Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Suriye’nin İdlib vilayetinin doğu kırsalında yer alan Abu al-Duhur askeri havalimanına yönelik hava saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, saldırıları kınayarak söz konusu eylemlerin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından ciddi risk oluşturduğunu bildirdi.
MISIR: SURİYE’NİN EGEMENLİĞİNİN İHLALİNİ REDDEDİYORUZ
Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ihlal eden eylemlerinin devam etmesinin “tamamen reddedildiği” ifade edildi. Kahire yönetimi, İsrail’in gerçekleştirdiği hava saldırılarının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından ihlal niteliğinde olduğunu belirtti.
Açıklamada, Suriye’nin ülke içinde istikrarın yeniden sağlanmasına ve siyasi çözümlerin ilerletilmesine ihtiyaç duyduğu kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekildi. İsrail’in saldırılarının Suriye’deki mevcut durumu daha da istikrarsız hale getirme riski taşıdığı kaydedildi.
“BÖLGESEL GÜVENLİK VE İSTİKRARI TEHDİT EDEN TEHLİKELİ BİR TIRMANIŞ”
Mısır Dışişleri Bakanlığı, Abu al-Duhur askeri havalimanına yönelik saldırıları “bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden tehlikeli bir tırmanış” olarak tanımladı. Bakanlık, saldırıların yalnızca Suriye’deki gelişmeler üzerinde değil, daha geniş bölgesel dengeler üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu bildirdi.
Kahire yönetimi, Suriye’nin mevcut süreçte istikrarını yeniden tesis edebilmesi için uluslararası desteğe ihtiyaç duyduğunu, ülkenin siyasi çözüm arayışlarının da desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Mısır, açıklamasında uluslararası topluma da çağrıda bulundu. Uluslararası toplumdan “sorumluluklarını üstlenmesi” istenirken, İsrail’in tekrarlanan ihlallerine son verilmesi için gerekli adımların atılması talep edildi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı ayrıca, bölgede daha geniş çaplı bir çatışmayı körükleyebilecek eylemlerin önüne geçilmesi amacıyla caydırıcı ve kararlı tedbirler alınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, bölgesel çatışma riskini artıran adımların engellenmesinin uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğu vurgulandı.