İslamda Bilgi Kaynakları nelerdir? İslama ve Kur'an'a göre bilginin kaynakları nedir?

İslam dininde bilgi kaynaklarının neler olduğu, hangi verilerin bilgi kaynağı olarak kabul edildiği sorusu genellikle son dönemlerde 9. Sınıf öğrencileri tarafından aranan ve araştırılan bir konu oldu. Konuyla ilgili hem detay hem de kısaca maddeler halinde iki seçenekli bir metin hazırladık. 

İslamda bilgi kaynaklarının ne olduğu konusunda sizler için gerekli olan verileri buraya aktarıyoruz. 

Kısaca anlatmak gerekirse:

İSLAMDA BİLGİ KAYNKALARI

İslam dininde bilgi kaynaklarını öncelikle İslam dininin ana kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'de bulabiliriz. Kur'an-ı Kerim'e göre İslam dininin bilgi kaynakları şunlardır: 

1 - Akıl

2- Vahiy (Meleklerin getirdiği haber)

3- Duyular (Duyma, görme, işitme, hissetme)

4- Teyit edilmiş doğru haber

Detaylı anlatmak gerekirse:

Kur’an-ı Kerim’de bilginin kaynağı olarak akıl, vahiy ve duyular yer alır. Dinî sorumluluğun ilk şartı akıl sahibi olmaktır. Aklın işlevi; duyular yoluyla edinilen veriler arasında bağlantılar kurup sonuçlar çıkarmak ve böylece sistematik bilgiye ulaşmaktır.

Çevreyi algılamanın ve ilk bilgileri edinmenin yolu duyularla mümkündür. İnsan, herhangi bir eksiklik ve kusuru bulunmayan duyularla elde ettiği verileri aklıyla işleyip değerlendirerek bilgi üretir. Akıl ürettiği bilgiyi kullanarak yeni ve anlamlı sonuçlar çıkarır. 

Yüce Allah, insanı doğruya yönlendirmek amacıyla vahiy göndermiştir. Kur’an ve sahih hadisler Müslümanlar için en güvenilir bilgi kaynaklarıdır.

AKIL

Aklın kendinden beklenen işlevleri görebilmesi için akl-ı selim olması gerekir. Selim akıl, insanı n doğru karar vermesini sağlayan, herhangi bir olumsuzluktan veya ortamın kötülüğünden etkilenmeyen, yaratılışındaki temizliğini ve safiyetini koruyan akıldır. Kur’an-ı Kerim’ de ve hadislerde geçen fıtrat kavramı ile ilişkisi vardır.
Yüce Allah “…Ey akıl sahipleri!” , “… düşünmüyor musunuz?” , “… aklınızı kullanmıyor musunuz?” gibi ayetlerde akla ve düşünmeye vurgu yapar. İnsanın Allah (c.c.) katında sorumluluğu akıllı ve iradeli oluşuna bağlanmıştır. Akıl; vehim, hayal veya nefsî istekler gibi yanıltıcı etkilere açıktır.

Akıl, yaratılışı, ölüm ötesini, dinin inanç ve ibadet esaslarını tek başına kavrayamaz. Aklın öncelikli görevi, evrende ve Kur’an’da Allah’ın ayetlerini anlamaya çalışarak insana rehberlik etmesidir.

DUYULAR

İslam dinine göre bilgi edinme yollarından biri de herhangi bir etkenle kendisine ait özelliğini kaybetmemiş bulunan işitme, görme, koku alma, tatma ve dokunma
duyularıdır. Aklın yanında duyu organları da insana verilen nimetlerdendir. Duyular hem aklın değerlendireceği konularda hem de haberin insana iletilmesi bakımından
bilgiyi elde etme vasıtalarıdır. Kur’an-ı Kerim’de görmek, işitmek, tatmak gibi duyularla ilgili birçok ifade vardır. “Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.” ayetinde insanın bilmediklerini duyularıyla öğrenebileceğine işaret edilir.

TEYİT EDİLMİŞ HABER

İslam’a göre bilgi edinme yollarından biri de sadık (doğru) haberdir. Sadık haber, vahyi ve peygamberlerden gelen haberlerin tamamını kapsar. Sadık haberler, mütevatir haber ve peygamberlerden gelen haber olmak üzere iki kısımdır.

Yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan toplulukların aktara geldiği haberlere mütevatir haber denir. Bu haberler nesilden nesile kesintisiz nakledilen haberlerdir.

VAHİY

İslam’a göre bilgi edinme yollarından biri de vahiydir. Sözlükte “hızlı bir şekilde ve gizlice söylemek, işaret etmek, ilham etmek” anlamındaki vahiy terim olarak “Allah’ın bir emri, bir hükmü veya bilgiyi peygamberine gizli olarak bildirmesi” demektir. Vahiy insanın akıl ve duyularla bilemeyeceği alanlarda bizi bilgilendirir. İnanç esasları, ibadetler, ahlak ilkeleri ve sosyal ilişkiler yanında yaratılış ve ahiret hayatı hakkında da bilgiler verir. Evrenin yaratılışı ve varlıklar hakkında açıklamalar yapar.
Akıl ve duyularla elde edilen bilgiler hususunda insana rehberlik eder.

Hz. Muhammed’den (s.a.v.) bize ulaşan haberler hem Kur’an-ı Kerim’i hem de sünneti içerir. Hz. Peygamber kendisine gelen vahyi insanlara tebliğ etmiş ve sünnetiyle örnek olmuştur. Sünnet de bu bakımdan Müslümanlar için bilgi kaynağıdır.