Afganistan’ın manevi sermayesinin kaybı

Yoksulluk ve işsizlik, yüzlerce genci her gün Avrupa ülkelerine pasaportla göç etmek için Kabil'deki pasaport ofisinin önünde sıraya girmeye zorluyor. Herkesin bildiği gibi bu olay geçmişten beri "beyin göçü" olarak adlandırılıyor. Afganların Avrupa'ya göç etmesinin tek nedeni işsizlik değil. Daha ziyade, Afganları istihdamdan ve barışçıl bir yaşamdan mahrum bırakan ve onları kaçmayı düşünmeye zorlayan güvensizlik ve savaştan kaynaklanan sorunun kendisidir. Bu günlerde Afganistan’da her çevrede Avrupa'ya iltica etmenin yolları araştırılıyor. Gençler, bu yolculuğun tehlikelerini bilseler de, huzurlu bir hayata ulaşmak için bu tehlikeleri ciddiye almıyorlar. Uluslararası toplumun Afganistan'a yaptığı milyar dolarlık yardımlar son on üç yıldır hükümetin ana çarkını döndürüyor. Bu dönemde ülkede yüzlerce yabancı kurum faaliyete geçti ve istihdam oluşturdu. Ancak 2021 yılı içinde yabancı birliklerin ülkeden çekilmesi ve uluslararası kurumların ortadan kalkması nedeniyle binlerce Afgan gelirlerini ve işlerini kaybetti.

Uzmanlar, Afganistan'da hayatın olağan akışının aksamaması için gelen yardımlarla altyapıya yatırım yapılması gerektiğini defalarca vurgulaşmışlardır.

Afganistan'a yapılan milyarlarca dolar yardımın gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmadan haksız kazanç ve vurgunlarla yok olması, yardımların şartlı ve ülkelerin kendi şirketleri üzerinden yapması maalesef Afganistan'a yapılan uluslararası yardımlar istenilen etkiyi gösteremesine neden oldu.

Ülkedeki savaşın ve güvensizliğin en büyük olumsuz sonuçlarından biri de binlerce Afganın yasal ve yasadışı olarak yurt dışına göç etmesidir. Son aylarda, savaş ve güvensizlik arttıkça süreç hızlandı ve çok sayıda Afgan'ı kaçmaya zorladı. Bu günlerde hem kaçakçılık piyasası ısınıyor hem de pasaport ve vize kuyrukları eşi benzeri görülmemiş derecede büyüyor. Kaçak yollarla İran, Pakistan ve Türkiye gibi ülkelerden Avrupa'ya ulaşmaya çalışan Afgan göçmenler zaman zaman güvenlik güçlerinin denetimine takılıyor. 

Bu hikayenin en acı ve sinir bozucu yanı, vize kuyruklarındaki yolcuların büyük çoğunluğunun gençlerden oluşması. Yıllarca savaşın bitmesini ve ülkenin kalkınmasını dileyen ve sorunlara karşı mücadele eden gençler, özgürlük, eşitlik, ilerleme vb. haklarını sağlamak için elinden geleni ardına koymadı; Ama hayallerini mezara gömdüler ve çaresizlik içinde sınırlara doğru kuyruk oluşturdular.

Ülkenin manevi değeri olan şahsiyetler ve onların yokluğu ülkenin geleceğini çok etkiliyor, Son 20 yılda insan kaynaklarının gelişimine büyük meblağlar harcanmış siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, bilimsel ve diğer alanlarda büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Son 20 yılda Afganistan'da binlerce genç yüksek akademik dereceler elde etti ve yönetimdeki insan kaynakları açığını doldurdu. Binlerce sivil ve medya aktivisti büyüdü ve topluluktaki kadın aktivistlerin varlığı arttı. Okullarda, üniversitelerde, ofislerde vb. renkli varlıkları ile binlerce Afgan kadın, sosyal sorumluluklarını üstlendi ve kadınların özgürlüğünü temsil etti. Sonunda, bu süre zarfında deneyim gelişti, manevi sermaye beslendi ve nispeten deneyimli bir işgücü oluşturuldu, Ömrünün yirmi yılını yeni nesli yetiştirerek, çalışarak, tüketerek ve puanlayarak geçirmiş bir milletin bir gecede hepsini kaybetmesi çok zordur. Bu nedenle Afganistan halkı, manevi sermayenin ülkeden kaçışının zararlı olumsuz sonuçlara yol açacağını ve gelecekteki büyüme ve gelişmeyi engelleyeceğini iyi biliyor.

Son olarak vatandan ayrılmanın mantıklı bir yol olmadığını dile getirerek, yabancıların teşvikine aldanmamalı ve yabancıların cazibesine kapılmamalıdılar.

Afganistan’ın başkenti Kabil, 20 yıllık ABD işgalinin ardından Taliban yönetimine girerken, şehirde belirsizlik ve endişe hakim oldu. Taliban'ın Kabil'in kontrolunü ele geçirmesinin ardından binlerce kişi ülkeyi terk etmek için Kabil havaalanında toplandı; Üzücü sahneler yaratan bir durum oluştu. Bu kaosta bir çok kişi hayatını kaybetti.

Kabil'in düştüğü gece, teslim olan şehir havaalanı, birçokları için savaş ve yıkım bataklığından çıkmak için son umuttu; Binlerce kişinin  hayatlarını riske atarak havalimanına ulaşmasına ve kritik havalimanından kalkan uçaktan kendilerini asmasına neden olan bir durum. Ülkeden ayrılmak isteyen binlerce sivilin akın ettiği bazı insanlar uçakların peşinden koştu. Yaşanan kaos ve izdihamda 7 kişi can verdi.. Sosyal medyada gündem oldu yüzlerce kişinin uçaklara binmeye çalıştığı, uçakların kanadına tutunan 2 kişinin de uçaktan düştüğü görülü.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verileri, Aralık 2020 itibariyle Afganistan’da toplam 4 milyon 937 kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını gösteriyor Taliban’ın yönetimi ele almasının ardından son derece kısıtlı miktarda uluslararası yardımın girdiği ülkede, milyonlarca ihtiyaç sahibi insan için yeterli miktarda barınak ve yiyecek bulunmadığı bildiriliyor. Birleşmiş Milletler, önümüzdeki kış aylarında durumun daha da kötüleşeceğini ve Afganistan nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan 22.8 milyon kişinin gıda sıkıntısı yaşayacağını öngörüyor. Bu dönemde İran sınırına mülteci akınının Avrupa’ya yönelme niyetindeki on binlerce Afgan’la daha da artacağı tahmin ediliyor. İran hükümetinin ise Afganistan’daki ekonomik zorluklar ve kıtlığa rağmen mültecileri ülkelerine geri gönderdiği bildiriliyor. Uluslararası Göç Örgütü’nün paylaştığı verilere göre Tahran yönetimi 2021 boyunca 1 milyon, yalnızca geçen ekim ayının son haftasında ise 28 binden fazla Afgan’ı geri yolladı.