandı.
Tahran yönetimi, saldırıya uğrayan fırkateynin bölgedeki diplomatik ve askeri ziyaretler kapsamında hareket ettiğini vurguladı. Olayın ardından İran Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuza geçtiği ve uluslararası platformlarda hukuki girişimlerin başlatılacağı belirtildi. ABD tarafından gerçekleştirilen torpido saldırısının teknik detayları ve fırkateynde bulunan personelin akıbetine dair çalışmaların sürdüğü bildirildi.
ULUSLARARASI SULARDA ASKERİ GERİLİM
İran ve ABD arasındaki askeri hareketlilik, Dena fırkateyninin batırılmasıyla birlikte açık denizlere taşındı. İran tarafı, geminin herhangi bir çatışma unsuru taşımaksızın dost donanmalarla iş birliği içinde hareket ettiğini açıklarken, saldırının zamanlaması ve yeri dikkat çekti. Bölgedeki askeri uzmanlar, bu durumun deniz güvenliği protokolleri açısından kritik bir kırılma noktası olduğunu değerlendiriyor.
TAHRAN’DAN PİŞMANLIK VE KARŞILIK MESAJI
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin açıklamaları, İran'ın askeri ve diplomatik stratejisinde sertleşme sinyali olarak yorumlandı. Tasarlanan karşılık mekanizmaları hakkında detay verilmese de Tahran'ın bu hadiseyi yanıtsız bırakmayacağı vurgulandı. Küresel deniz ticareti ve askeri geçiş güzergahları üzerinde yaşanan bu gelişme, uluslararası camiada endişeyle takip ediliyor.