Osmanlı basınında bugün

Eski Yunanistan'da ilahların aramgahı: Olimpos Dağı

Emre Gül / Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

Eski Yunanistan’da ilahların aramgahı: Olimpos Dağı


Servet-i Fünun Dergisi, Nr: 162

Tesalya ile Makedonya arasında, Selanik Körfezi sahili yakınlarında Olimpos kütle-i cibali kadim Yunanistan’da ilahların karargâhı olmakla maruf idi. Bu cihetle tarih-i kadimde bir mevki tutmuştur.

Son zamanlarda Olimpos Dağı’nın en yüksek zirvesine çıkabilmek için teşebbüsler vaki olmuştur. 1913, 1919, nihayet bu sene 1927’de kadınlı erkekli heyetler teşkil edilerek Olimpos’a suud etmek istemişlerdir. Selanik’ten Atina’ya giden şimendifer Yenişehir’e varmadan Olimpos Dağları’nın yakınlarından geçer.

Bir zamanlar Türkiye ile Yunanistan arasında hudut teşkil eden bu havali, geçitleri tutan yolcuları soyan haydutlara ilticagah olmuştu. Avrupalılardan şimdiye kadar Olimpos etrafında, yamaçlarında tetkikat yapmış olanlar bir yekün teşkil eder. On altıncı Lui’nin emriyle Soniti 1780’de, İngiliz diplomatlarından Okart 1830’da, maruf Fransız Arkeolog Hozey 1855’de, Alman coğrafiyunnundan Hayzihbart 1862’de, İngiliz âlimlerinden Tavzer 1865’te, Avusturya zabitanından Krestener 1875’te, Olimpos Dağları’nın geçitlerinde, yamaçlarında çıkabildikleri derecede zirvelerinde tetkikat yapmışlardı.

Alman âlimlerinden “Rihter” üç sene 1909 dan 1911 senesine kadar Olimpos Tepeleri’ne kadar çıkmak için uğraşmış Lulyos çetesinin eline düşmüş, haydutlar bunu mağaradan mağaraya sürüklemişlerdir. O zamanki Türkiye hükümeti haydutlara fidye-i necat vererek Rihter’i kurtarmıştı.

Nihayet bu sene Ağustos’ta muhtelit bir kervan Olimpos Tepeleri’nde tetkikat ve tarhiyata çıkmış, hiç olmazsa birtakım tepeleri gösteren birtakım fotoğraflar almışlardır. Bu kervan kadın ve erkek Amerikalı, İspanyol, İngiliz, Fransız ve İsviçrelilerden mürekkepti. Yirmi kişiden ziyade idi. Fransızlar arasında bir iki doktor, bir muharrir bulunuyordu.  İsviçreliler meyanında dağlara, tepelere çıkmakta mümarese kesb etmiş rehberler vardı.

Bu heyet-i seferiyeye Yunan jandarmaları refakat ettiği gibi hizmetlerinde bulunmak, eşyayı taşıyan me’kulat ve meşrubat nakil eden hayvanlara bakmak için birtakım hizmetkârlarda beraberdi. Şöyle böyle kervan mevcudu bunlarla birlikte yüz kişiyi geçiyordu.

Bu kervan 3 Eylülde Atina’ya avdet etmiştir.