ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde bir grup beyaz rahip ve ilahiyat öğrencisi, Cumhuriyetçilerin Hristiyanlığı siyasi çıkarları doğrultusunda kullandığını savunarak Demokrat Parti’den aday oldu. Iowa, Texas, Alaska, Arkansas, Kansas ve Tennessee eyaletlerinde yarışan adaylar, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarına ve ülkede yükseldiğini belirttikleri Hristiyan milliyetçiliğine karşı Kongrede görev almak istiyor.
Demokrat Parti’yi temsil eden en az 7 beyaz din insanı veya rahip adayı, Hristiyan öğretilerinin göçmenleri, yoksulları ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan kesimleri koruyan politikalarla örtüştüğünü savunuyor. Adayların çoğu siyasete ilk kez girerken, yarışa katılan isimlerden 3’ünü kadınlar oluşturuyor.
HAMILTON KANSAS’TAN SENATO ADAYI OLDU
Kansas’ın muhafazakar ve kırsal bir bölgesinde 24 bin üyeli Metodist kilisesine liderlik eden 62 yaşındaki Adam Hamilton, Demokrat Parti’den ABD Senatosu için adaylığını açıkladı. Mali disiplini ve güçlü bir orduyu desteklediğini belirten Hamilton, seçim kampanyasında kürtaja yasal erişim hakkının ve LGBTQ haklarının korunmasını da savunuyor.
Hamilton, Washington’da siyasi söylem içinde öne çıkan bazı Hristiyanların İncil’de anlatılan İsa’nın değerlerini yansıtmadığını ileri sürdü. Trump yönetiminin üslubunu “kabalık ve kötü niyetlilik” olarak nitelendiren Hamilton, mevcut siyasi ortamın 36 yıldır vaazlarında dile getirdiği değerlerle çeliştiğini söyledi.
Hamilton, yaşananlara karşı sessiz kalmak istemediğini belirterek, “Ayağa kalkmak ve ‘Bu durum kabul edilemez’ dediğimin duyulmasını istiyorum.” ifadelerini kullandı. Hamilton’ın seçimi kazanması halinde, 1932’den bu yana Kansas’tan ABD Senatosuna seçilen ilk Demokrat olacağı belirtildi.
KONGREDEKİ DEMOKRAT DİN İNSANLARI
Demokrat Parti’nin din insanlarını siyasete dahil etme geleneğinin özellikle siyahi toplum içinde uzun süredir devam ettiği belirtiliyor. Georgia Senatörü Raphael Warnock, Martin Luther King Jr.’ın da bir dönem pastörlük yaptığı Atlanta’daki Ebenezer Baptist Kilisesinde görev yapıyor.
Kongrede görev yapan son beyaz Demokrat rahibin, 1975-1987 yıllarında Pennsylvania’yı temsil eden Metodist din insanı Bob Edgar olduğu kaydediliyor. Kasım seçimlerinde yarışan yeni adaylarla birlikte Demokrat Parti içinde beyaz Hristiyan din insanlarının siyasi temsili yeniden gündeme geldi.
TALARICO TEXAS’TA SENATO İÇİN YARIŞIYOR
Texas’ta Senato koltuğu için aday olan 37 yaşındaki Presbiteryen ilahiyat öğrencisi James Talarico, seçim kampanyasında kutsal kitap öğretilerine dayalı siyasi konuşmalarıyla öne çıkıyor. Cumhuriyetçilerin uzun süredir yönetimde olduğu eyalette yarışan Talarico, ekonomik ve sosyal politikaları Hristiyanlık üzerinden eleştiriyor.
Talarico, konuşmalarından birinde milyarderlerin vergilerinin düşürülürken hastaların sağlık sistemi dışında bırakılmasının Hristiyan öğretileriyle bağdaşmadığını söyledi. Demokrat aday, dini söylemin yalnızca muhafazakar politikalarla ilişkilendirilmesine karşı çıktığını belirtti.
DEMOKRAT PARTİDEKİ DİNİ TEMSİL BOŞLUĞU
Cumhuriyetçilerin beyaz Hristiyan seçmenler üzerindeki etkisinin, Demokrat Parti’nin zaman içinde seküler ve elit bir seçmen tabanıyla özdeşleşmesiyle güçlendiği ifade ediliyor. Demokratik Ulusal Komite bünyesindeki Dinler Arası Konseyin Eş Başkanı Indira Duggirala, Demokrat siyasetinde dini söylem açısından bir boşluk oluştuğunu kabul etti.
Duggirala, dini hassasiyetleri bulunan adayların doğal bir süreç içinde ortaya çıktığını belirterek gelişmeden memnuniyet duyduğunu söyledi. Devlet yönetiminin seküler kalması gerektiğini vurgulayan Duggirala, bir kişinin hem Demokrat hem de dindar olabileceğini ifade etti.
ADAYLAR HRİSTİYAN MİLLİYETÇİLİĞİNE KARŞI ÇIKIYOR
Demokrat adaylar, Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Harika Yap” hareketi ile Hristiyan milliyetçiliğinin yakınlaşmasından endişe duyduklarını dile getiriyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’da dua toplantıları düzenlemesi ve ABD’nin İran politikalarında dini söyleme yer verilmesi, adayların eleştirdiği başlıklar arasında bulunuyor.
Arkansas’tan Kongreye girmek için yarışan Evanjelik pastör Robb Ryerse, Hristiyan milliyetçiliğini ABD demokrasisine yönelik en büyük tehditlerden biri olarak tanımladı. Ryerse, sağcı beyaz Hristiyanların siyasi alanda meydana getirdiğini savunduğu sorunların giderilmesine katkı sağlamayı amaçladığını söyledi.
DİN VE DEVLET İŞLERİNİN AYRILIĞI VURGUSU
Ryerse, inançlı kişilerin din ve devlet işlerinin ayrılığı ilkesini savunması gerektiğini belirtti. Demokrat Hristiyan adaylar, dini inançların kamu politikalarında kullanılmasının anayasal sınırlar içinde kalması gerektiğini savunuyor.
Adaylar, Hristiyanlığın göçmenlere karşı sert politikaları, sosyal yardımların azaltılmasını veya ekonomik eşitsizliği meşrulaştırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkıyor. Seçim kampanyalarında yoksullukla mücadele, sağlık hizmetlerine erişim, göçmenlerin korunması ve temel hakların güvence altına alınması başlıkları öne çıkıyor.
KASIM SEÇİMLERİNDE KONGRE DENGESİ BELİRLENECEK
Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senatodaki sandalye dağılımı yeniden şekillenecek. Demokrat rahipler, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde aday olarak Trump yönetiminin politikalarını sınırlandırmayı hedefliyor.
Hamilton, Kansas’taki seçim kampanyasında değişim talebinin arttığını savunarak seçimi kazanabileceklerine inandığını söyledi. Demokrat din insanlarının seçimlerde elde edeceği sonuçlar, partinin beyaz Hristiyan seçmenlerle kuracağı ilişkinin geleceği açısından da önem taşıyor.