İsrail Suriye'yi nasıl dinliyor, nasıl gözetliyor?

12 yıl kadar önce Golan Tepeleri'ni gezerken İsrail'in gözlem ve radar istasyonlarını uzaktan da olsa görme fırsatını bulmuştum.

Tepelerin hâkim noktalarındaki dev beyaz küreler ve çeşitli antenlerden meydana gelen bu istasyonlarla İsrai'in hem Golan çevresini hem de Suriye'nin genelini sürekli dinlediği, izlediği aşikârdı.

Nitekim, bugün de bunlar son gelişmelerin etkisiyle Suriye'yi daha da etkin şekilde dinliyor, izliyorlar elbette. Buna hiç şüphe yok; zira İsrail Suriye'deki gelişmelerden derin endişe duyuyor. Özellikle de kimyasal silahların akıbeti ve Golan'dan kendisine yönelebilecek tehdit ve muhtemel sınır ihlalleri İsrail'i teyakkuzda tutuyor.

Golan'daki istasyonlar şüphesiz bu ülkenin bölgesel dinleme ve izleme araçlarının, imkânlarının sadece bir kısmını teşkil ediyor, bunlar başka araçlarla, imkânlarla da destekleniyor.

Bunların başında da İsrail'in göklerdeki gözleri olan çeşitli uyduları geliyor. Bugün İsrail'in elinde ve kullanımında bunlardan 5 tane var. Ufuk-9, Ufuk-7, Ufuk-5, TecSar adlarıyla bilinen askeri istihbarat ve gözlem uyduları ve sivil ve ticari amaçlı Eros-B1 uyduları bunlar. Bunlar operasyonel ve bugün İsrail'e göklerden bilgi ve fotoğraf geçmeye devam ediyorlar.

Ufuk serisi uydular yarım metre kadar nesneleri, hedeflerin resimlerini çekebilecek özel kameralara ve başka araçlara sahipler.

TecSar uydusu ise dünyada belki birkaç devletin sahip olduğu çok özel bir gözlem uydusu. Bu uydu o zaman da bu köşede yazdığımız gibi 2008 Ocak'ta Hindistan'ın güneydoğusundaki Bengal Körfezi'nde bulunan Sriharikota uzay deneme üssünden kısa adı PSLV olan dev bir Hint yapımı fırlatma roketiyle atılmıştı. Fırlatma roketi 15 katlı ve 295 ton ağırlığındaydı ve uydu ya da benzeri donanımları dünyadan 500 ile 36.000 kilometre uzaklıktaki yörüngelere yerleştirebiliyordu. Uydunun Hindistan'dan atılmasının da kendine göre önemli bir avantajı vardı ayrıca. Dünyanın dönüşüne ters olarak doğu yönünden atılıp yörüngesine yerleştirilmesinin İsrail'e İran'daki hedefleri daha iyi izleme, görüntüleme imkânı verdiği teknik o zaman uzmanlarca söylenmişti. Uydunun Hindistan'dan fırlatılması da İsrail ile Hindistan arasındaki çok yakın ve güçlü stratejik ilişkileri bir kere da hatırlatmıştı. Nitekim, o zaman söylendiğine göre, TecSar Hindistan'ın ihtiyaç duyduğu bilgi ve resimleri bu ülkeye de aktaracaktı.

İsrail Havacılık Sanayii (IAI) tarafından geliştirilip üretilen yaklaşık 300 kilogram ağırlığındaki TecSar, işaret ettiğimiz gibi İsrail'in Ufuk tipi uydularından farklı bir uydu. Ufuk tipi uydular izleme ve görüntülemeyi sadece özel kameralarla yaparken TecSar bu görevleri özel bir radara dayalı özel kameralarla yerine getirecek. Bu radara 'Synthetic Aperture Radar' deniyor ve TecSar'ın son üç harfi olan Sar da işte bu radarı ifade ediyor. Sar, her türlü hava şartlarında çalışabiliyor. Gece-gündüz, fırtınalı, bulutlu, sisli, yağmurlu hava şartlarında izleme ve gözlem yapıp, kaydettiklerini İsrail'deki yer istasyonuna derhal gönderebiliyor. Uzmanlar bu uydunun rezolüsyon (çözünürlük-netlik) özelliklerinin de bugüne kadar yapılanlardan iyi olduğunu, 10 santimetrelik nesneleri bile görebildiğini söylüyorlar. Bu özelliklere sahip TecSar bugün Suriye'yi, İran'ı, bölgeyi ve muhakkak Türkiye'yi de gözlem altında tutuyordur. Ayrıca, Ufuk-7'nin de eliptik yörüngesi sayesinde İran, Irak, Suriye üzerinden her 90 dakikada geçiş yaptığını da burada belirtelim.

İsrail, Suriye ve bölgeyi elbette sadece söz konusu uydularla gözetlemiyor. Bu doğrultuda Amerikan yapımı Beechcraft Kingair B200 keşif-gözlem uçaklarıyla da gözlem altında tutuyor. Bunlara ilaveten zaten çok önde olduğu insansız hava araçlarıyla da (İHA) gözlemlerini daha da güçlendiriyor, çeşitlendiriyor, netleştiriyor. Artık bizde en azından medya diline yerleşen Heron (Kartal) TP ve Heron 1 tipi İHA'lar bunlar.

İsrail, yıllarca önce tasarlayıp planlayıp sonunda devreye soktuğu bu gözlem araçlarıyla başta Suriye olmak üzere bölge ülkelerini yıllardır izliyor, gözetliyor ve dinliyor ve gerçeklere bakıldığında bu konuda halen önde gidiyor kısacası. Önümüzdeki yıllarda devreye girecek olan Göktürk 1 ve 2 uydularıyla inşallah bizim de hem bölgemizi hem de İsrail'i göklerden gözetleme ve izleme imkânına kavuşacağımızı da burada söyleyelim ve yazıyı olumlu bir notla bitirelim. Biz de uydu, İHA ve benzeri konularda geç de olsa ilerliyoruz velhasıl.

Kaynak: Zaman